--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yerlilik asalettir

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Millet ve devlet olarak, milli varlığımızı yeniden ihya ve inşa edecek yolun başındayız.

Yeni Türkiye’ye ve Yeni Anayasa’ya muhalefet eden kimseler, şahsi çıkarları için çizdikleri küçük dairelerden çıkıp, memleketin bütününe bakmamakta direnmekteler.

Başka milletlerin hayat tarzlarını kopya ederek yapılmış elbiseler, bizim halkımızın sırtına uymaz.

Zorla uydurmaya kalkmak da milletten ayrı düşme ve muhalif bir hal almaktır. Milletin zıddına zıddına yürüyerek yol alınmaz.

Topraklarımıza yabancılaşmanın başını çeken İttihat ve Terakkiciler de koca devleti aynı zihniyetle geriletmişlerdi.

Ellerine ne geçti? Devleti mahvettikleri gibi kendilerini de mahvettiler ve darmadağın oldular.

 “Batılılaşmanın kötü-taklit-artıkçılarıyla memleket idare edilemezdi. İşte yıllardır bu acının faturasını ödemekteyiz.

Böylesine yönsüz ve kabiliyetsiz taklitçiliğimiz yüzünden, bize inanıp güvenmesi gereken diğer dünya devletleri nezdinde de itibar kayıpları yaşadık. Geçelim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere; eksiğiyle, gediğiyle, iyisiyle, kötüsüyle, yanlışıyla, doğrusuyla 15 yıldır Ak Parti hükümetleri elinden geleni yapmaktadır.

Yerli ve milli bir ruh inancıyla bu toprakları sahiplenen MHP’nin yönetici ve seçmeninden hükümete gelen “iyi niyet ve güven” desteği, ülkemizin geneline bir istikrar ve huzur havası yaymıştır.

Her iki siyasi irade dik durmasını bilirse, millet olarak tarihten ve inancımızdan gelen gücün kaldıramayacağı yük, aşamayacağı dağ kalmayacaktır.

Mevcut duruma muhalefet eden kesimlerin göremedikleri yahut ideolojileri gereği görmek istemedikleri hakikat şudur ve belki bilerek veya öyle inanarak es geçmektedirler.

“Her toplumun kendi değer yargıları çerçevesinde bir hayat anlayışı ve ilkeleri vardır. Devlet bu anlayış ve ilkelere göre kanunlar yapmak mecburiyetindedir.

O milletin içtimai hayatına uymayan kanunlar, zarar vermekten ve zararlı olmaktan kurtulamazlar. Sonunda toplumun ahlak anlayışı fesada uğrar”.

Bu meselenin en doğrusu, TBMM’de yapılan ve büyük oranda kabul gören yasanın milletimize sorulmasıdır. Sahadan kaçmak, kaçanların kendilerine olan güvensizlikleridir.

Ahlaki sınırları zorlayarak, normal bir insanın içinden bile yapamayacağı hakaretleri, küfürleri, iftiraları; fikir ve düşünce adına Cumhurbaşkanına, siyasilere ve millete karşı ulu orta yapan kimselerin, topraklarımıza zerre kadar aidiyetleri olmadığı aşikârdır.

Zihinsel kirliliklerinin karanlığından kurtulamayan malum kimseler, milletimizin en ümmi insanlarının bile onlardan daha münevver olduğunu görmekten çok uzaklar.

Bu sebeple de bir türlü toplumla barışık yaşayamıyorlar. Kavgayı, kargaşayı, terörü, ihaneti, kendilerine meslek ediniyorlar.

Yerlilik asalettir. Milli olmak ve milli kalmak asalettir. Bu topraklar üzerinde verilen İstiklal Mücadelesinin temeli, yerlilik ve millilik asaletiyle atılmıştır.

Kendi milli esaslarımızın korunması gerektiğini, halk olarak bu esaslara dayanıp, geleceğimizde söz sahibi olmaktan başka çıkar yolumuz olmadığını bilmek ve sahip çıkmak, millet olarak asli görevimizdir. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle