70 yıllık dükkan, 45 yıllık emek! Bir meslek yok olma tehlikesinde
Bursa'da babasından öğrendiği kalaycılığı 45 senedir sürdüren Yılmaz Erişen, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Bursa'da babasından öğrendiği kalaycılığı 45 senedir sürdüren Yılmaz Erişen, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Bursa'nın eski sokaklarından birinde yer alan 70 yıllık dükkan, zamana direnmeye çalışan bir mesleğin son kalesi gibi. 45 yıldır kalaycılık yapan 55 yaşındaki Yılmaz Erişen, babasından öğrendiği bu el sanatını yaşatmak için büyük bir özveriyle çalışıyor. Ancak teknolojinin ilerlemesi ve gençlerin el sanatlarına ilgisizliği nedeniyle kalaycılık, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Erişen, her gün sabahın erken saatlerinde açtığı dükkanında hem mesleği yaşatmaya çalışıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş bir geleneğin sessiz tanıklığını yapıyor.
Mesleğini 45 yıldır devam ettirdiğini söyleyen Erişen, "Ben bu işe ilkokul 3. sınıfa giderken okuldan sonra dükkâna gelerek başladım, 8 yaşından beri bu işin içerisindeyim. Baba mesleğim, okulda dersimizi bitirip buraya çalışmaya geliyordum. Çalışmaya gelmeyince kızarlardı, 'dükkânda iş var, siz burada oturuyorsunuz' derlerdi" şeklinde konuştu.
Yeni neslin bu tür el sanatlarına merakı olmadığını ve bu yüzden eleman yetişmediğini söyleyen Erişen, "Gençlerin bu tür işlerde merakı yok. Bizim zamanımızda ve bizden sonraki nesilde merak vardı ama şimdiki yeni nesilde böyle bir merak ya da ilgi yok. Şimdiki gençler masa başı iş istiyorlar. Eskiden okullar bittiği zaman çocuklar gelirdi buraya ve 'çırak lazım mı' diye sorarlardı. Şimdi ise ne gelen oluyor ne de giden. Kimse gelmiyor. Bu meslek bitme noktasına geldi, bizlerden başka yapan yok" dedi.
Elinden geldiğince mesleği yaşatmaya çalışacaklarını söyleyen Erişen, "Yeni bakır ürünler üretiliyor, onlar sayesinde bizler de ayakta kalabiliyoruz. Bakır çaydanlıkların eskiden başka modeli vardı, şu an ise daha farklı. Vatandaş özenip alıyor ve kalaya ihtiyacı olduğu zaman getirip kalaylatıyor. Biz de bunlar sayesinde kendimizi döndürebiliyoruz. Kahvaltı yerleri, çay bahçeleri bakır tava ve çaydanlık getiriyor, bunlar sayesinde ayakta durmaya devam ediyoruz. Kolay değil, 45 senedir yapıyoruz bu mesleği. İş olduğu sürece yapmaya çalışacağız. 70 senelik dükkân burası. Bu mesleği öldürmek istemiyoruz ama elimizden pek bir şey gelmiyor. Gözümüzün önünde erimeye devam ediyor" şeklinde konuştu.
Bakırın doğru kalaycılarda kalaylatılması gerektiğini söyleyen Erişen, "Bakırda pişen yemeği yedikten sonra kalan yemeği başka bir kaba boşaltılması gerekiyor. İçerisinde durmamalı, zehirlemesinden değil, kalayın dayanıklı durması için yapılması lazım. Vatandaşlar, ürünlerini sokakta geçen seyyar kalaycılara kalaylatıyorlar. Onlar kurşun ile kalayladığı için zehirlenme yapabiliyor. Bakır insanı zehirlemez, sadece kurşun ile yapılmayan doğru bir şekilde kalay yapılması gerekiyor" diye konuştu.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23