• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
TÜM YAZILARI

Mamak’tan “umut” yayıldı

03 Nisan 2022
A


Mustafa Akgün İletişim: [email protected]

Covid 19, ekonomik şartların verdiği sıkıntı, savaş, sosyal çalkantılar insanımızı epeyce gerdi. Bütün insanlığı psikolojik rahatsızlığa soktu.

Ama arada bazı güzel şeyler de oluyor.

Ankara – Mamak Belediyesi bir piyes sahneledi. Seyredenlere biraz soluk aldırdı. Oyunun kimlik bilgilerinin bazıları şöyle:

Adı: UMUT

Yazan: Merhum Nuri Pakdil.

Yöneten: Kenan Olpak

Müzik, Yusuf Cömert tarafından düzenlenmiş.

Oyuncular birbirinden canlı, heyecanlı, kabiliyetli. Profesyonelliği sollayan bir amatör ruh ortaya koyuyor oyuncular.

Kadın rolündeki Aleyna Üstünol ve adam rolünde Yusuf Cömert’ten sona kadar hepsi kabiliyetlerini ortaya koyuyorlar oyuncuların. 

Meşhur oyunculara taş çıkaracak şekilde kabiliyetlerini sergiliyorlar, oyunlarını oynuyorlar.

Dekor ve kostüm çok mânâlı. Çok ince çalışmaların ürünü olarak kendini gösteriyor.

Bazı mesajlar insanı koyu koyu düşündürüyor. Yazan bir mütefekkir olunca insanı düşünmeye zorluyor.

‘Duvarlar değil evleri ayıran, öfke yalnızca.’

‘Kent doğaya ters düşmeye başladı mı anlamsızlaşıyor. İnsanın konumu ıssızlık oluyor böyle bir kentte.’

‘Her şeyin üstündeyim. İnsanım ben. Bunun için güçlüyüm ya. Unutmuş kentliler insanın içinde kabaran fetih coşkusunu.’

‘Kendimize bir destek bulmak için tutuyoruz çocukların ellerinden. Bir sığınak çocuk.’

Kendisi hakkında şunu söylüyor Merhum yazarımız Pakdil:

“Ben, antikapitalist, antifaşist, antinazist, antisiyonist, antisosyalist ve en önemlisi de Türkiye özelinde olmak üzere antifiravunist bir bilince ve iradeye sahip devrimci bir yazarım.”

Şu sözler de ona ait:

“Benim devrimciliğimin temelini, İslâm dinine olan sarsılmaz bağlılığım oluşturur. İslam dini kıyamete kadar sürecek sürekli devrim anlayışını öngörür.

Yeryüzünde zulüm, haksızlık, adaletsizlik var olduğu sürece, bu zulmün, bu haksızlığın, bu adaletsizliğin kaynağı olan egemen güçlerin yok edilmesi için, Müslümanların devrimci mücadelesi de sürecektir. Kirli mülkiyete karşı, kara siyasaya karşı devrimci savaş kesintisiz sürecektir. Çünkü İslam dini bunu öngörmektedir.

İslâm dini özgürlükçüdür, ilericidir, devrimcidir, bağımsızdır; sömürünün her biçimine karşıdır, başta anamalcılığa karşıdır, başta yabancılaşmaya karşıdır İslâm Öğretisi. İnsanın, yalnızca, ‘emeğinin karşılığını yiyebileceğini’ vurgular bu din.”

Ve insanın çıkmazını anlatan veciz bir beyit:

‘Uzak... Çok uzak dağlardan iniyor sessiz sessiz

Dev gibi yalnızlık…’

Pakdil’in “Edebiyat” dergisiyle başlayan üretkenliği edebiyatımıza pek çok eser kazandırmış.

Mamak Belediye Başkanı Murat Köse, Başkan Yardımcısı Mehmet Düğmeci, Yönetmen Kenan Olpak başta olmak üzere Mamak Belediyesinin bütün mensuplarını kutluyoruz, teşekkür ediyoruz. Yeni çalışmalarını bekliyoruz.

Bu vesileyle ruh kökümüze bağlı tiyatro çalışmalarının geçmişine şöyle bir nazar yerinde olacaktır.

Edebiyatın hemen her dalında muazzam eserler ortaya koyan Merhum Necip Fazıl Kısakürek üstadımız tiyatro dalında da çok güzel eserler ortaya koymuş.

Onun ilk akla gelen tiyatro eserleri Yunus Emre, Abdülhamid Han, Reis Bey, Bir Adam Yaratmak gibi eseleridir. Bu ve benzeri eserler defalarca sahnelenmiş milletimiz bu eserlerde kendini bulmuştur.

Milletimizin duygu ve düşüncelerine tercüman olan tiyatrocularımızın başında Ulvi Alacakaptan gelmektedir. Bu işin dişe diş mücadelesini yapmıştır.

Onunla yapılan bir röportajdan şunları anlıyoruz:

“O, 68 kuşağının çocuğuydu. Dostlar tiyatrosunun İşçi Kolu’nda sıkı bir Marxist’ti. Ferhan Şensoy’un ‘Şahları da Vururlar’ında sahneye çıkarken de dönemin pek çok tiyatrocusu gibi sıkı bir devrimci... İşte ne olduysa o günlerde oldu... Ulvi Alacakaptan, İslam’ı seçip ‘dönek’ yaftası yemiş, tüm çevresi tarafından aforoz edilmişti. Bu sıkı Marxist’in sağ ‘şeride’ geçmesi her duyanda şok etkisi oluşturmuştu. İçindeki solcunun sesi her şeye rağmen kesilmemiş olan Ulvi Alacakaptan tüm görüşlere eşit şekilde kızıyor yeri geldiğinde. Girdiği her sürüde siyah koyun rolünü üstlenen Alacakaptan’a göre çeşitli propagandalarla beyni, kulağı, dalağı yıkanan insanların oy verecekleri zaman özgür iradelerini kullanmaları imkansız olduğundan, demokrasiye de inanmıyor.”

“Sahne tozu yutmak” tabiri onun da yaptığı güzel teşbihlerinden biridir.

Pek çok oyunda oyunculuk, yönetmen yardımcılığı ve dramaturgluk yaptı.

Necip Fazıl Kısakürek’in Ahşap Konak isimli oyununun da yönetmenliğini yaptı. 

Sanat Manata Karşı’da oyuncu, yazar ve yönetmen oldu. Bu çalışma iyi ses getirdi.

Efendi Hayrettin, Süperstar, Başkasının Ölümü, Dünya Hali, Kara Geceler, Efendim, Garip Ama Türkiye, İşte Meydan İşte Şeytan, Kanal 900, Günümüz Güldürümüz, Meddah ve Yardakçıları, Kara Gecelerin İntikamı, Heybe, Ceberut Kaynana, Çalamikrofon gibi pek çok oyunu yönetti, oynadı. 

Bu alandaki bir diğer isim Hasan Nail Canat merhumdur. 

Onun Cimcime Tavşan adlı kitabında çocuklar için yazdığı piyesler yer almaktadır. 

Edebiyat dünyamızda yer etmiş şu kitaplar da Hasan Nail Canat’ın kitaplarından bazılarıdır:

Bir Küçük Osmancık Vardı, Nur Dağındaki Çocuk, Yaralı Serçe, Günahkar Baba, Kırımlı Murat Destanı, Yasemen, Bir Avuç Ateş ve Gül Yarası.

‘Bir Küçük Osmancık Vardı’ adlı eseri Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘100 Temel Eser’i arasında yer almıştır.

Ülkemizde iyi tiyatro eserleri mutlaka çıktı. Ama milletimizi, kültürümüzü, değerlerimizi hiçe sayan, onlarla alay eden sözüm ona tiyatrocuların yaptıkları laf ebeliğinden başka nedir ki? Onların yaptığının çoğu miadı dolmuş, tarihin çöp sepetine atılmış yapıtların (bunlar eser değil yapıttır) tekrarından başka bir şey değildir.

Bu ara İngiliz William Shakespear gibi batıda dev tiyatro eserlerinin yazarlarını şöyle bir hatırlamakta fayda var. Hamlet onun en güzel eserlerinden biridir. Bilindiği gibi dünyaca meşhurdur Hamlet. Romeo ve Julyet de onun tiyatro eserlerinden biridir.Bazı tiyatro yazarları Romeo ve Julyet’tedoğu edebiyatından esintilerin olduğunu ifade etmektedirler. Bu yazarlara göre Romeo ve Juliet’in fazla alaka görmesi doğu aşk efsanelerinden esintiler olmasındandır. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mamak

Ankarada Köşe,İstanbulda Göksu. 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23