--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hacc’ın Şuuru (2)

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
Şuurlu Hac, şuurlu Müslümanlarla yapılır. Bu da yeni bir insan inşaasını gerektiriyor. Modern bireyin alt-üst olmuş değer yargısını yeni, asli konumuna döndüren bir şuura ihtiyaç var. İnsanlığı unutan ve unutturan modernizme, ‘insan yüzlü bir hayat’ takdimi, ‘iman merkezli yeni bir hayat’ın inşaasını gerçekleştirmeliyiz. Yeni bir toplumun inşaasını gerçekleştirecek bu yeni insan; önce Rabbine, kendisine, topluma ve eşyaya karşı sorumluluğunun bilincine ulaşmış, yürek yürek insanlığa huzur taşıyan, onlara tevhidin, özgürlüğün ve adaletin gerçek kapısını gösteren bir topluluk. Allah’a kulluğa çağıran (Allah’a davet eden, salih amel işleyen, dürüst ve erdemli davranan ve ‘Ben gerçekten Müslümanlardanım “Elbette ben kayıtsız-şartsız Allah’a teslim olanlardanım”) diyenden daha güzel sözlü kim olabilir?) (41 Fussilet, 33. Âyet)
İhramına bürünüp mahşerini yaşamaya gelen her Hacı adayının elinden insanlar, hayvanlar ve bitkiler emin olmalıdır. Şahsî mahşerini yaşamak için kefeni sembolize eden ihrama girdiğinde dünyanın arkanda kaldığını unutma! “Bu dünyada bir garip yolcu gibi ol!” buyuran Peygamberimizin ikazını da, kabrinden kalkıp mahşere yürüyen biri gibi olduğunu da…
Rabbinden bağımsız bir hayatın olamayacağı düşünce ve niyeti içinde Hac yolculuğuna başlanmalı. Bunun icabı olarak da, kulluğu en yüce makam, Peygamberimizi en güzel dost, nefsini en büyük düşman, imanı en büyük kuvvet, bu mukaddes yolculuğu en önemli iş, teslimiyeti en yüksek makam, mü’mini en yüce unvan olarak görülmeli. Böyle olmaz ise, Hacc’ın şuuruna erişilemez.
Mü’minin gayesi, bütün dünyanın harem olması için gayret göstermektir. Hacc’a giden her mü’min, savaş alanına dönen dünyada, her insan, bulunduğu yeri canın, malın, ırzın, neslin ve inancın korunduğu, insana insanca davranıldığı, tabiata tecavüzün olmadığı, aksine hayvanların, taşların ve toprağın dahi hürmet gördüğü bir harem yapılmanın mücadelesini vermelidir.
Hac, mü’mine vefa borcunu hatırlatır. Teşekkürü ve şükrü öğretir. Hac’daki her tavaf, her say bu şuur içinde yapılmalıdır.
Allah’ın buyurduğu gibi, “Hac’da rafes (cinsel yaklaşma) yok, füsuk (günah sayılan davranışlarda bulunma) yok, cidal (tartışma, sürtüşme, kavga) yok” (2 Bakara 197)
Bu üçü tam bir ruh disiplinine dikkat çeker. Bu üç ikaz levhası, iradenin imtihanıdır. İnsanı ahseni takvim kılan, melekleri Âdemin önünde yerlere eğen iradedir. İradenin imtihanında şehvet birinci sırada, hududa riayet ikinci, tartışma ve kavga üçüncü durak. Bilhassa cidal, haklı olduğumuz hallerde başkalarıyla giriştiğimiz tartışma-polemik ve kavga. İşte bunun da imtihanını vereceğiz.
Hac, kişinin kendisiyle barışma ameliyesi. Kendisiyle barışık olmayan, herkese ve her şeye kızarken, devamlı başkalarıyla meşgul olurken görürsünüz. İçindeki kavgayı dışarı taşırken kendisinden kaçmakta, kendisiyle yüzleşememekte, kendisini hesaba çekemekte. İşte Hac, içe dönmenin, içe/öze yolculuğun adıdır. Dostlarıyla dalaşanların düşmanlarıyla savaşamayacaklarını unutmayalım.
“İnananlar muhakkak kardeştir” emri ilahisinin yoludur bu yolculuk. Topluca ‘Allah’ın ipi’ne sarılmanın yolculuğu... Hac yolculuğuna başlayanlar, aşk, özgürlük ve güvenlik beldesine ‘nurun merkezi’ne doğru kanat çırpan ruhlar, yüreğini bedeninden önce harekete geçiren Allah yolunun yolcuları olduğunu unutmasınlar.
Bu yolculuğa çıkanların şuurlu bir yolculuk yapmaları, yolun da, yolcunun da yola dâvete icabet edenin de dâvet eden Rabbinin emrini yerine getirmek, O’nun rızasını kazanarak makbul ve mebrur bir Hac ile yolculuğu noktalama niyazıyla gidenlere hayırlı yolculuklar diliyorum. Gidemeyenlere de o hasret, heyecan, aşk ve şevk içinde gönül dünyalarıyla Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere’de bulunma duygu ve düşüncelerini kaybetmemeleri için dua edelim.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle