• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
11
Yeniakit Publisher
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı
2020-07-13 14:23:18

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Kemalist yayın organı Sözcü’nün 13 Temmuz 2016 tarihli “Esad'dan özür dile" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Bu ülkede yayınlana bir gazetenin yaptığı ihanete bakın. Halkını kimyasal silahlarla öldüren Esad'tan Türkiye'nin özür dilemesini istiyor. İhanet yapılır, da bu kadarı yapılmaz. Suriye'de de bir gazete, "Esad, Türkiye'den özür diesin" diye yazsın da görelim.. Nasıl yerle bir edilir, o gazete..” dedi.

#1
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 13 Temmuz 2012 “Nerede bu devlet” Türkiye'de siyasete hakim olan "derin devlet" anlayışını görüyor musunuz.. Bir yandan solculara, "Güneydoğuda insan hakları kısıtlanıyor" söylemi ile devlet düşmanlığı yaptırılıyor. diğer taraftan da, ulusalcı Sözcü gazetesine, "PKK yol kesip kimlik kontrolü yapıyor" haberleri ile "Nerede bu devlet" tahrikleri yapılıyor. Aslında iki tahriki de yaptıran, aynı el. Aynı "derin devlet eli". İşte bunlar temizleniyor bugün.. “Müzakereyle çözelim” denildiğinde, ulusalcılar kafayı çıkartıyor.. “O zaman anladığınız dilden konuşalım” denilince, bu sefer de “Katil devlet” diye açıklama yapıp adını da “Barış bildirisi” koyuyorlar... İstiyorlar ki, devlet halkına, halk da devletine sürekli düşman kalsın.!

#2
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Zaman, 13 Temmuz 2012 “Yargıtay barodan atılan avukatları haklı buldu" Baro seçim sistemi gündeme geldiğinde, kendilerini pir-ü pak, dört dörtlük göstermeye çalışan Baro yönetimleri, bakın avukatlara ne zulümler yapmışlar. Bugünlerde ekran ekran dolaşan Ümit Kocasakal'ın yönetimindeki baro, 4 avukatı birden, Baro'daki işine bakın nasıl son vermiş.. Hem de, "Farklı adayı destekliyorlar" diye. Sonra da birileri soruyor: "Seçimi girin siz kazanın" diye. Adamlar resmen, bulundukları makamı istismar ederek, seçim kazanıyorlar.. 45 bin üyeli İstanbul Barosu'nda 8 bin oyla bütün yönetime kendi adamlarını yerleştiriyorlar. Muhalif avukatları da işten çıkartıyorlar.. Sonra da geçip karşımıza, "Savunmaya dokundurtmayız" diyorlar. Haydi ordan.. Avukatlara dokunanlar gerçekte sizlersiniz.. Aynı günkü Zaman'da yayınlanan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ndeki trafik yoğunluğuna bakın. Fotoğraftaki tırlara, kamyonlara bakın. İstanbulluların çektiği çileye bakın.. O tırların, kamyonların hepsi, şimdi mecburi olarak Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden geçiyorlar.. Diğer araçlar için de, alternatif olarak Avrasya Tüneli yapıldı. İlaveten, Marmaray yapıldı. Hepsi, bu gazetedeki foto yayınlandıktan sonraki süreçti yapıldı.

#3
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 13 Temmuz 2013 “PKK'lılar elde silah belde bomba geziyor" Sözcü, “PKK'lılar elde silah belde bomba geziyor" manşetinin altına da "Terörist cenazelerini şova dönüştürüyorlar. Ortada asker ve polis yok. Yazıklar olsun" diye yazmışlar.. Peki gerçek ne? Gerçek şu: "PKK, askere-polise kurşun sıkmama sözü vermiş ve gerçekten de o günlerde saldırı yapmıyordu.. Buna karşılık, kontrol tümü ile devlette olduğu, bir saldırı düzenlenmediği için, PKK'lılara operasyon üzerine operasyon düzenlenmiyordu.. Ama ne zaman ki, verilen süre sonunda PKK'lılar sınır ötesine gitmediler, tümü ile silahı bırakmadılar, tekrar askere-polise kurşun sıkmaya başladılar, devlet balyoz yumruğunu bunların hepsinin tepesine indirdi.. Hatta o günlerde teröristlerin cenazesine katılmayan milletvekilini disipline veririm" diyen Selahattin Demirtaş, şimdi cezaevine konuldu. O Demirtaş'a kim sahip çıktı? Yukardaki manşeti atan Sözcü gazetesinin desteklediği Muharrem İnce sahip cıktı. Gitti cezaevinde, Demirtaş'ı ziyaret etti.. Meral Akşener sahip çıktı. Temel Karamollaoğlu sahip çıktı.. Sözcü yönetimi, kararlarını versinler: 2013'deki bu manşet doğru ise, Demirtaş'ı ziyaret eden Muharrem İnce'ye niye destek verdiler? "Demirtaş'ı ziyaret" doğru ise, bu manşeti niye attılar?

#4
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 13 Temmuz 2013 “Arkanızdayız vurun” Batı’lı sahipleri “Arkanızdayız yakın” dedi, gezi isyanını başlattılar.. Polis araçlarını, belediye otobüslerini yaktılar.. Erdoğan'ı devirmeyi başaramayınca, çoluk çocuk gösterilerde hevesini alıp evine dönünce, böyle uyduruk haberlerle “Durun, daha bitmedi işimiz” demeye koyuldular... Cumhuriyet bir de, tahrip edilen polis araçlarını, belediye otobüslerinin fotoğraflarını, kırılan dükkan camlarının fotoğraflarını bassaydı ki, halk gerçekleri öğrensin.. Tahrip olan dükkanlarını gösterseydi ki, göstericilere esnaf niye karşı çıkıyor, millet de bilsin..

#5
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Zaman, 13 Temmuz 2014 “Gerçek darbeyi 17 Aralık'tan sonra hükümet yaptı" HDP'den milletvekili seçilen adamı, FETÖ'nün gazetesi birinci sayfaya koymuş. HDP-FETÖ ittifakı böylece ispatlanmış. Kime saldırıyorlar? AK Parti iktidarına.. Aslında "Şiddeti reddeden bir hareket" imiş, FETÖ! Gördük 15 Temmuz'da, hem de nasıl bir şiddete başvurabiliyorlarmış, hepsini gördük.

#6
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 13 Temmuz 2014 “Kimse yas tutmaz” Siyasi bir haber görüntüsü ile, Erdoğan'a karşı iki yıl sonra yapılacak suikasti de öngörerek, ABD'li'ler "Kimse yas tutmaz" demiş, Cumhuriyet te bağımsız bir gazete olmadığını ispatlarcasına birinci sayfasına koymuş.. Amerikalılar böyle diyecek tabii, adamlar zeki, bugünleri görüyor... Ayasofya’yı açacak adam için “Seveni çok” diyecek değiller ya? Eh, bunlar gibi alıp haber yapacak has adamları da var, uşakları da var, niye demesinler ki?

#7
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Bugün, 13 Temmuz 2015 “Halaçoğlu görevden alındı" Rezalete bakın. Yusuf Halaçoğlu, CHP için dinsiz parti eleştirisi yapıyor.. Baskılar sonucunda, MHP grub başkanvekilliği görevinden alınıyor. Aynı Halaçoğlu, gidiyor, İyi Parti'ye kurucu oluyor, "dinsiz parti" dediği CHP ile ittifak yapıp, seçime giriyorlar.. CHP'liler, Halaçoğlu MHP'de iken yaptıkları baskıyı yapmıyor, "Bu adamı atmadan, sizinle ittifak yapmayız" demiyorlar. Neresinden bakarsanız bakınız, rezalet ve riyakarlık dizboyu. Erdoğan'ı devirmek için, "her şey mübah" anlayışının bir örneği daha..

#8
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 13 Temmuz 2015 “Okmeydanı’nda yine karartma” Başlık sizi yanıltmasın, karartma falan yok, el kadar çocuğu terör örgütlerinin yanına katıp ortaya sürdüler, ölüme götürdüler, sonra o ölümü bahane edip 20 yaşındaki bir genci daha öldürdüler... Utanmadılar, kendi adamlarını korumak için de böyle yalan söylediler... Biri de çıkıp “Niye bu çocuğun cenazesinde DHKP-C’liler adam öldürüyor, niye DHKP-C adliye basıp, çocuğun yaralanmasını soruşturan davanın savcısını öldürüyor” diye sormuyor...

#9
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 13 Temmuz 2016 “ ‘Milli irade’ye kayyım darbesi” Adamlar teröristlere silah taşıyacak, adam kaçırılmasına aracılık edecek, devlet de buna “Eyvallah” diyecek, bunu mu istiyordunuz Cumhuriyet’çiler? Veya şöyle soralım, Sözcü manşetten, "PKK'lılara seyirci kalınıyor" diyecek vuracak. Cumhuriyet ise "Milli İradeye kayyım darbesi " diyecek, yine aynı Erdoğan'a vuracak! Bu nasıl bir riyakarlık, Sözcü ve Cumhuriyet izah edebilirler mi acaba? Aynı Cumhuriyet'te, "Hem hukuksuz hem cüretkar" haberi de logonun hemen altında. Sözcü gazetesi PKK'lı teröristlerin fotoğraflarını yayınlayıp, "Nerede bu devlet" diye çağrıda bulunurken, teröristlere iki çift laf etmeyen "Bu suça ortak olmayacağız" açıklaması yapamayan sözde akademisyenler, Devlet'in, devletliğini göstermesi sonrasında, "Bu suça ortak olmayacağız" diyerek açıklama yapmışlar, avukatlığı da Cumhuriyet'e düşmüş.. Peki, Sözcü, bu adamlara iki söz ediyor mu? Etmiyor. PKK'lı teröristler için "Nerede bu devlet" diyen Sözcü, Devlet nerede olduğunu gösterince, PKK'lıları hendeklerde boğmaya başlayınca, "Devlet suç işliyor" diyen akademisyenlere niye eleştiri getirmiyor? Çünkü bunlar bir kurgunu iki eli.. Biri devleti tahkir ediyor, diğeri PKK'lılara cesaret veriyor..

#10
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 13 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 13 Temmuz 2016 “Esad'dan özür dile" Bu ülkede yayınlana bir gazetenin yaptığı ihanete bakın. Halkını kimyasal silahlarla öldüren Esad'tan Türkiye'nin özür dilemesini istiyor. İhanet yapılır, da bu kadarı yapılmaz. Suriye'de de bir gazete, "Esad, Türkiye'den özür diesin" diye yazsın da görelim.. Nasıl yerle bir edilir, o gazete.. Saygı Öztürk'ün, "Hakimler cübbesiyle toplantıya çağrıldı" yazısı da darbecilerin ilkesizliğini ortaya koyar nitelikte.. 28 Şubat'ta Genelkurmay Başkanlığına, hem de yüksek mahkemenin üyeleri çağrıldığında, orada meşru hükümete karşı tehditkar açıklamalar yapıldığında övgüler düzen Saygı Öztürk, şimdi Milli İrade'yi temsil edenlerin siyaset dışı çalışmalarına böyle kılçıklık yapıyor. Gördük ama, böyle rezalet görmedik..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23