Arz-ı Mevud ve terör…
Yahudilerin tahrif ederek Tevrat’a ekledikleri uydurulmuş ifadelerle kendilerine “vaat edilmiş topraklar” olarak rezerve ettiği bölgenin haritası, adeta bölgedeki terör ve tedhişin adresini ortaya koyuyor.
Sözde Fırat’tan Nil’e kadar olan bölgeyi kendilerine haşa Allah’ın vaat ettiğini iddia eden Yahudiler, bu tatlı hayale ölümüne inanıyor. Bunu hayata geçirmek için yine tahrif edilmiş ayetlerle kendilerine yakıp yıkmalarını, işgal edip sömürmelerini emreden ifadeleri düstur ediniyorlar.
Şimdi sözde Yahudilere vaat edilmiş topraklarla, bölge ülkelerini ve içinde bulundukları kargaşa ve terör ortamını bir karşılaştıralım…
Vaat edilmiş topraklar, güneyde Nil’den yani Mısır’ın Sina Yarımadasına yakın Mısır topraklarından başlıyor, kuzeyde Türkiye’nin güneydoğu bölgesindeki 22 ili içine alıp, doğuda İran’dan dar bir şerit halinde toprak alarak Basra Körfezi’ne kadar iniyor. Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün tümüyle bu haritanın içinde kalıyor.
Şimdi bu ülkelerdeki duruma bir bakalım:
Türkiye, 1980’li yıllardan beri Kürtlere ülke vaadiyle kurulan PKK terör örgütü ile uğraşıyor. Kurulduğundan bu güne kadar 40 binin üzerinde insanımızın şehit olmasına neden olan terör örgütü, Yahudilerin çok önem verdiği bir bölgede olduğundan, gelmiş geçmiş en çok askeri, lojistik ve maddi destek alan örgütlerin başında geliyor.
Bu eli kanlı örgüte 1980’li yıllardan beri adeta para, silah, lojistik yağıyor. Türkiye’nin onca başarılı operasyonlarına ve kahraman Mehmetçiğin cansiperane mücadelesine rağmen tam bitti denirken tekrar hortluyor. Bir türlü bu terör belası bitmiyor.
PKK’nın silahlı eylemlerinin başında, bölgeye yapılacak yatırımları önlemek üzere düzenlenen saldırılar geliyor. Şantiyeler basılıyor, iş makineleri yakılıyor. Terör örgütü, petrol arama çalışmalarına özel alerji duyuyor. Bölgeye iş, aş, refah getirecek projelerin hayata geçmesine izin vermemek, örgütün en önemli amacı.
Bölge insanının eğitim almasının engellenmesi de örgütün hedefleri arasında. Bu amaçla çok sayıda öğretmenimiz şehit edildi. Okullar yakıldı. Çünkü ülkemizin 22 ilinin günü geldiğinde Büyük İsrail’e katılması için yumuşatılması gerekiyordu.
Arz-ı Mevud’un doğusundan devam edelim. İran sınırları içinde yaşayan Kürtler için de Türkiye’de olduğu gibi PJAK isimli terör örgütü kuruldu. Hemen hemen PKK ile aynı dönemde. O örgüt de tam olarak Yahudilerin uyduruk haritasının içinde kalan hat boyunca terör ve tedhiş eylemlerini yürütüyor. Bu örgüt de tıpkı PKK gibi İran’ın yıllardır sürdürdüğü mücadeleye rağmen bir türlü ortadan kaldırılamıyor.
Irak’a gelelim; Irak’ın kuzeyinde de en önemlileri IKYB ve KDP olmak üzere çok sayıda parti görünümlü terör örgütü kuruldu 1980’li yılların başlarında. Uzun yıllar verdikleri zararlarla, iki körfez savaşının ve 36’ıncı Paralel garabetinin de katkısıyla sonunda Irak’ı bitirmeyi başardılar. Irak paramparça. Merkezi hükümet sadece maaşları falan ödemeye memur, etkisiz bir yönetim organı olarak vaziyeti idare ediyor. Ha bu arada, bu ülkede her ne olursa olsun, batılı ülkelere pompalanan petrol hiç etkilenmiyor, durmaksızın akıyor.
Suriye’nin durumu malum. Hafız Esat sonrasında karışan ülke param parça olmuş durumda. Önce ülkenin yarısını yine aynı odakların kurduğu DAEŞ ele geçirdi, onun ardından ABD ve müttefiklerinin güçlendirdiği terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD ve türevleri sahaya salındı. Şimdi Suriye’nin neredeyse yarısını terör örgütleri kontrol ediyor. Petrolünü de çalıp bir güzel satıyorlar, kurucuları olan ABD’li baronlarla paraları kırışıyorlar.
1970’li yıllara kadar refah ülkesi olan Lübnan da korkunç bir iç savaşla paramparça edilmiş durumda. Şimdilerde Hizbullah’ı bahane eden İsrail’in istediği zaman vurduğu, bitmiş bir ülke Lübnan.
Ürdün, Arz-ı Mevud haritası içinde henüz terör ve iç savaşla tanışmamış bir ülke. Onun sebebi de İngilizlerin orayı şimdilik güvenli bir liman olarak kullanmayı tercih etmesi. Ancak bu durumun uzun sürmeyeceği, İsrail’in bitişiğinde ve haritanın tam ortasında olmasından anlaşılıyor.
Evet görüldüğü gibi, bölgedeki terörün de iç savaşların da sebebi, siyonist Yahudilerin toprak hırsı…
Siyonist İsrail bu bölgede hüküm sürdükçe terör de savaşlar da katliamlar da bitmeyecek gibi görünüyor.







