--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yıkanların gürültüsü yapanların gücü

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?

Onu en çolpa herifler de, emin ol, becerir!

Sade sen gösteriver; “İşte budur kubbe”! diye;

İki ırgatla iner şimdi Süleymaniyye

Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat, o zaman, 

Bir Süleyman daha lazım yeniden, bir de Sinan!

Mehmet Akif Ersoy

……………..

TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Uzak Asya temaslarını kapsayan; Endonezya, Yeni Zelanda ve Singapur gezisi oldukça yararlı ve yapıcı geçti.

İktidar ve muhalefet milletvekillerinin de katıldığı görüşmelerdeki ekip ruhunu mükemmel idare eden ve gidilen ülkelerde, Türkiye’nin gücünü ortaya koyan TBMM başkanının; azim, gayret ve hareketliliği, her ülkede takdirle karşılandı.

Yararlı ve yapıcı temasların tek şeytani boyutu, Türkiye’de kaynatılan fitne ve fesat haberleriydi. Haber demek doğru değil gerçi. Habercilik, namus isteyen bir iştir çünkü.

Bütün ekibin gözleri önünde, kulakları dibinde meydana gelen gelişmeleri görmeden, bilmeden, duymadan haber yaparak, içlerindeki hakareti ve kini kusan paçavralardaki, paçavra sözcülerinin yaptıkları edepsizliklere gülüp geçildi.

Yılların tecrübesiyle her kesimi ve herkesi kılcal damarlarına kadar tanıyan İsmail Kahraman, asılsız haberleri yapan bu çanakçıların, “kinlerini dinleri haline getiren ayyaş takımı” olduklarını bildiği için tebessümle karşıladı.

…………..

“Yıkanların gürültüsüne aldırış etmeden yapanların gücüne güç katmalı” inancı, İsmail Kahraman’ın ideolojisindeki ana damarlardan birisidir.

Bu noktadan hareket ederek gidilen ülkelerde, büyük bir misafirperverlikle karşılandı ve iki ülke arasındaki temaslarda yeni kapıların açılması sağlandı.

Bizden 16 bin km uzaklıktaki Yeni Zelanda’da ise hem sevinçli hem mahcup bir karşılaşma vardı.

Mahcubiyetlerinin sebebi; yüzyıl öncesine kadar Türkiye’den haberdar olmayan bir milletin, neden düşman olduklarını bilmeden, 16 bin km gelerek bize karşı savaşmalarıydı.

Bu mahcubiyetin dostluğa dönüşmesi ise sevinç boyutuydu. Yeni Zelandalılar üzüntülerini sevinçleriyle harmanlayarak heyetle yakından ilgilendiler ve her fırsatta dostluk mesajları verdiler.

……………

Uzak Asya’nın en zengin şehir devletlerinden Singapur’da ise heyet yine samimi bir atmosferde karşılandı ve faydalı görüşmeler yapıldı.

Tabii her üç ülkede de asırlık İngiliz sömürgeciliğinin izleri, hemen her noktada hissediliyordu.

Yeri geldikçe bu konuya temas eden TBMM Başkanı Kahraman; bağımsızlığını elde etmiş ülkelerin, insani kaynakları başta olmak üzere, kültürel ve ekonomik güçlerini kendilerinin kontrol edip, yabancıların boyunduruklarından kurtarmaları halinde esas bağımsızlıklarına kavuşabileceklerini vurguluyordu.

……………

Evet, merhum Akif’in de dediği gibi “yıkmak iki hamalın işi” yapmak için ise “bir Süleyman bir de Sinan gerekli”.

İşte içimizdeki ve dışımızdaki terör mayalı ihanet şebekelerinin esas düşmanlığı, ülkemizi geleceğe hazırlayan Süleyman ile Sinanlaradır.

Velhasıl; Türkiye kervanı ürümelere ve gürültülere aldırış etmeden yolundadır.  

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle