• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
10
Yeniakit Publisher
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı
2020-07-08 14:14:05

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdür Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 8 Temmuz aylarındaki gazete manşetlerini yorumladı. Taraf gazetesinin 8 Temuz 2015 tarihli “IŞİD zihniyeti” başlıklı haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “FETÖ'cü Taraf gazetesindeki manşete dikkat. Konuşana dikkat. Söylenene dikkat. Yusuf Halaçoğlu açık açık CHP hakkındaki düşüncesini söylemiş. Baykal'a TBMM Başkanlığı adaylığında MHP olarak oy vermeme gerekçesi olarak, "Dinsiz, inançsız bir partinin adamını seçtik diye bize yükleneceklerdi" demiş.. CHP'yi böyle gören Halaçoğlu, sonrasında MHP'den ayrılıp, 2018'de CHP ile seçime ittifak yaparak giren İyi Parti'ye katıldı... Şimdi Halaçoğlu'na şöyle sorulsa, "2015'de dediğiniz gibi, dinsiz, inançsız bir parti ile mi 2018'de ittifak yaptınız?" Ne cevap verir acaba?” dedi.

#1
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 8 Temmuz 2012. “Kürdistan’a tahliye yok.” Çözüm sürecini bile, ulusalcı söylemlerle baltalamaya çalışan FETÖ, bir yandan da taraf vasıtası ile PKK'yla sahip çıkıyor.. Şu habere bakar mısınız, adam PKK’ya silah taşıyor, kanıtlı belgeli ortada hepsi.. Bu adamın serbest kalmasını istiyorlar... O gün Türkiye’nin bir kısmını da içine alacak şekilde ayrı bir devlet olarak Kürdistan kurulmasını isteyenler, aynı zaman diliminde Zaman gazetesi veya Bugün gazetesi eli ile, hatta kripto adamları sayesinde Sözcü gazetesinde PKK karşıtlığı yapıyorlar.. Riyakarlık, takıyye, çelişki resmen zirve yapmış.

#2
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 8 Temmuz 2013. “Senatörden Erdoğan’a ağır eleştiri.” 7 yıl önce, Erdoğan hakkında, ABD'li senatörün hakaretvari sözlerini birinci sayfaya koyan kemalist Cumhuriyet gazetesi, bugün birazcık utanıyor mu acaba? Veya, paçasına yapıştıkları adamlar niye hep Türkiye düşmanı çıkıyor, Cumhuriyet’çiler hiç düşünüyor mu acaba? Bu John McCain dedikleri adam PKK/PYD’ye binlerce TIR silah gitmesinden sorumlu isimlerin başında gelmiyor mu... Erdoğan'a siz eleştiri getirin, ama JOHN McCain ağzı ile bu ülkenin başbakanına saldırmak da neyin nesi?

#3
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 8 Temmuz 2013. “Palalılar serbest." Yıllar önce de aynı taktik, bugün de aynı taktik. O günlerde polis araçlarını yakan, ambulans ve belediye otobüslerini kullanılmaz hale getiren bir tane gezici tutuklanmamıştı.. Gezicilerle kavga eden palalı esnaf da gözaltına alınmış ama tutuklanmamıştı. Haberi böyle gerçek şekli ile yapacaklarına, sanki geziciler hiç kamu mallarına zarar vermemiş, Adana'da bir polis köprüden atılarak öldürülmemiş de, Taksim'de bir palalı esnaf gezicileri öldürmek istemiş ve o da serbest kalmış gibi algı yaptılar. Bugün de aynısını, "Yaverler serbest, Sözcü muhabiri mahkum" haberleri ile yapıyorlar. Oysa 5 yaverden ikisi halen tutuklu, üçü ise 4 yıldan sonra tahliye oldu. Erdoğan'ın yerini ifşa etmeye çalışan Sözcü muhabiri ise, topu topu 6 ay tutuklu kaldı. Mahkumiyet durumunda ise, yaverlerin ne ceza alacağı belirsiz. 4 yıl yattıklarına göre, asgarisinden 7-8 yıla mahkum olurlar. Sözcü muhabiri ise, sadece 2 yıl 1 ay ceza almıştı.

#4
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Bugün, 8 Temmuz 2014. "Trafiği acil durdurun." FETÖ'ye karşı olduğu ileri sürülen solak mimarlar odası, derin örgüt ile bakın nasıl birlikte iş kotarmışlar.. Unkapanı "acilen trafiğe kapatılmalı" imiş.. "Her an, yıkılabilir" imiş. Üzerinden 6 yıl geçti.. İnsanları telaşa sevkettikleri ile kaldılar. Aynı gazete nüshasındaki “Kumpas emri suç” başlıklı haber de ibretlik. FETÖ'cüler, kendilerinden olmayan hemen herkese kumpas kurdular, bu kumpaslar araştırılmaya başlanınca “Kumpas kuruyorlar” diye ağladılar... O zaman “Somut delil” diye yazılar yazan Gültekin Avcı, kendi ellerindeki somut delilleri nasıl sakladıklarını da mahkemedeki savunmasında şöyle anlatıyordu: “Cemaatçi savcı ve hakimler de aşırı tedbirliydi. Çoğunun eşinin başı başörtülüydü. Talimat gelince eşleri başlarını açtı, alkol bile aldılar. Bir cemaatçi hakim ve savcıyla çok şey konuşamazsınız. Çünkü dikkat çekmek istemedikleri için görüşlerini belli etmezler. Alt seviyede gizlenme, üst seviyede de iyi yere gelince gereken tavrı sergileme şeklinde yürüyordu işler.”

#5
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 8 Temmuz 2014. “Gül'ün damadı batık mı çıktı?" FETÖ'nün gazetesi Taraf ekibi, Abdullah Gül'ü o tarihde henüz kendi safına katmamış olmalı ki, CHP'nin Abdullah Gül'ün damadı ile ilgili isnadını birinci sayfaya koymuş, İlkesizliğe bakın, Abdullah Gül'ün damadını bile, siyasi tartışmaya çeken CHP, sonrasında 2018'de aynı Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanı adayı yapmak istedi. Sizce bu işte derin bir parmak yok mu? Aynı günkü Taraf'ta, "Böyle mahkemeyi reddediyoruz” başlıklı haberde ise, FETÖ’cü hakimler eliyle eski dönemde kendi lehlerine karar aldıranların, basın davalarına bakan hakimlerin FETÖ'cülerden seçilmemesi sonucunda düştükleri durumu ispatlıyor.. Tekzipleri yayınlamaya başlayan FETÖ'cüler, eh, bir iki tane yalan söylemiş olsalar yayınlayıp kurtulurlardı belki ama, o dönem neredeyse doğru yazdıkları bir şey kalmadığı için, çareyi "Böyle mahkemeyi reddediyoruz" başlığı atmakta bulmuştu.

#6
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Zaman, 8 Temmuz 2014. “Hukuksuz emri uygulayan mutlaka yargılanır.” FETÖ'nün silahlı bir örgüt olup olmadığının araştırılması için verilen araştırma emrine karşı çıkan sözde hukukçular, FETÖ'nün gazetesine böyle manşet olmuş.. Ne Ahmet Gündel, ne Veysi Savaş, ne Mustafa Erdoğan, ne Ertuğrul Günay, ne Engin Altay, ne de Oktay Vural... Hiçbiri, çıkıp da, “Ulan ahlaksızlar, kurmadığınız tuzak kalmadı.. Bırak hukuku, usûlü, ahlaka uygun bir tane işiniz yok... Sizin için şimdi çıkıp bunları mı söyleyeceğim?” dememişti... Bu utanç da onlara yeter ama, bu gerçeği onlara kim hatırlatacak?...

#7
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 8 Temmuz 2015. “Devlet dayağı.” Cumhuriyet’in bir başka yalan haberi... Görüntüler ortaya çıktı, Ferhat Encü’nün güvenlik güçlerine ne “Terörist” demediği kalmış ne üstlerine yürümediği... Üstlerine yürüyor, tartaklamaya çalışıyor, polis uzaklaştırınca kendisini “Dövüldüm” diyor... “Atatürkçü” Cumhuriyet de böyle PKK sözcülüğü yapıyor!

#8
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 8 Temmuz 2015. "Meclis'in haline bak." Sözcü gazetesi, bu manşetle TBMM'yi itibarsızlaştırmaya çalıştı. Başkanlık sistemine geçilirken de utanmadan, "Meclis etkisiz hale düşürülüyor" dediler.. TBMM'de önemsiz bir iş görüşülürken, kulağı salonda olan milletvekillerini gizleyip, "salon boş" diye fotoğraf yayınlayan Sözcü'nün, sonrasında Başkanlık sistemine geçilince TBMM'ye sahip çıkması, tam bir riyakarlık değil de nedir?.. Aynı Sözcü gazetesinde, “Reza’yı şikayet eden CHP’liyi fena dövdüler” başlıklı bölümde de, sonradan yalan olduğu ortaya çıkan bir haber kullanılmış. Meğer o CHP’li Reza’yı falan değil, Kılıçdaroğlu’nın kızının da adının karıştığı Ataşehir’deki “Buz Rezidans” skandalını şikayet etmiş, iyi mi! Hüseyin Sağ, kendisini dövenlerden şikayetçi olup koruma istediğinde, “Özellikle Ataşehir Belediyesi ve Ataşehir bölgesindeki imar yolsuzluklarını şikâyet ettiğimde bir kurşunla benim işimi bitireceklerini, ailemin zarar göreceğini, hatta çocuklarımın yetim kalacaklarını söylüyorlar” demişti... Ama objektif gazetecilik yaptığını iddia eden Sözcü bu ifadeleri yayınlayamamıştı.

#9
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 8 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 8 Temmuz 2015. “IŞİD zihniyeti.” FETÖ'cü Taraf gazetesindeki manşete dikkat. Konuşana dikkat. Söylenene dikkat. Yusuf Halaçoğlu açık açık CHP hakkındaki düşüncesini söylemiş. Baykal'a TBMM Başkanlığı adaylığında MHP olarak oy vermeme gerekçesi olarak, "Dinsiz, inançsız bir partinin adamını seçtik diye bize yükleneceklerdi" demiş.. CHP'yi böyle gören Halaçoğlu, sonrasında MHP'den ayrılıp, 2018'de CHP ile seçime ittifak yaparak giren İyi Parti'ye katıldı... Şimdi Halaçoğlu'na şöyle sorulsa, "2015'de dediğiniz gibi, dinsiz, inançsız bir parti ile mi 2018'de ittifak yaptınız?" Ne cevap verir acaba?

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23