--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yazıcızâde Kardeşler -2-

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

 

Dün sözünü ettiğimiz kitabın Ötüken Neşriyat’tan çıktığını yazmış, eser hakkında bilginin bugüne kaldığını ifade etmiştim.

“Muhammediyye”, Yazıcızâde Kardeşlerin Türk-İslam medeniyetine bir armağanıdır. Muhammed Efendi böyle bir eserin yazımının, Efendimiz (s.a.v.)’i rüyasında görmesiyle başladığını ifade eder.

Kitabın yazarı Mehmet Bilal Yamak da Yazıcızâde Kardeşlerin eserlerini, “Osmanlı’nın kurucu metinleri” ifadesiyle izah etmektedir.

Yazıcızâde Muhammed Efendi (ö. 855/1451) ve kardeşi Ahmed-i Bîcân (ö. 870/1466’dan sonra), Osmanlı tasavvuf tarihinin temsil gücü yüksek iki ismidir.

Yazıcızâde Kardeşlerin kitaplarının, yüzyıllarca Osmanlı coğrafyasında ve dışında okunmuş, üzerlerine şerhler yazılmış, hatta Türkçenin haricindeki dillere de tercüme edilmiş olduğunu tekraren söyleyelim.

Aynı zamanda Hacı Bayrâm-ı Velî Hz.’lerinin de derviş ve halifelerinden olan Yazıcızâde Kardeşlerin eserleri arasında, özellikle Muhammed Efendi’nin manzum “Muhammediyye”, Ahmed-i Bîcân’ın ise mensûr Envâru’l-Âşıkîn adlı eserleri; Osmanlı uleması, sûfî çevreler ve halk tarafından en çok okunan, okutturulan kitaplar arasındadır.

Yazıcızâde Kardeşler, eserlerinin merkezine aldıkları Peygamberimiz (s.a.v) sevgisinin, sözlü-yazılı Osmanlı kültür ve tarih havzasında yayılmasında çok önemli katkıda bulunmuşlardır.

Bu kitapta; Yazıcızâde Kardeşlerin hayatları, eserleri, tasavvufî görüşleri ve Osmanlı’ya tesirleri detaylı şekilde incelenmiştir ve hatta Yazıcızâde Kardeşlerin daha önce gün yüzüne çıkmamış bazı eserleri de tahlil edilmiştir.

Aynı zamanda birerİbn Arabî şârihi olan Yazıcızâde Kardeşlerin eser ve fikirlerinin bu denli tesirli olmasının tasavvufî, edebi, siyasi ve sosyolojik sebepleri de yine kitabın başlıca konuları arasındadır.

Kitapta çok yönlü yaklaşımlarla inceleme konusu olan bu eser, yalnız Müslümanlar tarafından değil; gayrimüslimlerce de nazar-ı itibara alınmıştır.

Bugün günümüzde Efendimiz (s.a.v.)’e duyulan samimi sevgi ve bağlılığın temeli yüzyıllar ötesinden atılarak gelinmiştir. Muhammediye yüzyıllarca camilerde okutulmuştur.

Yazıcızâde Kardeşlerin eserlerinin farklı çevrelerde bu kadar ilgi görmesinin diğer bir sebebi de; “Nur-ı Muhammedî” anlayışı etrafındaki fikirlerini ilmîlikten ödün vermeden kolay anlaşılır bir üslupla sunmuş olmalarıdır.

Onların en çok vurgu yaptıkları anlayış, “Nur-ı Muhammedî” ve “Hakîkat-ı Muhammediyye’dir”.

Varlık mertebelerini ele aldıkları yerlerde üzerinde en çok durdukları husus, “taayyün-i evvel” ve dolayısıyla “Hakîkat-ı Muhammediyye’dir’.

Ezcümle:

Eseri en güzel anlatan şu ifadelerle tavsiye edelim:

Yahya Kemal Beyatlı’nın; Osmanlı Türklerinin, Rumeli topraklarını Mesnevî okuyarak ve bulgur pilavı yiyerek fethettiklerine dair tespitindeki “Mesnevî” kelimesi sadece bir esere değil, Mesnevî’nin zımnındaki tasavvufi manaya da delalet etmektedir.

Özellikle Moğol istilasından sonra bu meş’ûm vakıanın ve diğer manevi tesirlerin Anadolu’ya sevk ettiği sufilerin etkinlikleri; Osmanlı Devleti’nin sosyal, iktisadi ve entelektüel zeminini hazırlamış ve hitamına kadar devlet, bu zemin üzerinde ayakta kalmıştır.

 Kitap hakkında: Ötüken Neşriyat; 0212-251 03 50 [email protected]

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle