• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Akgün
Mustafa Akgün
TÜM YAZILARI
01 Eylül 2019

Hayme Ana ve Mızık Çamı

Eylül başları Osmanlı’nın kurucusu Ertuğrul Gâzi ve anası Hayme Ana’nın ahirete göçüşlerinin yıl dönümüdür. Eylül’ün ilk pazarında Domaniç’te Hayme Ana, ikinci pazarında da Söğüt’te Ertuğrul Gâzi anılmaktadır. Bu mekânlarda bir takım programlar yapılmaktadır.

Hayme Ana, Osmanlı hânedânının 36 pâdişâhının anasıdır. Onların tabiriyle Hayme Ana Osmanoğullarının “Dip Ebesidir”. Osmanlı’da büyük annelerin hepsine de “Ebe” diye hitap edilir. Bu tabir Marmara ve Ege bölgelerinin çoğunda hâlâ sürmektedir.

Bu vesileyle Hayme Ana’dan birkaç hatırayı kaydetmek çok güzel, çok duygulandırıcı olacaktır.

Mızık Çamı o tatlı hatıralardan biridir. 

Mızık Çamı, başta Osman Bey ve Orhan Bey olmak üzere pek çok Kayı Boyu Beylerinin bebekken beşiklerinin kurulduğu Domaniç Yaylasındaki bir çam ağacıdır. Bebekler mızıklandığı zaman bu Mızık Çamındaki beşikte belenirlerdi. O beşik sallanarak şehzâde bebekler rahatlatılır uyutulurdu. Bu çam Domaniç yaylasında asırlar boyu dimdik kalmıştır. Hayme Ana ve Halime Hâtun Osman Gâzi’yi bebekken bu beşikte sallamışlardır. 

Mızık çamındaki beşikler sallanırken tarihin mânâsına uygun şu ninniler okunmuş olabilir:

Hu… Hu… Huuu…

Benim oğlum uyusun ninni

Uyusun da büyüsün ninni

Tıpış tıpış yürüsün ninni

Yiğitleri peşinden sürüsün ninni

Ordusu dünyayı bürüsün ninni

Yüce Allah’ın erisin ninni

Hu… Hu… Huuu…

Osman Gâzi’nin doğumu 1258 veya ona yakın yıllar olarak kaydedilmektedir. Mızık Çamı 1988 yılına kadar ayakta kalmıştır. Sonra yıkılmıştır. Bu hesaba göre bu ağacın 700 seneden fazla yaşadığı, ayakta durduğu anlaşılmaktadır. Mızık Çamı yıkıldıktan sonra koruma altına alınmıştır. Çürümemesi için de gerekli tedbirler alınmış bulunmaktadır. Şu anda Domaniç’e 3 km uzaklıktaki Domur köyündedir. 

Hayme Ana’nın türbesinde ona ait olduğu kaydedilen bir tarihî vasiyet vardır. Bu vasiyeti oğlu Ertuğrul Gâzi’ye yapmıştır ve o vasiyet şudur:

“Oğul…

Anayurttan ayrılalı yıllar geçti. Deli rüzgârlar önünde oradan oraya savrulduk. Beylik otağını kurduğumuz şu yaylalar artık son durağımız, son konağımız olsun.

Oğuz’un yurtlarına diktiğimiz ağaçların kökleri kara yerin derinliklerine, dalları gökyüzünün yüceliklerine uzasın.

Ak boz atlara binip yağı üstüne yel gibi vardıkta Kadir Allah gözü pek yiğitlerimizi korusun.

Göğsü kaba yerli dağlar gibi duran erlerimiz ile kır çiçekleri gibi saf ve temiz, ak yüzlü, ala gözlü kızlarımız kutlu Kayı Boyumuza gürbüz evlâtlar versinler.

Altın başlı otağımız Çarşamba yaylasını bürümüş.

Kayı ve bütün boyların oğullarını Ertuğrul’umla bir tutarım. Onların hepsini soyumuz için Hakk’ın birer mukaddes emaneti bilirim.

Bey oğul…

Boyundan, soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda, obanda herkes güvenle gezsin.

Ululuk isteyen töreden ayrılmasın.

Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur.

Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışlarından erdemi hiç eksik etme. 

Bir de sabırlı ol oğul. Ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur.

Oğul…

Beylik demekle, ağalık vermekle olur. Sofranı ve keseni yoksullara açık tut.”

Ertuğrul Gâzi anası Hayme Ana vefat ettiğinde elbette çok üzülmüştü.

“Anamızın mezarı çadırının kurulduğu yer olsun. Orada yıllarca kaldı. Kıyamete kadar da orada kalsın” dedi.

Hayme Ana’nın çadırı söküldü. Yerine mezarı kazıldı.

Asırlardan beri onun türbesi ziyaret edilmiştir. Bir ara nisyana terk edilmiş, sonra tarihî vesikalara dayanarak şimdi bulunduğu yere türbesi yapılmıştır. II. Abdülhamid Han “Dip Ebeleri” olan Hayme Hatun’un kabrine türbe yaptırmıştır.

Türbe avlusunun giriş kapısının yanında taşa oyulmuş şu bilgiler vardır:

“HAYME ANA (DEVLET ANA), GÜNDÜZALP’İN EŞİ, ERTUĞRUL GÂZİ’NİN ANNESİ, OSMANLI DEVLETİNİN KURUCUSU OSMAN GÂZİ’NİN NİNESİDİR.”

Bu tarihî gerçekten hareketle bir tarihçi heyet yıllar önce Domaniç’teki Hayme Ana türbesinin avlu girişindeki kitabede değişiklik yapmışlardır. Bu değişiklik Kültür Bakanlığının nezaretinde olmuştur. Heyet kitabedeki Hayme Ana’nın eşi “Süleyman Şah” ismini değiştirip “Gündüzalp” haline getirmiştir. 

Yazımızı Hayme Ana Destanından iki dörtlükle bitirelim:

Hasrettir Kayı’ya taşı, toprağı

Hasrettir Kayı’ya gülü, yaprağı

Hasrettir Kayı’ya devrânı, çağı

Domaniç Kayı’ya il Hayme Ana

¥

‘Kayı gelsin’ diye sümbül bekledi

Kırmızı gül, şeydâ bülbül bekledi

O deli, divâne gönül bekledi

Bu güzel diyârda kal Hayme Ana.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23