• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İdris Günaydın
İdris Günaydın
TÜM YAZILARI

Şeriat kimin kanunu?

28 Şubat 2024
A


İdris Günaydın İletişim: [email protected]

 

Cuma Namazını kılıp ardından bir bardak çay için indiğim cami çay salonunda, karşımda oturan beyle biraz sohbet ettik. O, Yeni Akit Gazetesinin sayfalarını çeviriyordu, ben de çay söyledim bekliyorum.

Benim makaleyi görünce yüzüme baktı ve makaleyi okumaya başladı. Yarıya kadar okudu/okumadı; “yazarsınız ha?” dedi. Başımı salladım. “Daha yolun başında, acemi” dedim.

Kendisinin emekli deniz astsubay olduğunu söyledi. Çocukluğundan beridir Cuma’ya devam ettiğini de ekledi. Ben de emekli öğretmen olduğumu söylemek durumunda kaldım. Memnuniyet belirttikten sonra, konuşmaya başladık. Sohbetin ilerleyen bölümlerinde: “Türkiye’nin başında iki tehlike var: PKK ve Şeriat” dedi.

Çay  geldi ve ben bardağı dudaklarıma yeni götürüyorum. Şaşırdım. Sordum:

-Buraya her gün gelir misiniz?

-Hayır, Cuma Namazına geliyorum.

-PKK’yı anladık lakin Şeriat niçin tehlike? Şeriatı dayatan bir örgüt mü var?

- Oo, yığınla. Yazarsınız bilmeniz gerekir. Tarikatlar, cemaatler… İktidarın koltuğu altında vakıflar!

- Bunların devlet için tehlike olduğunu nereden biliyorsunuz? Deliliniz var mı?

- Ben astsubay iken istihbaratta idim. Her şeyi biliyoruz.

- Peki, Şeriatın tehlike olması neye dayanıyor? Şeriat nedir ki?

- Şeriat kanunu… Şeriatın ne olduğunu bilmiyor musunuz yani?

Onun çayı tazelendi. Yarım şeker kırıp bardağa koydu ve kaşığı çevirmeye başladı.

- Bilmez miyim? Ben biliyorum da sizin bilmediğiniz anlaşılıyor. Şeriat kanunu dediniz. Şeriat kimin kanunu?

Gözümün içine baktı. Hafif güldü. “Bilmeyecek ne var” dedi. “Aptal değiliz çok şükür!”

- Bilen aptal olmaz elbet. Aptal kim? Şeriata inanan mı?

Durdu, düşündü, cevap beklediğimin de farkında;

- Beyefendi! Aklınız alıyor mu bu çağda böyle bir şeyi? Diye sordu.

Sordum:

- Peki astsubay! Tekrar soruyorum: Şeriat kimin kanunu?

- ….

- Cevap veremiyorsunuz. Biraz yardımcı olayım; mesela Hammurabi kanunları mı?

- Hayır, değil. O çok eski.

- Ya Solon olabilir mi?

- Hayır.

- Şunlardan hangisi: Drakon, Kilistenes, Hint, İsviçre, Çin mi? Kime ait bu kanun?

Sıkıştığını anlayınca “Arap Kanunu” demez mi?

- Beyefendi, o şeriat kanunu dedikleriniz Kur’an’ın kanunları. Kur’an da Allah’ın sözleri. Senin biraz önce Cuma Namazı kılmanı emreden de Allah. O’nun emri de Kur’an’da … Şimdi sen de şeriatın bir emrini yerine getirdin? Şu durumda sen kim için tehlikesin?

- Benim bahsettiğim kurallar başka. El kesmek adam öldürmek, dörde kadar kadın almak…

- Sen hırsızdan yana mısın? Kasten ve öldürücü silahla adam öldürenin cezasını ölenin varisleri versin diyor, sen ‘onlar karışmasın. (Haşa) Allah; sen bu işi bilmezsin, biz senden daha iyi biliriz’ diyorsun. Kadın nüfus, erkek nüfustan fazla olursa veya bir erkeğin birden fazla evlilik yapması zorunluluğu ortaya çıkarsa, gelişigüzel ilişki olmaz, ancak nikahı altına alabilir, diyor. Sen karşı çıkıyor ve insanların aldatma, fuhuş, metres, odalık yoluyla aile hayatlarını dejenere etmesi gerektiğini, bunun daha doğru olduğunu söylüyorsun.

- Yoo! Ben öyle bir şey mi dedim?

- Bir misal vereyim; şu anda hanımın seni aldatıyor olsa senden soğuduğunu ileri sürerek. Hatta yıllar önce soğudum dese. Özgürce yaşamak istiyorum talebine razı mısınız?

- İnsan yaratılışına aykırı. Bizde öyle şey olmaz. Ben karşıyım bunlara!

- Sende olmazsa, ben de senin için söylemedim zaten; mesela dedim. Olan yok mu? Onların yaratılış fıtratı yok mu? Olanlar, yapanlar nereden cesaret alıyorlar? Diyelim ki olursa ne yapacaksın? Şeriat zinanın da, fuhşun da, öldürmenin de, hırsızlığın da kimsenin eli kana belli muzahrafata (dünyanın pislikleri) bulaşmadan önlüyor bunu.

Evliliğiniz meşru mu?

- Ne demek hoca? Tabi ki meşru. Hoca nikâhlı…

- Bir şeyin meşru olması şeriata uygun olması demektir. Şeriata uygun olmak yasal, kanuni, vicdani, fıtratvari (fıtrata uygun) olması demektir.

Kur’an’da Rabbimiz: “Allah’ın sözlerinde de hükümlerinde de asla bir değişiklik olmaz.”(Yunus/64) buyuruyor.

Bu toprakları bize vatan yapan Alpaslan, bir Cuma günü beyaz elbise giyip: “Askerlerim! İşte şehitlik kefenimi giydim. Cihad ederken şehit olursam beni bu elbise ile gömün” demedi mi? Şeriata göre hareket etti ve bu toprakları bize vatan yaptı. Osmanlının tüm padişahları sefere giderken savaşa gidiyoruz demediler. Cihada gidiyoruz dediler. Tekbirle gidip Kelime-i Tevhit’ler ile aldılar bu toprakları. Yani şeriatın emrini yerine getirdiler.

Kurtuluş Savaşında Anadolu evlatları “Ezan sesi duyulmayıp haç dikildi minbere, Kâfir Yunan bayrak astı, camilere her yere…” diyerek, “cihad-ı ekber” inancıyla gittiler cepheye. Yani şeriatın emrini yerine getirdiler.

Allah’a bilmeden, şeriata bilerek kafa tutuyorsun. Bunu Kemalist ideoloji öğretti size. O şartlandırdı sizleri. Şimdi anlayabildin mi bu memleket için en tehlikeli iki şeyi? Vesselam. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Yusuf Duman

Konu dönüp dolaşıp ilkokul müfredatına geliyor. İlkokulda mutlaka Allah peygamber sevgisi konulmalı.. Eğitimde sınıfta kaldı. Bu kadar zor mu yahu

Okur

Sanki ülkede şeriat var, şeriatı isteyen var? 
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23