• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Reis'in sigarayı bıraktırdığı Meloni gemileri yaktı! Almanya ve Fransa'ya: Yedek lastik değiliz! Trump'a: Göreceğiz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bırakması yönündeki tavsiyesini dinleyerek sigarayı bırakan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, ülkesinin uluslararası alanda daha güçlü ve etkin konumda olması gerektiğini belirterek, "Kendisini diğer ülkelerden daha aşağı gören, boyun eğen bir İtalya fikrine karşıyım. Biz Fransa ve Almanya'nın yedek lastiği değiliz. İtalya yön belirleyenlerin masasında oturmalı" dedi. ABD Başkanı Trump ile fotoğraf polemiği yaşayan Meloni ‘Trump ile yeniden görüşüp görüşmeyeceği’ sorusuna ise "Göreceğiz" yanıtını verdi.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

hasel

İşini iyi yapan,biraz da sert bayana benziyor.İtalya,TÜRKİYEYE dayanırsa kendini her konuda kurtarır.Aksi halde batı da boğulabilir.
  • 2 Ay Önce

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Akdeniz’in Yeni Ritmi ve Meloni’nin Resti: Siyasetin "Yedek Lastiği" Olmayı Reddetmek! Uluslararası siyaset sahnesi, liderlerin kişisel alışkanlıklarından devletlerin stratejik konumlanmalarına uzanan geniş bir yelpazede, bazen en küçük enstantanelerle en büyük kırılmaları aynı potada eritir. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tavsiyesiyle sigarayı bırakması gibi insani ve sembolik bir detay, bugün onun Roma adına çizdiği yeni, iddialı ve meydan okuyan dış politika vizyonunun gölgesinde kalmıyor; aksine, irade ve bağımsızlık arayışının diplomatik bir yansımasına dönüşüyor. Meloni, Brüksel-Paris-Berlin üçgeninde sıkışıp kalmış geleneksel İtalyan dış politikasını kökten sarsarak, Avrupa’nın kurucu unsurlarından biri olan ülkesini yeniden "yön belirleyenlerin masasına" oturtmak istiyor. Meloni’nin "Fransa ve Almanya'nın yedek lastiği değiliz" çıkışı, sadece bir sitem değil, Avrupa Birliği içindeki güç dengelerine yönelik açık bir manifesto niteliğindedir. Yıllardır AB’nin motor gücü olarak kabul edilen Paris-Berlin aksı, kıtanın geri kalanını çoğu zaman vagon olarak görme eğilimindeydi. Roma ise Akdeniz’in stratejik kalbinde yer almasına rağmen, bu iki merkezin gölgesinde bir denge unsuru olmaktan öteye geçemiyordu. Meloni, bu edilgen rolü elinin tersiyle itiyor. "Kendisini aşağı gören, boyun eğen bir İtalya" tasavvurunu reddederken, küresel krizlerin tam merkezinde yer alan bir ülkenin, başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmayacağını ilan ediyor. Bu duruş, kıta Avrupası’nda ulusal egemenlik pragmatizminin yeniden yükselişini simgeliyor. Öte yandan, bu bağımsızlık ve rüştünü ispat etme çabası sadece Avrupa sınırlarıyla da sınırlı değil. ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik "Göreceğiz" şeklindeki temkinli ve özgüvenli yaklaşım, Meloni’nin Washington karşısında da ezberleri bozma niyetinde olduğunu gösteriyor. Atlantik’in ötesindeki yeni yönetimle ilişkilerde ne tamamen teslimiyetçi ne de peşinen düşmanca bir tavır takınan İtalyan lider, gücünü kendi öz kaynaklarından ve milletinin iradesinden alan bir aktör olarak masaya oturuyor. Tıpkı Erdoğan’ın o bilinen, liderler üzerinde iz bırakan ikna gücüyle sigarayı bıraktıracak kadar samimi ama bir o kadar da ağırlığı olan diplomatik tarzı gibi; Meloni de küresel liderlerle ilişkilerinde kendi sınırlarını bizzat çiziyor. Son tahlilde İtalya, Meloni liderliğinde artık bir takipçi değil, rotayı bizzat çizen, gemileri yakmaktan çekinmeyen hırslı bir kaptan olarak uluslararası sularda yelken açıyor.
  • 2 Ay Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23