Yeryüzünde milletsiz bir devlet yoktur
Sadece bizim ülkemiz değil, esasında bütün bir dünya ve İslam âlemi, yüz yıllarca onarılmayacak büyük bir facianın eşiğinden döndü.
Rabbim yüzümüze güldü de millet ve devlet olarak asırlarca sürecek bir tehditten kurtulduk.
Tırnak üstü kadar ideolojisi olan hiçbir darbeci zihniyet; ne kendi ülkesinin ne de başka bir ülkenin meclisini bombalamaz, halkın üzerine havadan ateş açmaz.
En az elli yıl siyaset kurumu yok olmuştu. En az elli yıl demokratik bir seçim yapılamazdı.
Hangi parti olursa olsun, TBMM’ye atılan her bomba ve her kurşun, bu partilere oy verenlerin evlerine atılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı külliyesi ve devletin tüm kurumları, “milletin evidir”. Devlet ve millet oralardan temsil edilir.
Devletin kurumlarına atılan her bomba ve her kurşun, fert fert insanımıza atılmıştır. Böyle bir anlayış ancak milletsiz devletlerde olur, yeryüzünde de milletsiz bir devlet yoktur.
¥
Artık bu ihanet çetesine “Lekum dinikum veliyedin” deme vaktidir. “Sizin dininiz size, bizim dinimiz bize” deme vaktidir.
Bundan daha açık bir gerçeklik olamaz. Dini ve milli değerlerle aldatılmanın faturasını asırlarca telafi edilmeyecek şekilde ödeyecektik. Allah korudu.
Dünya milletleri içerisinde; “vatan-millet ve dini özgürlüğün” ne büyük bir nimet olduğunu, bizden daha iyi bilen bir toplum yoktur.
Yüzyıl içerisinde yapılmış bütün darbelerin faturasını en ağır şekilde ödememize rağmen, milletin ve devletin haremi böylesine tecavüze uğramamıştı.
Yeryüzünde varlığını muhafaza etmek için şehitlik şerbeti içen nadir milletlerdenizdir. İşte “vatan ve din şehitlerimizi” Cennet-i âlâya uğurluyoruz.
¥
Millet olarak bizim inanç merkezli geleneğimizde iki şey unutulmaz.
“Birincisi şehitler”.
“İkincisi düşmanlar”.
Bu iki husus, yazılı olarak tarihe geçtiği gibi sohbet toplumu olmamız hasebiyle sözlü olarak nesilden nesle bir ders niteliğinde aktarılmakta ve anlatılmaktadır.
Meydanlarda “vatan ve din nöbeti” tutan halkımız neden sabahlara kadar devleti ve milleti için nöbet tutuyor?
Geçmişini unutmadığı için. Edebiyatında, şiirinde, romanında, hikâyesinde, tarihinde ve daha çok da sözlü tarihinde, şehitlerle düşmanlarını unutmadığı için.
¥
Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Mehmet Görmez hocamızın bir güzel ifadesi vardır, şöyle diyor:
-“Sulh adı altında halka yönelik bir mefsedet (bozguncu) hareketi, bütün yönleriyle ortaya çıkmıştır. Cenab-ı Hak milletimizi korumuştur”.
Evet, hamdolsun Rabbim yardımcımız oldu. İhanetin detayları ortaya çıktıkça insanın kanı donuyor aklı şaşıyor, daha da şaşacak.
Allah’a şükür ki milli irademiz, Cumhurbaşkanından meydanları dolduran asil vatan evlatlarına kadar herkesçe muhafaza edildi.
Ezcümle; şimdi ise vatanımızın muhafazası ve milli irademizin daha da güçlendirilebilmesi için her türden kirli tezgâhlara karşı uyanık olmalıyız.







