Zalimlik Batının karakteridir
“Hıristiyan âlemi, ‘İncil’in bile lanet edeceği zalim ve yırtıcı bir âlem oldu”. Hüseyin Ragıb Bey. Hakimiyeti Milliye 11 Mart 1921
Günümüzde Batılı zalimlerden terör örgütlerine sel gibi akan desteği görmeyen ve bilmeyen kalmadı. Hüseyin Ragıb Bey’in dediği gibi bunları İncil de lanetleyecek.
Aklıselim sahibi her insan bilir ki, Avrupalıların PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerine verdiği desteğin amacı, Türkiye’nin Müslüman olmasıdır.
Müslüman bir devlet olmamız yetmiyormuş gibi bir de kendi kendisine yetebilen ve hatta yeniden İslam dünyasının birliğine doğru giden konumda olmamızdır.
İçten ve dıştan terörün azması, esasında bu gidişe isyan içindir.
Osmanlı Devleti’nin durdurulması ve Cumhuriyetin kurulmasından bu yana, Haçlılar düşmanlıklarından bir nebze geri adım atmamışlardır.
¥
İşte I ve II. TBMM’deki konuşmalardan notlar:
“Müslüman memleketlerinin beyaz ve afif minarelerinden ezan sesleri kesilmeyecek ve İngiliz’in yıkmaya çalıştığı bu manevi kale, aksine her gün daha kuvvetli, her gün daha müstahkem olacak.”
Hâkimiyeti Milliye Gazetesinin, 17/03/ 1337 (1921) sayılı nüshasından:
“İslam istiklal dinidir, İslam uğrunda kanını akıtan, İslam uğrunda malını-mülkünü feda eden bu fedakâr millet asla ezilemeyecektir.
Allah’ın inayetiyle biz bu yaralı omuzlarımızda, bu güzel memleketimizde, ebediyen İslamiyeti yaşatacağız Ve âlemde daha birçok büyük büyük inkılaplar vücuda getireceğiz”.
¥
Evet, zalim Batı, burjuva inkılabı yaparak emperyalizme ulaşmış bir topluluktur.
Ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı toprakların yoksulluğu denizinde, kendilerine refah adası kurmuş zalimler güruhudur.
Ne yazık ki bu hakikat, 90 yıldır kimse tarafından dile getirilememiş ve seslendirilememiştir. “Hayır!” diyen bir Türkiye olunamamıştır.
Hamdolsun artık günümüzde bu gerçekleri haykıran bir Cumhurbaşkanı, terör sevici CHP ve dolgusu HDP hariç, TBMM ve hükümet vardır.
İçimizdeki Haçlı inançlılarının, “devlet-millet” düşmanlıklarının altında yatan esas sebep, bu zalimliğin dile getirilmesidir.
Sıra başında ABD olmak üzere AB ülkeleri, kendilerine boyun eğen değil, boyun eğmeyen, kafa tutmasını bilenlerden rahatsız olmaktadırlar.
¥
Zalimliği inanç esasları dâhilinde sürdüren biçare Haçlı kafataslılar, kendi varlıkları için Türkiye’yi iki yönden tehdit olarak görmekteler.
Erol Güngör bu hususu şöyle izah eder:
“Türkler her şeyden önce Hıristiyan inancı ve medeniyeti için en büyük rakip olan İslam medeniyetini temsil ediyorlar.
İkincisi; Türkler bu medeniyetin temsilcisi olarak, Hıristiyan dünyası nazarında öbür Müslümanlardan çok farklı bir mevkide bulunuyorlar”.
¥
Ülkemizde olup bitenlere bu zaviyeden bakmakta fayda vardır. Yeryüzü altüst olmadıkça, gök kubbe çökmedikçe, “Haç ve Hilal” mücadelesi sürecektir.
Hatta topyekûn “Haç” altına girsek dahi yine kabullenmeyeceklerdir. En iyisi; “Hilalimize” sahip çıkıp, onurluca mücadele etmek ve yaşamaktır.







