Peki sonuç? Koca bir sessizlik. Tıpkı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'daki yolsuzluk iddialarında sessiz kalması gibi. Tıpkı geçmişte "halkçı" nutukları atarken belediye arsalarının gece yarısı meclis kararlarıyla parsellenmesi gibi. CHP'de değişen yalnızca isimler oluyor, alışkanlıklar değil. Özgür Özel bugün meydanlarda "dürüstlük"ten söz ediyor; ama kendi partisinin belediyelerindeki imar tezgâhlarını görmezden geliyor. Sanki siyasetin "görmedim, duymadım, bilmiyorum" üç maymununu oynuyor. Bu açıdan Kuşadası'ndaki 6 milyarlık imar rantı olayı sadece son bir örnek. Kuşadası sakinleri iyi bilir, imar rantı açısından Kuşadası'na "kurtarılmış bölge" diye bakılıyor. Bir kıyı kasabası olan Kuşadası, durduk yere yoğun ve yüksek binalardan oluşan ucube bir şehre dönüşmedi... Bölgede en çok binanın yapıldığı yer de Kuşadası. 2024 yılında Kuşadası, bölgede 8 bini aşkın bina satışıyla ilk sırada yer alıyor. Şehrin her semtinde imara aykırılık var. Villaların havuzları bile "süs havuzu" diye kayıtlara geçirilmiş.