Yılmaz Özakpınar kitapları
Ülkemizin önemli münevverlerinden, mütefekkirlerinden, ilim insanlarımızdan Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar, ardından çok önemli eserler bırakarak rahmeti Rahman’a kavuştu.
Geçtiğimiz 10 Kasım 2022 günü vefat eden Yılmaz Özakpınar, kültür ve medeniyet adına yakın tarihe ışık tutan ve tutacak olan eserlere imza attı.
Yılmaz hocanın kitapları Ötüken Neşriyattan çıkmakta. Sadettin Ökten hocanın ifadesiyle, “Yılmaz hoca ilimle meşgul olmaktan medyada yahut başka mecralarda görünmeye fırsat bulamadı yahut görünmek istemedi”.
Bu sebeple tanımayanlar için seksen dokuz yıllık hayatını eserlerindeki anlatımından özetleyelim:
Yılmaz Özakpınar; 1934’te Boyabat’ta doğdu. 1957’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nden, 1960’ta Cambridge Üniversitesi Biyoloji Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu.
1964’te doktorasını verdiği İstanbul Üniversitesi’nde 1978’de profesör oldu. Alexander von Humboldt bursu ile Köln Üniversitesi Sosyoloji Araştırma Enstitüsü’nde iki yıl, Bern Üniversitesi Pedagojik Psikoloji Bölümü’nde üç ay ve Fulbright profesörü olarak Oregon Üniversitesi Kognitif Psikoloji Laboratuvarı’nda altı ay araştırma yaptı.
1982-88 arasında Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı olarak görev yaptıktan sonra döndüğü İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden 2001 yılında emekli oldu.
Yine rahmetli Mümtaz Turhan hocanın izinden giden üç talebesinden birisiydi. Ötüken Neşriyattan çıkan eserlerini de hatırlatalım:
Kültür Değişmeleri. Psikolojinin Kavramsal Yapısı. İnsan İnanan Bir Varlık. Psikoloji Tarihi. Hafıza Yanılmaları ve İki Ayrı Hafıza Kodu Teorisi. Öğrenme Verimli Zihinsel Çalışmanın Psikolojik Koşulları. Hafıza. İnsan Düşüncesinin Boyutları. Bir Medeniyet Teorisi. İslam Medeniyeti ve Türk Kültürü. Kültür ve Medeniyet Üzerine Düşünceler.
•
Hocanın görmediğim kitaplarından birisi “İnsan İnanan Bir Varlık” isimli eseriydi. İlk cümlesi her şeyi anlatmaya yetiyor aslında.
“İnsan inanan bir varlıktır. İnsanın inanan bir varlık olmasının sebebi, aklının olmasıdır”.
Bu minval üzere inanan insanı anlatırken, bir başka sayfada şöyle diyor:
“İnsan imanla inkâr arasında duramaz. Tercih alanının hakikatinin ne olduğunu belirleme noktasında, imanın dışındaki bütün duruşlar inkâr anlamına gelir”.
“İnsan başıboş yaratılmamıştır” ilke ve uyarısına dair ise şunları söylüyor:
“Hayat durmuyor, akıyor ve bizden her an en doğru kararı ve en uygun eylemi talep ediyor. Bu nedenle, hayat rastgele yapılan eylemlerle yürümeyeceği gibi tereddütlerle de yürümez. Hayatın akışı içinde gerekli zamanlarda mümkün olan en uygun eylemler kararlaştırılmalı ve yapılmalıdır. Hayat karşısında insan çekimser kalamaz.
Demek oluyor ki, hakikat kavramını muhafaza edebilmemiz bile ancak her şeyi bilen ve her şeye kadir olan Allah’a iman etmekle mümkündür.
Allah’a iman ederek hakikatin varlığını kabul ettikten sonra o hakikatin ne olduğunu Allah’ın vahyettiği bilgilerle öğrenebilirim”.
Gerisi kitapta. Ruhu için el-Fatiha
Eserler hakkında: Ötüken Neşriyat;
0212-251 03 50 www.otuken.com.tr







