Protestoların hedefinin Arnavutluk’un AB’ye üyelik süreci olduğunu da ileri süren Rama, "Hedef ben değilim, hükümet de değil. Arnavutluk’un 2030’da AB’ye katılımı" ifadelerini kullandı. Devletin şiddete boyun eğmeyeceğini de ifade eden Rama, diğer yandan durumun nasıl düzeltilebileceğine ilişkin her türlü diyaloğa hazır olduklarını söyledi. Rama’nın açıklamaları, Arnavutuk’un terörle mücadele ve şiddetli suç olaylarına müdahale eden en elit polis gücü olan RENEA özel kuvvetlerinin dün akşam itibarıyla Başbakanlık binasına konuşlanmasının ardından geldi. Ana muhalefet partisi Demokratik Parti (PD) Genel Başkanı Sali Berisha ise, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada Başbakan Rama’yı bir kez daha istifaya çağırdı. Başbakanlığa dron ile saldırı açıklamasını "hayal ürünü film" olarak nitelendiren ve hükümeti yolsuzlukla suçlayan Berisha, "Bu ülkede normalleşmeyi sağlamanın tek bir çözümü var. On binlerce üniversite ve lise öğrencisi, kahramanca protestolarını sürdürürken bunu açıkça ifade etti. Çözüm şu; Rama, istifa et" dedi. Arnavutluk’taki protestoların altıncı gününde göstericiler, bir kez daha Eğitim Bakanlığı önünde toplandı. Polis, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su ile müdahalede bulundu. Gerginliğin tırmanmasının ardından kalabalık, başkent Tiran’ın merkezine doğru ilerledi. İktidar partisi Sosyalist Parti Genel Merkezi önündeki göstericiler binaya taşlarla saldırdı ve kapıya vurarak camları kırdı. Polis, kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı.