Yolumdan dönmem diyen bir lider
Çok açık ve net bir şekilde Haçlı seferleri ekonomik savaş olarak sürüyor.
Sıcak savaşla, darbelerle, terörle yıkamadıkları ve esaret altına alamadıkları devletimiz ve milletimizi, dıştan ve içten ekonomik olarak çökertmeye çalışmaktalar.
Bu hali; devletimize, milletimize, bayrağımıza, vatanımıza, dinimize düşman olmayan yediden yetmişe her insanımız görmekte ve bilmektedir.
İşte Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan da milletimizin bir ferdi ve başkanı olarak, “yolumdan dönmem” deyip, iç ve dış Haçlılara karşı Cumhur ittifakıyla mücadelesini sürdürmektedir.
R. Tayyip Erdoğan’ın yolu bellidir. Milletin yoludur. Bağımsızlığın yoludur. İstiklalin yoludur. İstikbalin yoludur.
Bunların tacı olan Kelime-i Tevhid Sancağı emanetini taşıyan vatanımızın, devletimizin, bayrağımızın, dinimizin hür ve müstakil bir şekilde yaşamasıdır.
Bu noktada karanlıkta ve pusta kalan hiçbir şey yoktur. R. Tayyip Erdoğan’a düşmanlık eden iç ve dış figüranlara bakalım.
Hiç biri Erdoğan’ın şahsına yahut partililere düşman değildir. Düşmanlık edenlerin tek hedefi, milletimizin emniyeti ve emaneti altında tuttuğu, Cumhurbaşkanımızın da; “Yolumdan dönmem” dediği inancımızdır.
Haçlıların ezeli ve ebedi düşmanlığı zaten Kelime-i Tevhid düşmanlığıdır. Kim ki Haçlılarla hareket ediyorsa onlar da aynı mefhuma düşmanlık etmektedir.
Tekrar edelim. R. Tayyip Erdoğan, “yolumdan dönmem” derken, Haçlılara ve bu zihniyete arka çıkanlara, milleti ve devleti teslim etmem demektedir.
•
Topraklarımızda seksen yılda milletimiz ilk defa böylesine güçlü iktidar olabilmiş; vatanına, bayrağına, toprağına, dinine, aşına, ekmeğine, dış ve iç müdahaleler olmadan sahip çıkabilmiştir.
Şu hakikati asla unutmamalı!
Haçlı Batı’nın topraklarımıza, vatanımıza ve milletimize olan husumeti, kıyamete dek sürecektir. Biz bu coğrafyaya sahip çıktıkça bağımsızlığımıza, istiklalimize karşı içerideki yetiştirmeleriyle mücadele edeceklerdir.
Bu hakikati görmek çok zor değildir. Son 50 yıla dâhi bakmasını bilenler, terör başta olmak üzere yaşadığımız ekonomik krizlere göz atsalar yeter.
Bu minvalde erken seçim istemek, büyük oyunun başka bir karanlık yüzüdür. Erken seçim demek, devleti ve milleti tökezletmek; fırsatçılara ve fesatçılara zemin hazırlayarak, kargaşa ve kaos meydana getirmektir
Erken seçim bir çözüm değil, aksine tam bir kördüğümdür. Sağduyu sahibi milletimiz uyanmıştır. Geçmişte olduğu gibi ne Haçlı Batının tuzağına ne de içeride oynanan oyunlara düşmeyecektir.
•
Ezcümle:
En büyük suçumuz Müslüman bir toplum oluşumuzdur. Batılıların ve yamaklarının akıl erdiremedikleri ve bir türlü kabullenemedikleri soru şudur:
-“Müslüman bir ülke seksen yıldır Batının hegemonyasında yaşarken, son yirmi yılda nasıl olur da böylesine gelişir ve dünyanın sayılı ülkeleri arasına girer”?
Hâlbuki Haçlıların zihnindeki Müslüman bir toplum ve ülke, onlara muhtaç halde yaşayan milletler ve sözde devletlerdir.
Haçlıların sömürdüğü ülkeler sözde ülkelerdir.







