Zaman Sana Uymuyorsa Sen Zamana Uy
Bu sözü yıllarca duyarım, sizler de defalarca duymuşsunuz. “Zaman sana uymuyorsa, sen zamana uy” denilir. Kimin ne için ne adına niye söylediği ise meçhuldür.
Galiba insanlık tarihi kadar eski bir söz olsa gerek. Çünkü “ahir zaman” kavramı, asırlardır bütün bilgelerce dile getirilmiş ve aklı erenler insanlığı ikaz ederek; iyiye, güzele, hakka davet etmişlerdir.
İçinde bulunduğumuz asırda da öyle bir vakte eriştik ki, bütün bir dünya “kaybettiği insanlığı aramakta” fakat işin tuhafı, kayıplar hep başkalarının üzerinde aranmakta, kimse kendisine bakarak; “Ben neyi yitirdim” diye düşünerek kaybına sebep olduğu kendi insani değerleriyle yaşamayı seçmek yerine, zamana uymayı tercih etmekte.
Haliyle günümüzde de hangi inanca mensup olunursa olun, bütün bir dünya insanlığının nefsine dayalı olarak düştüğü buhran ve bunalım sürmekte.
Maalesef hâlâ; “Zaman sana uymazsa, sen zaman uy” diye insanı dünyaya esir edip; hesap gününün hatırlanmaması anlaşılır gibi değil.
•
“Bizim Yunus” Yunus Emre, 13. yüzyıl bilgesidir. O devirlerde saki bugünleri yaşıyormuş gibi neler söylemiş neler. Bazı dörtlüklerini paylaşarak söze yol verelim:
Dışımda ibadetim
Sohbetim hoş taatim
İç pazara gelince
Bin yıllık ayyar etmez.
•
Sufiyim halk içinde
Tesbih elimden gitmez
Dilim marifet söyler
Gönlüm hiç kabul etmez.
•
Görenler elim öper
Tacü hırkama bakar
Şöylece sanırlar beni
Zerrece günah etmez.
•
Müslümanlar zamane yatlu oldu
Helal yenmez haram kıymetli oldu
Haram ile hamir tuttu cihanı
Fesat işler eden hürmetli oldu
•
Nefsin Müslüman etsin var ise kerametin
Nefsini Müslüman eden Hak yoluna doğru varır”.
•
Evet, bu ve daha nice hikmetleri söyleyen Yunus Emre’nin derdi, elbette inandığı davasıdır. Görüp işittiklerini, yaşadıklarını, o günden bugüne misal olsun, gelecek devirlerdeki insanlar yaşamasınlar diye dile getirmiş olsa gerektir.
Maddi kayıplarımıza yahut kazanamadıklarımıza üzüldüğümüz kadar ahlaki zaaflarımıza üzülmüyoruz. Kendimizi kurtuluşa ermiş, başkalarının hüsranda olduğunu düşünüyoruz.
Asırlar ötesinden uyaran Yunus Emre’mizin dediği gibi kim helal kim haram yiyor belli değil. Nasıl bir tufana tutulduk anlaşılır değil.
Helal kazanmak, helal yemek günümüzde artık “geri insanlar ve ticareti bilmez” olarak algılanır oldu.
“Hakkını helal et” isteği, bırakın helal etmeyi, etmemeyi gerektiren bir durum aldı.
Yine Yunus’un ifadesiyle; nefsimizi Müslüman edemediğimiz için sürekli kendimizden kaçmakta, kendi eksikliklerimizi gediklerimizi görmek yerine sürekli başkalarının eksiğiyle, kusuruyla uğraşıyor ve onlara nizam vermeye çalışmaktayız.
•
Ezcümle, önce şahsıma sonra isteyen herkese Mehmet Zahid Kotku Hz.lerinden gelsin:
“Yazmak kolay, söylemek kolay ama yaşamak zordur. Allah şu gönle girmedikten sonra sözlerin hepsi boştur”.







