• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Türkiye ile İsrail savaşırsa Azerbaycan kimi destekleyecek: Azeri halkından gündem olacak cevaplar

Türkiye ile İsrail savaşırsa Azerbaycan kimi destekleyecek: Azeri halkından gündem olacak cevaplar

3 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Bir Türkiye-İsrail Çatışmasında Azerbaycan’ın Çıkmazı! Uluslararası ilişkiler dinamikleri, devletlerin duygusal bağları ile rasyonel çıkarları arasındaki mücadeleye sahne olur. Bu mücadelenin en somut örneklerinden biri, Güney Kafkasya’nın kilit aktörü Azerbaycan’ın dış politika çizgisinde görülmektedir. Türkiye ile "Tek Millet, İki Devlet" şiarıyla sarsılmaz bir askeri ve kültürel ittifak kuran Bakü, aynı zamanda İsrail ile de derin ekonomik ve askeri-teknolojik ortaklıklara sahiptir. Türkiye ve İsrail arasında yaşanabilecek olası bir askeri çatışma senaryosu, Azerbaycan için modern tarihin en büyük dış politika sınavını ve jeopolitik krizini beraberinde getirecektir. Bu makale, böyle bir kriz anında Azerbaycan kamuoyunun duygusal refleksi ile Bakü yönetiminin pragmatik karar alma mekanizması arasındaki makası analiz etmektedir. Azerbaycan kamuoyu ve halk nezdinde Türkiye, herhangi bir dış devlet veya müttefik olarak konumlandırılmaz. İki ülke arasındaki bağlar, köklü bir etnik, kültürel ve tarihi akrabalığa dayanır. Özellikle 2020 yılındaki İkinci Karabağ Savaşı’nda Ankara’nın Bakü’ye verdiği açık, koşulsuz ve diplomatik-askeri destek, Azerbaycan halkının kolektif hafızasında silinmez bir vefa borcu yaratmıştır. Olası bir Türkiye-İsrail savaşında, Azerbaycan sokağının refleksi tartışmasız bir şekilde Türkiye’nin yanında yer almak olacaktır. Halk nezdinde İsrail ile yürütülen ilişkiler tamamen pragmatik birer araç olarak görülürken, Türkiye ile olan bağlar varoluşsal bir değer taşır. Ancak Azerbaycan'ın demokratik yapısı ve karar alma süreçlerinin yukarıdan aşağıya (top-down) ilerleyen niteliği, halkın bu yoğun duygusal talebinin devlet politikasına doğrudan yansımasını zorlaştırmaktadır. Azerbaycan’da karar alma mekanizması, İlham Aliyev liderliğindeki yönetimin katı rasyonel, jeopolitik ve elit temelli çıkarları doğrultusunda şekillenmektedir. Bakü yönetimi için dış politika, bölgesel dengeleri gözetme ve devletin bekasını koruma sanatıdır. Bu bağlamda yönetim, meseleye duygusal değil, askeri ve ekonomik bağımlılıklar penceresinden yaklaşır. Azerbaycan ordusunun modernizasyonu, hava savunma sistemleri (Iron Dome, Barak-8) ve sofistike insansız hava araçları büyük oranda İsrail menşeilidir. Karabağ’da elde edilen askeri başarının arkasındaki teknolojik üstünlükte İsrail’in payı yadsınamaz. Bakü, bu hayati savunma hattını tamamen kaybetmeyi göze alamaz. İsrail, petrol ihtiyacının neredeyse yarısını Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı üzerinden Azerbaycan’dan tedarik etmektedir. Bu durum Azerbaycan elitleri için ciddi bir gelir kaynağı ve stratejik kozdur. Türkiye ile imzalanan Şuşa Beyannamesi güçlü bir askeri ittifak öngörse de, Azerbaycan’ın üçüncü bir devlete karşı doğrudan ve saldırgan bir savaşa girmesini mutlak surette zorunlu kılan hukuki boşluklardan arındırılmış değildir. Bakü yönetimi, Türkiye’ye karşı açıkça İsrail’i desteklemenin kendi halkı karşısında meşruiyetini tamamen sıfırlayacağını ve iç istikrarsızlığa yol açacağını bilir. Diğer taraftan, İsrail’i tamamen karşısına almak da Bakü’nün askeri dengelerini altüst edecektir. Bu nedenle Aliyev yönetimi için tek rasyonel çıkış yolu "aktif tarafsızlık" ilan etmektir. Azerbaycan, kriz anında taraflardan birini seçmek yerine, her iki başkentle de konuşabilen dünyadaki ender aktörlerden biri olma avantajını kullanacaktır. Yönetim, tüm diplomatik kapasitesini savaşa dahil olmamaya ve taraflar arasında acil bir ateşkes sağlamak için "mutlak arabulucu" rolünü üstlenmeye adayacaktır. Bu strateji, Bakü’nün hem askeri olarak yıpranmasını önleyecek hem de uluslararası arenada diplomatik bir merkez olarak prestij kazanmasını sağlayacaktır. Türkiye ile İsrail arasında olası bir çatışma, Azerbaycan devlet yapısındaki "halk" ve "yönetim" katmanları arasındaki yaklaşım farkını en net şekilde ortaya çıkaracak krizdir. Halkın kalbi ve duygusal desteği her ne kadar koşulsuz olarak "gardaş" Türkiye’nin yanında atacak olsa da, Azerbaycan’ın mevcut yönetim modeli sokağın sesinin askeri bir karara dönüşmesine izin vermeyecektir. Aliyev yönetimi, devletin ekonomik ve askeri çıkarlarını korumak adına rasyonel bir koridor arayacak; ne Türkiye için İsrail’i ne de İsrail için Türkiye’yi tamamen feda edecektir. Sonuç olarak Bakü, iki ateş arasında kalmamak için tüm gücüyle diplomatik arabuluculuk zırhına bürünecektir.
  • 1 Saat Önce

Ali

Pakistan çok Ayrı onlar candan can verir Türk milletine açık sözlü insanlardır Bir öğrenim için gittim . Büyük bir şehirdi tanıştığım insanlar çok oldu sonuçta altı ay kaldım. Sunii bir bölge idi dostluk muhteşem Namaz vakitleri hele şenlik idi güler yüzlü insanlar namazı dosdoğru kılarlar namaz sonrası ikram herkez iş yerine davet ederdi . Bir gün sordum tercüman vasıtası ile biz büyük bir devlet ile harabe girsek ne yaparsın hacı? Sözü şu oldu vallahi herşeyi mi satarım Türkiye ye giderim savaşa.!!!!! Tek bir kişisin dedim Yok dedi bende oniki evlat var onlar Şehit olmaya hazır Çok şeyler anlati ikna ettiği söz Türkiye İslam kapısı o kapı zarar görürse Ne İslam nede müslüman kalır dedi. Kına oldum. Şii düşüncesi çok farklı Adamlar ehli beyt küfür ediyor ezan bı ayrı ben Şii ile de görüştük İran onlara çok Daha yakin. Helbet Allah'ım korusun Harp olursa o zaman işler değişir Iman herşey değiştirir Bunu dede kabrinde gördüm Çanakkale de yanındaki Şam'dan bir genç diğeri ise Musul'un bir köyünden dedem Bursa
  • 1 Saat Önce

hasel

Yanıtlar zaten böyle olmalıydı ve öyle olmuş.Zaten,Türkiye Karabağ savaşında destek olmasaydı;Azerbaycan,belki de çok daha fazla kayıp verirdi.KARDEŞ ÜLKELER,HER ORTAMDA BİRBİRİNİ DESTEKLEMELİDİR.Bunun tartışması olamaz.
  • 2 Saat Önce

Neco

Sene 2010 lar.ozbekistanda bir Azerbaycanlı ya bizzat kendim sordum.uran ile Türkiye savasirsa kimi tutarsın diye.irani tutarım dedi.sen türk degilmisim nasıl İran'ı tutarsın dedim.ben şiiyim.biz iranintutariz demişti.ben güvenmiyorum hiç bir devlete pakistandan başka.turk dediğimiz devletlerin hiç biri kendini türk falan saymıyor.kendimiz kandırmayalım.
  • 2 Saat Önce

Laedri

Aynen kardeş Timur şah İsmail uzun Hasan da Türk değil miydi batıyla mucadelec eden Osmanlıyı sırtından vurdular

Ali Ahmet

Aynen
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23