BAE'de Türkiye rahatsızlğı: Ankara bu anlaşmayı yapamaz
BAE basını, Türkiye'nin Suriye'deki adımlarından ve yeni yönetimden rahatsızlık duyarken ilginç bir analize imza atıldı.
BAE basını, Türkiye'nin Suriye'deki adımlarından ve yeni yönetimden rahatsızlık duyarken ilginç bir analize imza atıldı.
X'ten Tarih Politika'nın Erem News'ten aktardığı habere göre, Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesinden sadece haftalar sonra, Türkiye yeni Suriye liderliğiyle iyi ilişkiler kurmak için adım atıyor. Bu kapsamda, Türkiye’nin Suriye ile deniz sırını çizme konusundaki girişimleri şimdiden dikkat çekmeye başladı. Uzmanlara göre, bu adım Türkiye’nin güneydeki stratejik çıkarlarını garanti altına alma girişimini temsil ediyor.
Mevcut Şam hükümeti uluslararası alanda henüz tam anlamıyla meşruiyet kazanmış değil ve bir “bekçi hükümet” olarak tanımlanıyor. Buna rağmen, Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, deniz sırının çizilmesi konusunda yapılacak bir anlaşmanın her iki ülkenin kendi sularında petrol ve doğal gaz aramalarına olanak tanıyacağını belirtti. Ancak bu girişim, Türkiye’nin, mevcut Şam yönetiminin stratejik anlaşmalar imzalama yasal yetkisine sahip olmadığını bilmesine rağmen gerçekleştiriliyor.
Siyasi analist Azzam Shaath, Türkiye’nin bu adımını, bölgede meydana gelebilecek ani değişikliklere hazırlıklı olma girişimi olarak değerlendirdi. Shaath, şu görüşün altını çizdi:
“Suriye Geçici Hükümeti’nin bu tür bir anlaşmayı imzalama hakkı yoktur ve Türkiye bunu biliyor. Ancak, anlaşmanın garanti altına alınması için şimdiden ön mutabakatlar sağlamaya çalışıyor.”
Shaath, ayrıca Suriye dosyasında bölgesel ve uluslararası nüfuzu olan çok sayıda aktör bulunduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin, çıkarlarını tehdit edebilecek anlaşmaları önlemek için acele ettiğini belirtti.
Stratejik analist Issam Azouz, Suriye’nin Akdeniz’deki deniz penceresinin sınırlı olduğuna dikkat çekiyor. Azouz, Suriye kıyılarının uzunluğunun sadece 185 kilometre olduğunu ve bu durumun deniz kaynaklarının geliştirilmesini kısıtladığını ifade ediyor. Azouz, şu yorumu yapıyor: “Bölgede petrol ve doğal gaz bulunsa bile, Türkiye için siyasi kazancın ekonomik kazançlardan daha önemli olduğu görülüyor.”
Shaath, Türkiye’nin Lazkiye’deki deniz sınırları üzerindeki nüfuzunu güneye genişletme hedefinin altını çiziyor. Ankara’nın, Amerika ile yapılan müzakerelerde elini güçlendirmek için gaz boru hattı projelerini stratejik bir kaldıraç olarak kullandığı düşünülüyor.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23