• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

İsrail'den son dakika Türkiye açıklaması: Kabul etmeyeceğiz!

İsrail'den Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığına ilişkin dikkat çeken bir açıklama daha geldi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Ankara ile gerilimi artırmak istemediklerini savunurken, “Suriye'de Türk üslerinin kurulmasını kabul etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Açıklama, İsrail'in Türk askerlerinin konuşlanacağını öne sürdüğü Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü hedef alan saldırısının ardından geldi.

17 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Gültekin

İSRAİL İLE İLGİLİ YORUMLARDA YENİ AKİT OLARAK SİZLERDE Mİ KISITLAMA GETİRİYORSUNUZ?
  • 2 Ay Önce

kardeş

Geri zekalı sana soran mı var.
  • 2 Ay Önce

Şamil

Sıkıysa cesaretiniz varsa gidin Suriyede us kurun
  • 2 Ay Önce

Polat

İşte böyle, çok bağırırsan ama sadece bağırırsan, bir gün haddini bildirirler. Sana yerini gösterirler. Ne için, kim için İsrail ile savaşma noktasına geldik. F35 değil, hatta F16 bile alamaz olduk, teknoloji transfer edemez olduk. Defalarca uyardılar, sizinle düşmanlık istemiyoruz dediler. Ne uğruna, karşılığunda elimize ne geçti. Doğu Akdeniz'de ne kazanmış olduk. Arap ülkesi Mısır bile İsrail ile ortak gaz çıkartıyor. Yunanistan ile Rum kesimi ise İsrail ile müttefik oldu, bizim sayemizde.
  • 2 Ay Önce

YILMAZ DURMUŞ

Soykırımcı Katil terör devleti İsrail ile illaki yakın zamanda sıcak çatışmaya girilecektir. Çünkü İsrail ABD'ye güvenerek Ortadoğu'da terör estiriyor. Türkiye, Suriye'nin hamisi olarak Suriye topraklarını koruyup kollama zorundadır. Biz yapmazsak İsrail yapar
  • 2 Ay Önce

Kemal așık

Seni kimtakar dangalak Türkiye cumhuriyetinin güvenliği İTrailin güvenliğinden daha önemli. Senkimsinde izin vermiyorsun suriyeyi ve sözde vaatedilmiş topraklara sahip olmakiçin deyilmi uyanik, senin güvenliğinvarda 85 milyon Türkiyenin yokmu?
  • 2 Ay Önce

Misafir

It ürür türkiye yürür.
  • 2 Ay Önce

Mehmet

kabul edeceksiniz 
  • 2 Ay Önce

Vatandaş

İsrail abd devinin aynasının karşısında durarak küçüklüğünü unutmuş habire sağa sola saldırmaktadır. İsrailde gündem netanyahu kabilinden kurtulmaktır. Ne yazıkki netanyahu açısından görevini bırakmama emeline kavuşma derdi vardır. Bu emelinede bugün Türkiye ile, yarın Suudi Arabistan ile olmadı bir başka devletle mutlak savaş halinde seçim arafesine girip seçimi savaş bahanesiyle ertelemek istemektedir. Bu netanyahu kafiri sıf kendi menfaati için israilin tamamını ateşe atmaktan çekinmemektedir. Bu deliye uymak bir dert uymamak bir dert olduğunu kafir katil çok iyi biliyor ve habire nasıra basmaya devam edecek görünüyor. Netanyahu büyük ihtimalle Yunanistan ve rumu yanına alıp egeden veya kktc den savaşın ateşini yakmak isteyebilir. Şu an kibritin güneyindede, kuzeyindede binlerce siyonist Yahudi yuvalanmış durumda. Evet ateşin egemen gelme ihtimali miçotakisi kışkırtanlarin beklentisi yakın olabilir.
  • 2 Ay Önce

Adem

Lanetlilere bak...dünyanin basina eskiya kesildi bebek katilleri...eger Türkiye bu tehdide pabuç birakir ve uyarsa Suriyeye bir daha yardim edemez ve sinirinda itraili görür....
  • 2 Ay Önce

ata

gençler demek ki yakın tarih bize yalan anlatılmış... bizler galip, mağrur, güçlü falan değilmişiz... bizler yerik ve ezikmişiz... herifçioğulları düne kadar bizim olan topraklarda her türlü terörü yapıyorlar, bir de bize parmak sallıyorlar... bi tuhaflık yok mu??? öyle bir kitap vardı galiba. yalan söyleyen tarih utansın... neyse allahtan reis var...
  • 2 Ay Önce

Reis savaş istemiyor....

Katil Netanyahu bugün bir tv kanalında suriyede turkiyeyi vurduk dedi,mesajı verdik diyor..suriyede turk askeri olmayacakmış..suriyeyi biz fethetmiştik hani yoksa israil mi fethetti

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığına ve özellikle Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne konuşlanma ihtimaline yönelik yaptığı açıklamalar, Suriye sahnesinde değişen güç dengelerinin en somut yansımalarından biridir. Esad rejiminin devrilmesinin ardından Suriye’de kartların yeniden karılması, bölgesel aktörlerin güvenlik algılarını ve stratejik kırmızı çizgilerini yeniden tanımlamalarına yol açmıştır. Bu bağlamda İsrail’in "Ankara ile gerilimi tırmandırmak istemiyoruz ancak Suriye'de Türk üslerinin kurulmasını kabul etmeyeceğiz" şeklindeki çıkışı, hem askeri bir caydırıcılık çabası hem de diplomatik bir sınır çizme arayışıdır.İsrail'in bu sert ve net itirazının gerisinde yatan temel motivasyon, Suriye hava sahası ve toprakları üzerinde yıllardır sürdürdüğü operasyonel hareket serbestisini kaybetme korkusudur. İsrail, uzun süredir Suriye’yi İran ve Hizbullah gibi aktörlerin lojistik hatlarını vurmak için adeta kendi arka bahçesi gibi kullanmıştır. Ancak Türkiye gibi NATO standardında modern bir orduya, gelişmiş hava savunma sistemlerine ve güçlü İHA/SİHA filosuna sahip bir aktörün Suriye’nin iç ve güney bölgelerindeki stratejik üslere kalıcı olarak yerleşmesi, İsrail Hava Kuvvetleri için ciddi bir operasyonel risk demektir. Saar'ın, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyindeki mevcudiyetini zımnen kabul edip daha güneye inmesini kırmızı çizgi ilan etmesi, İsrail'in askeri nüfuz alanını koruma güdüsünün net bir göstergesidir.Bu itirazların ve Ebu Zuhur Üssü'ne yönelik gerçekleştirilen hava saldırılarının sahadaki pratik karşılığı incelendiğinde, İsrail'in hamlelerinin kısa vadeli taktiksel başarılar getirebileceği ancak uzun vadeli stratejik gerçekleri değiştirmekte yetersiz kalacağı görülmektedir. İsrail'in gerçekleştirdiği nokta atışı hava saldırıları, söz konusu askeri tesislerin altyapısına zarar vererek Türkiye'nin buralara lojistik yığınak yapmasını veya kalıcı olarak yerleşmesini teknik olarak geciktirebilir. Askeri açıdan bu tür müdahaleler sahadaki planları yavaşlatma gücüne sahiptir ve bu yönüyle kısmen işe yaradığı savunulabilir.Buna karşın, uzun vadeli ve makro perspektiften bakıldığında İsrail'in bu itirazlarının Türkiye'nin Suriye'deki kalıcı varlığını engellemesi pek mümkün görünmemektedir. Türkiye, Suriye krizinin başından bu yana sahadaki en büyük askeri, siyasi ve insani aktörlerden biri konumundadır. Suriye'deki yeni yönetimle geliştirilecek yasal bağlar, askeri eğitim ve ortak savunma anlaşmaları, Türkiye'nin ülkedeki varlığına uluslararası hukuk ve meşruiyet zemininde bir dayanak kazandırmaktadır. Sadece hava saldırıları düzenleyerek veya diplomatik çıkışlar yaparak, sınır komşusu olan ve Suriye'nin geleceğinde doğrudan hak sahibi olan büyük bir bölgesel gücü sahadan dışlamak gerçekçi bir yaklaşım değildir. ABD gibi küresel güçlerin de bölgede iki müttefiki arasında açık bir çatışma istememesi ve Türkiye'nin askeri ağırlığını gözetmesi, İsrail'in bu itirazları mutlak bir engellemeden ziyade bir pazarlık unsuru olarak kullanmak zorunda kalacağına işaret etmektedir. Sonuç olarak, İsrail'in hamleleri süreci zorlaştırsa da Suriye'nin geleceğinde Türkiye'nin askeri ve siyasi ağırlığının kalıcı olmasını engelleyecek güçte değildir.
  • 2 Ay Önce

Turkiyenin askeri ve siyasi ağırlığı mi var suriyede

Tom Barack ne derse o olur.

Cabbar

Bu Türkiyeye savaş ilanıdır. Kendileri istediği yere savaş ilanı bile etmeden girip çıkıp yakıp yıkacak işgal edecek ama Türkiye suriyeye adım bile atmayacak. Bu resmen Türkiye ile alay etmektir.
  • 2 Ay Önce

dse

Ver gazı Cabbar ver, her şeyin bir zamanı vardır savunma sanayi tam işini bitirmeden saldırırsak zorda kalırız sadece İtrail yok tüm Avrupa ABD İngiltere bize savaş açar bu işler klavye kahramanlığı ile olmuyor Cebbarım.

Suriyede büyük patron benim diyor

Hani suriyeyi biz fethetmiştik...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23