Yazıcızâde Kardeşler -1-
Karındaşım var idi adı Bîcân
Bana tergîb ederdi derdi ey cân
Bilirsin yok vefâsı rûzigârın
Ko senden sonra pes bir yâdigârın
(...)
Dedim Bîcân’a imdi ben dahi gel
Çü düzdüm bu kitâbi sen dahi gel
Bunu Türkî diline dönder imdi
Yayılsın İl’e şehre gönder imdi.
Bu mısralar, “Yetişsin sözlerim mülk ü diyara” temennisiyle yola çıkan Gelibolulu Muhamed Efendi ve Ahmedi Bîcan kardeşler hakkında yazılmış bir kitaptan.
Eser, Ötüken Neşriyattan çıktı. Müellifi ise Kırklareli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Mehmet Bilal Yamak.
Gelibolu’da metfun bulunan Muhammed Bîcân ve Ahmedi Bîcân kardeşler, Devlet-i Aliye’nin en geniş sınırlarında tanınan, bilinen ve okunan iki âlimdir.
Muhammed Bîcân’ın “Muhammediyye”, Ahmedi Bîcân’ın, “Envâru’l Âşıkîn” isimli eserleri ve daha çok tabi “Muhammediyye” kitabı, Selçuklulardan Osmanlı’ya geçiş sırasında Cihan Devleti’nin kuruluşuyla birlikte, devletin Padişahtan tebaaya kadar her kesiminde okunmuş, okutulmuş ve takip edilmiştir.
Muhammedi Bîcân ve Ahmedi Bîcân’ın hayatına ve eserlerine dair bugüne kadar çeşitli çalışmalar yapılmışsa da en derli toplusu, Mehmet Bilal Yamak’ın kaleme aldığı, “Yazıcızâde Kardeşler” isimli eser olmuştur.
Osmanlı fetihlerini gerçekleştirirken; toprağımız olsun, zenginliğimiz artsın, başka milletlere hükmedelim, onları idare edelim, mal-mülk sahibi olalım diye fethetmemişlerdir.
Fetihlerin hepsinin öncelikli gayesi, hedefi, “Kelime-i Tevhidin” yayılması ve yaşanılır kılınması olmuştur. Bütün mal-mülk-makam-mevki ve benzeri dünyalıklar, bu inancın neşvünema bulması için kullanılmıştır.
Yazıcızâde Kardeşlerin eserleri de bu manada tüm Osmanlı coğrafyasında Padişahlardan, hanım sultanlara, devlet hizmetinde bulunan bütün yönetim kadrolarından halka kadar camilerin, tekkelerin, zaviyelerin bulunduğu her yerde okunmuş, her evde “Muhammediyye” yer almıştır.
•
Yazıcızâde Kardeşler, Cumhuriyetten sonra pek çok âlimlerimiz gibi unutulmuş, unutulması için hususi gayret gösterilmiş, benzeri muhtevalı eserler CHP döneminde “yasak yayınlar” olarak addedilmiş, Batılı ülkelere kilo ile satılmış, önemli kısmı da ısınmak için zaman içerisinde iş yerleri ve konutlarda yakılmış.
Böyle bir kültür, tarih ve insan kıyımı ve yangınını bizden başka dünyanın hiçbir ülkesinde bulamazsınız. Üstelik dünyanın en geniş kültür ve tarih havzasına ve medeniyetine sahip bir ülkede!
Bugün dünyanın hangi ülkesinde hangi kütüphanesine giderseniz gidin, oralarda Osmanlı medeniyetini ve yönetimini anlatan eserler bulursunuz.
Neyse, dili budanmış, dini bulandırılmış bir millet olmanın acısını ancak diline ve dinine sahip çıkanlar anlayabilir. Bunu anlamayanlar ise sadece düşmanlık ederler.
Kitabın tanıtımını yarına bırakarak şu bilgiyle sözü noktalayalım:
Muhammed Bîcân ve Ahmedi Bîcân kardeşlerin kabri şerifleri, Çanakkale’nin Gelibolu ilçesindedir. Osmanlı devrinde Gelibolu’ya tayin edilen mutasavvıflar önce hamama gider, sonra Yazıcı Kardeşlerin kabirlerini ziyaret ederlermiş vesselam.







