• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Merkez Bankası'nın faiz kararı belli oldu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36’ya çekti. Böylece 9 ay sonra faiz indirimine gidilmiş oldu.

6 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Vahap

Şayet İran savaşı çıkmasaydı bu indirim daha önce olacaktı neyse yinede iyidir.Halka faydası varmı tabiiki var banka faizleri kkart faizleri heosi düşecek.
  • 2 Saat Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

FAİZ DÜŞÜYOR, PEKİ VATANDAŞIN GEÇİM SIKINTISI NE ZAMAN BİTECEK? Ekonominin başarısı rakamların güzelliğiyle değil, vatandaşın sofrasındaki bereketle ölçülür. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 36'ya çekmesi, ekonomi gündeminde yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Elbette faiz indirimi önemlidir. Üretim yapan sanayicinin, borç yükü altında ezilen esnafın, yatırım yapmak isteyen girişimcinin ve krediye ihtiyaç duyan vatandaşın gözü kulağı faiz oranlarındadır. Ancak burada sorulması gereken çok önemli bir soru var: Faizlerin düşmesi, vatandaşın hayatına ne zaman ve ne ölçüde yansıyacak? Çünkü ekonomiyi yalnızca Merkez Bankası'nın açıkladığı rakamlardan ibaret görmek, hayatın gerçeklerinden uzaklaşmak demektir. Bir tarafta faiz oranları, enflasyon hedefleri, büyüme rakamları konuşulurken diğer tarafta pazara çıkarken cebindeki parayı defalarca sayan emekliler, ay sonunu getiremeyen asgari ücretliler, dükkânının kirasını ödemekte zorlanan esnaflar var. İşte ekonominin gerçek yüzü biraz da burada saklıdır. Bir emekli, yıllarca çalışıp ülkesine hizmet ettikten sonra torununa gönül rahatlığıyla harçlık veremiyorsa, bir baba çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa, bir anne market raflarının önünde fiyatları karşılaştırıp en ucuzunu almak zorunda kalıyorsa, açıklanan ekonomik kararların toplumdaki karşılığı mutlaka sorgulanmalıdır. Elbette faizlerin düşmesi ekonomiye nefes aldırabilir. Üretimin, yatırımın ve istihdamın artmasına katkı sağlayabilir. Fakat bunun gerçekleşmesi için güven ortamının güçlenmesi, enflasyonun kalıcı biçimde gerilemesi ve ekonomik istikrarın sağlanması gerekir. Aksi takdirde faiz indirimi, vatandaşın günlük hayatında karşılık bulmayan bir rakam değişikliğinden öteye geçemez. Asıl mesele faizin kaç puan düştüğü değil, vatandaşın omuzlarındaki yükün ne kadar hafiflediğidir. Bugün ülkemizin en büyük ihtiyaçlarından biri, üretimi esas alan, israfı azaltan, gelir dağılımında adaleti gözeten ve alın terini koruyan bir ekonomik anlayıştır. Çünkü bir ülke yalnızca para politikası kararlarıyla kalkınamaz. O ülkenin çiftçisi üretecek, işçisi emeğinin karşılığını alacak, esnafı kazanacak, sanayicisi yatırım yapacak ve emeklisi insanca yaşayacaktır. Unutmayalım ki ekonomi, yalnızca bankaların, büyük şirketlerin ve sermaye sahiplerinin meselesi değildir. Ekonomi, sabah erkenden işine giden işçinin, tarlasını eken çiftçinin, siftah yapmayı bekleyen esnafın ve evinin mutfağını ayakta tutmaya çalışan annenin de meselesidir. Bu nedenle ekonomik kararlar alınırken toplumun bütün kesimlerinin hayat şartları dikkate alınmalıdır. Bir başka önemli husus da şudur: Faiz indirimi tek başına fiyatların düşeceği anlamına gelmez. Vatandaşın alım gücünün artması için enflasyonun kontrol altına alınması, ücretlerin satın alma gücünün korunması ve piyasalarda güvenin tesis edilmesi gerekir. Bugün vatandaşın beklediği şey çok açık. Daha ucuz ekmek, daha ulaşılabilir konut, daha makul kira, daha düşük hayat pahalılığı ve yarınından endişe etmeden yaşayabileceği bir ekonomik düzen. İnsanlar artık yalnızca güzel açıklamalar duymak istemiyor. Bu açıklamaların hayatlarında güzel sonuçlar doğurduğunu görmek istiyor. Çünkü açlıkla mücadele eden bir insanın önüne ekonomik büyüme tablolarını koymak, onun karnını doyurmuyor. Kirasını ödeyemeyen bir aileye faiz oranlarının düştüğünü söylemek, tek başına o ailenin sıkıntısını gidermiyor. Elbette ekonomi yönetiminin attığı olumlu adımları takdir etmek gerekir. Ancak takdir etmek başka, eksiklikleri görmezden gelmek başkadır. Bir ülkeyi sevmek, o ülkenin insanlarının yaşadığı sıkıntıları dile getirmekten geçer. Eleştiri, düşmanlık değil; yanlışların düzeltilmesine katkıda bulunma sorumluluğudur. Sonuç olarak; Merkez Bankası'nın faiz indirimi ekonomik açıdan önemli bir adım olabilir. Ancak bu adımın gerçek başarısı, önümüzdeki süreçte üretime, istihdama, enflasyona ve vatandaşın alım gücüne yapacağı katkıyla ölçülecektir. Bizim arzumuz, faizlerin düşmesi kadar hayat pahalılığının da gerilemesi, vatandaşın yüzünün gülmesi ve toplumun her kesiminin refahtan adil biçimde pay almasıdır. Çünkü devletin ekonomik başarısının en anlamlı göstergelerinden biri, vatandaşının huzur ve refah içinde yaşayabilmesidir. Unutmayalım: Faizler düşerken vatandaşın umudu yükselmiyorsa, ekonomik iyileşme henüz milletin sofrasına ulaşmamış demektir. Asıl başarı, rakamlardaki düşüşü milletin hayatındaki yükselişe dönüştürebilmektir.
  • 2 Saat Önce

özgür

nas hala var o zaman gereği yapılsın!!
  • 2 Saat Önce

Emekli

Halka bak faizi indiriyorum gaz alma hukumet istidfa
  • 3 Saat Önce

Ali

Var mi vatandaşa bi faydasi
  • 3 Saat Önce

Sıkıntı Büyüyecek

Fon skandalının üzerine böyle bir karar ekonomiyi tamamen tıkayacaktır.
  • 3 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23