--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yatırımlar ve kahvehaneler

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Şimdi şöyle beylik laf edenler olsa hepimiz kızarız. “Esasında ülkemizde işsizlik yok”. İtirazları peş peşe sıralarız.

Aslında haksız sayılmazlar. Belki şöyle denilebilir; “Memleketimizde iş beğenmeyen işsizler çok”.

Mesela devlet kurumlarında işçi veya memur olduğu halde yine her türlü iş müracaatına başvuranların yüzde sekseninin yine devlette olduğunu biliyor muyuz?

İstisnasız bütün milletvekilleri, parti yöneticileri ve belediye başkanlarının hemen hepsinin ajandası, kurum değiştirmek isteyen isimlerle dolu.

“Marifet iltifata tabi” derler. Marifetin bittiği yerde ne iltifat ne bereket ne huzur ne de çalışma/başarı arzusu ve isteği kalır.

Emanetin ehline teslim edilmediği yerlerde, iş beğenmeyenler çoğalır ve sürekli “haksızlıkla hak arayışında bulunurlar. Haliyle ülkenin başını ağrıtırlar.

Emaneti ehline teslim etmemek, ihanete kurban gitmektir. 15 Temmuz’da bunun en canlı örneğini yaşadık ve yaşıyoruz.

Ülkemizdeki işsizlik meselesine bir de şu zaviyeden bakalım.

Bir “rızkını kovalayanlar var”. Bir de “rızkını kovanlar”. Rızkını kovalayanlar, hangi ortamda olursa olsun, rızıklarını kazanan mutlu insanlardır. 

“Rızkını kovanlar ise hem maddi hem manevi, kendilerine ve içinde yaşadıkları çevreye devamlı zarar veren şikâyet makinelerine dönüşmüş kimselerdir.

Mesela onlarca örnekten biri. Antalya Akdeniz organize sanayi bölgesinde, aylık 3000 TL’ye 1000 işçi alınacakmış fakat bir tek müracaat yokmuş.

Ayrıca tarım sektöründe 5 milyon işçi açığı varmış. Şaka gibi gelebilir, inanılmayabilir ama tarım sektöründe 5 milyon çalışacak insana ihtiyaç bulunmaktaymış. Geçelim.

Hükümet başındaki yerli ve yabancı her türden terörizme, ihanete, engellemelere, takozlara, kösteklere, riyakârlık ve binbir ikiyüzlülüğe rağmen, hız kesmeden yatırımlara devam etmekte.

Önceki gün Başbakan Binali Yıldırım, yine önemli bir kalkınma hamlesini başlattı.

“Cazibe Merkezleri Programı” kapsamında, ön taleplerin alındığı 28 Kasım 2016-11 Ocak 2017 döneminde, 23 il için bin 200 müracaat yapıldığını, toplam yatırım tutarının 19 milyar 600 milyon lira ve öngörülen istihdamın da 112 bin 400 kişi olduğunu söyledi.

Umarız ki, bu yatırımlar gerçekleştiğinde çalışacak insan bulunabilir. Rızık peşinde koşanlar yerleşir de “rızık kovan” iş öteleyenlerin tufanına uğramazlar.

Yazının başlığındaki kahvehane kısmına gelemeden yazı bitecek. Oraya döneyim.

Bizdeki çalışabilecek insan gücü, maalesef; “az parayla çok vakit geçirilebilen” kahvehanelerde oturmaktalar.

Peki, Türkiye’de kahvehane sayısını biliyor muyuz? Söyleyelim: “700.000”i bir hayli aşmış durumda.

Ya İstanbul’da? “34.000”. Ankara’da? “21.000”. İzmir’de? “7.000”.

Her kahvehanede asgari 10 ila 80 arasında insanımızın saatlerce oturduğunu düşünürsek ne büyük bir güç kaybı değil mi?

Bu kadar insanımızın hiç mi üretime katkısı olamaz?

Kalkınmayı ve ekmeği sadece devletten beklemek, millet olma ülküsüne ters düşer.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle