--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Adamlar kendi ülkemizde bize sansür uyguluyorlar!

Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
9

Geçtiğimiz gün, esir takası kapsamında Hamas’ın salıverdiği Danyal isimli bir anne, serbest kaldıktan sonra Hamas’a bir teşekkür mektubu yazmış ve esir tutuldukları süre içerisinde kendisine ve kızına gösterdikleri iyi muamele için şükranlarını sunmuştu.

Ben de konuya ilişkin Yeni Akit Gazetesi’nin internet sitesinde yayınlanan haberin linkini Facebook’taki sayfamda paylaştım. Sen misin paylaşan! Derhal paylaşımım silindi.

Şaşkınlık içinde silinme sebebini inceledim. İçeriğin kaldırılma sebebi olarak, “Görünüşe göre tehlikeli olarak tanımladığımız kişi ve kuruluşların sembollerini paylaştın, bunları övdün veya takip ettin. Bu içeriği gösteremiyoruz. İçeriğin tehlikeli kişi ve örgütlerle ilgili topluluk standartlarımıza aykırı…” şeklindeki gerekçelerle karşılaştım.

Facebook’tan gelen uyarıda, ünlem işaretiyle birlikte: “Kurallarımızın tekrar tekrar ihlal edilmesi daha fazla hesap kısıtlamasına neden olabilir” yazılıydı. İnanın kendimi evdeki değerli bir kristal vazoyu kırmış bir çocuk gibi hissettim. Resmen Facebook’tan fırça yedim…

Paylaşımını yaptığım Yeni Akit haberine tekrar baktım, özetle şunlar yazıyordu; “Son haftalarda bana eşlik eden generallere, yarın yollarımızı ayıracağız gibi görünüyor, ancak kızım Emilia’ya gösterdiğiniz olağanüstü insaniyetten dolayı size tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Siz onun ebeveynleri gibiydiniz, onu istediği zaman odalarınıza davet ediyordunuz. Hepinizin onun arkadaşı olduğunuzu, sadece arkadaş değil, aynı zamanda gerçekten sevilen ve iyi olduğunuzu hissettiğini kabul ediyor. Teşekkür ederim, teşekkür ederim, bakıcı olarak geçirdiğiniz saatler için teşekkür ederim. Ona karşı sabırlı olduğunuz ve ona tatlılar, meyveler ve mevcut olmasa bile mevcut olan her şeyi verdiğiniz için teşekkür ederiz. Çocuklar esaret altında olmamalı ama sizler ve yol boyunca tanıştığımız diğer nazik insanlar sayesinde kızım Gazze’de kendini kraliçe gibi hissetti... Genel olarak kendini dünyanın merkezi gibi hissettiğini kabul ediyor. Astlardan liderliğe kadar uzanan uzun yolculuğumuzda kendisine nezaket, şefkat ve sevgiyle davranmayan hiç kimseyle tanışmadı. Ömür boyu sürecek bir psikolojik travmayla buradan ayrılmadığı için sonsuza kadar minnettarlığın tutsağı olarak kalacağım. Sizin de içinde bulunduğunuz zor duruma ve Gazze’de uğradığınız ağır kayıplara rağmen burada bahşedilen nazik davranışınızı hatırlayacağım. Keşke bu dünyada gerçekten iyi arkadaş olabilseydik. Hepinize sağlık ve esenlik diliyorum... Size ve ailenizin çocuklarına sağlık ve sevgi. Çok teşekkürler. Danyal ve Emilia…”

Paylaşımda yazanlar, küçük kız çocuğu ile Hamas’ın elinde esir tutulmuş fakat onlardan hiçbir kötü muamele görmediği gibi, kızının kendisini “Kraliçe” hissetmesini sağlayacak kadar iyi davranılmış bir annenin şükran duygularından başka şeyler değildi.

Facebook, işte böyle insani mesajlar içeren bir mektubun haberinin paylaşılmasına bile izin vermiyordu. Bu, eşi benzeri görülmemiş bir baskı ve terör hissi veriyor insana. Kendi vatanında hem de…

Bu arada bir de X hesabım var. Orada yaptığım paylaşımlar da Gezi olaylarından beri o sansür logaritmasının boyunduruğu altında. O zamana kadar yüzlerce, binlerce etkileşim alan paylaşımlarım, Gezi kalkışması karşısında ülkemi, vatanımı savunduğum paylaşımların ardından birden on-on beş etkileşime düştü. Hala da öyle…

Küresel Yahudi firmalarının sahibi olduğu sosyal medya platformları, ne kadar vatan millet düşmanı, sapkın düşünce saçan varsa hepsine sonuna kadar açık. Bu tür kullanıcıların paylaşımları rekorlar kırıyor. İnanılmaz etkileşimler, destekler alıyor. Ama iş Türkiye’yi, Türk insanını, İslamı öven paylaşımlara gelince iş değişiyor. Hemen kısıtlamalar, sansürler devreye giriyor. Adamlar kendi ülkemize bize sansür uyguluyorlar!

Ben buradan devletimizin ilgili kurum ve kuruluşlarına sesleniyorum: Bize kendi vatanımızda parya hissi yaşatan bu sansürcü sosyal medya platformları daha ne kadar at koşturacak ülkemizde?

Resmen Türkiye’nin birliğine dirliğine dinamit koymak üzere hazırlanmış bu mecralara daha ne kadar izin vereceksiniz?

Yerli ve milli sosyal medya platformları kurmak, kuranları teşvik etmek bu kadar mı zor?

Sahi neredeyse ülkemizin nüfusundan daha fazla kullanıcıya ulaşan ve her yıl milyarlarca dolar paramızı vakumlayan bu mecraların vergi işi ne oldu?

Bu platformlara neden dokunulmuyor? Nasıl bize bu kadar açık düşmanlık edip bir de üstüne milyarlarca dolar paramızı alabiliyorlar?

Muhammet Kutlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle