Geç olmadan...!
Geç olmadan...!
ŞEVKİ YILMAZ
“...Eğer Allah’ın; insanların bir kısmıyla diğerlerini savması olmasaydı, yeryüzü bozulurdu. Ancak Allah, bütün âlemlere karşı lütuf sahibidir!” (Ana hayatımız ve Anayasamız Kur’an-ı Kerim, Bakara Suresi 251. Ayet-i Kerime Meali) ilahi mesajında da belirtildiği gibi; Allah’ımızın zalimlerin kalplerine saldığı korku olmasaydı ve yöneticileri zalim emperyalist ülkeleri çıkarları ve zulümleri sebebiyle birbirleriyle savaştırmasaydı, yeryüzünde tek bir Müslüman ve mazlum tek bir insan yaşayamazdı!
Mesela; mazlumların ağabeyi ve hamisi Osmanlı Cihan Devleti’ni dış güçler ve iç hainler yıktıktan sonra; Avrupa’da Japon, Çin, Kore ve Vietnam’da tam 80 milyon Hristiyan halkın hayatına mal olan Birinci ve İkinci Cihan Harbi’ni kendi aralarında yapmayıp birleşerek Müslüman halklarla savaşsalardı; Doğu Asya’da, Biladüşşam’da ve Afrika’da tek bir Müslüman kalmazdı!
Üçüncü Cihan Harbi’ni planlayan küresel Siyonist güçlerin karaktersizliğine, adaletsizliğine ve ahlaksızlığına; ABD’nin hamiliğinde Siyonist İsrail’in işgali altında bulunan Filistin’de şahit iken, Venezuela’da da ayne’l-yakīne tekrar şahid olduk!
Eğer Güney Amerika’nın mazlum halkları ve yöneticileri acilen birlik yapmazlarsa Venezuela’daki haksız ve orantısız silahlı işgalin Güney Amerika’nın Şili, Küba, Kolombiya vb. mazlum halklarına da sıçrayacağı aşikardır!
Bir ülkenin seçimle iktidara gelen başkanını ve eşini gece yarısı yatağından alıp ülkesinden kaçıran, hukuk tanımaz, vurdumduymaz ve hiçbir devleti dinlemez “kovboy korsan” ABD haydutu, silahlı güçleri yeterli olmayan tüm devletçiklere gözdağı veriyor!
Bu “Beşli Çete Devletler”! yüzünden Dünya’da hiçbir devletin ve yöneticilerinin can, namus ve vatan emniyetleri olmadığını yıllardır haykırıyorduk!
Yüz yıldır tüm dünyanın, başta ABD olmak üzere “Beşli Çete” devletlerin merhametine terk edildiğine Afganistan’da, Keşmir ve Arakan’da, Irak’ta, Suriye’de ve Filistin’de şahid olmadık mı?
“İnkâr edenler (kafirce zalimler) de doğal olarak birbirlerinin yardımcıları, koruyucuları, müttefikleri ve dostlarıdırlar. Eğer siz de kendi aranızda böyle organize olmuş güçlü ve etkin bir toplum oluşturmak için üzerinize düşeni yapmayacak olursanız, yeryüzünde baskı ve zulme dayalı rejimler boy gösterecek; kan ve gözyaşı asla dinmeyecek, bütün dünyayı korkunç bir fitne ve imansızlık akımı dalga dalga saracak ve böylece büyük bir kargaşa, anarşi, yozlaşma ve fesad, savaş baş gösterecektir!” (Enfal Suresi 73. Ayet-i Kerime Meali) ilahi mesajında belirtildiği gibi; bu işgal yangını bize sıçramadan ve çok geç kalmadan, bu acı gerçeklerin şahidi değil bizzat yaşayan mazlumları olmadan maddi ve manevi sahada “Yeniden Büyük Türkiye”yi inşa etmek için acilen birleşmeliyiz! Kardeş olmalıyız!
“En büyük ırk Türkiye!
En büyük tapu Türkiye!
En büyük parti Türkiye!
En büyük mezhep Türkiye!” gerçeği etrafında kaynaşıp kucaklaşmalıyız!
“Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir güç ve kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa Allah’tan başka size kim yardım edebilir? Müminler sadece Allah’a güvensinler.” (Âl-i İmrân 3/160). İlahi mesajında haber verilen İlahi yardımın tecellisi için olmazsa olmaz şart; Allah’ın dininin helallerini helal; faiz, fuhuş ve kumar gibi haramlarını haram kılıp yasaklayan Tevhidi ve teslimi bir imana sahip olmaktır!
Allah’ımız İsm-i Azam’ı hürmetine bizi Dinsiz ve devletsiz yaşatmasın!
Devletimizi İslami ve adil bir hukuk devleti eylesin!
Yeniden tüm mazlumların hamisi ve ağabeyi olacak süper güç Türkiye’yi, İslam medeniyetinin örneği ve önderi bir devlet eylesin! Amin.
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması; mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıca’mızın özgürlüğü ve tatil olması dileğiyle Cuma bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...