--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yanlış İliklenen Düğme

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Kar suyundan süzen çeşme, göl olmaz 

Gül dikende biter, diken gül olmaz 

Vız vız eden her sineğin bal’olmaz 

Peteksiz arının balı yalandır”.

………………..

Âşık Veysel’in “Aldanma” adlı şiirinin bu dörtlüğü, hayata dair emellerimizin ve amellerimizin düğmesini yanlış ilikleyenlere güzel bir uyarısıdır.

Hemen hepimizin hayatında bir veya birkaç defa yanlış iliklenen düğmeler vardır. Bayramlar bu iliklenen yanlış düğmeleri doğru yere iliklemek için “belki” fırsat olabilir.

Çünkü hepimiz kolay kolay ne kendimize ne de başkasına karşı yanlış iliklediğimiz düğmeleri itiraf etmeyiz.

Hâlbuki itiraf etmek ve hatadan dönmek öyle faziletli bir iştir ki, insan hem kendisinin hem karşısındakilerin özgüvenini artırmış olur.

• 

Biliyorsunuz günümüzün en kolay ve en ucuz işi, nasihat etmektir. Bu yüzden; konuşanımız çok, dinleyenimiz azdır. Yazanımız çok, okuyanımız azdır.

İşte size bir yanlış ilikleme örneği.

-“Ne demek konuşanımız çok, dinleyenimiz az. Konuşanlar çok iyi konuşuyor da dinleyenler mi anlamıyor?

Yazanımız çok, okuyanımız azmış. Yazanlar çok iyi yazıyor da okuyanlar mı anlamıyor”? Haydi bakalım nasıl çıkacağız bu işin içinden.

İşte hayatımızın hangi safhasında olursa olsun, bir düğme/söz yanlış iliklenince/söylenince, böyle eni sonu gelmeyen kör kuyulara düşülür. Geçelim.

Günümüzde yanlış iliklenen düğmelerin en çok görüldüğü yer, evliliklerdedir.

Büyük kentlerdeki evliliklerin büyük kısmı, gençlerin “birlikte olmaya” karar verdikten sonra nikâh günü almak için belediyede müracaat etmeden önce, ailelerine; “Biz evleniyoruz” diye haber vermeleriyle başlar.

Belediyeler işi daha sağlama alır ve hiç olmazsa belge ister. Yazık aileler “bilgi” dahi isteyemeden, “gönülsüz ve isteksiz” ama “gönüllü ve istekliymiş” gibi rol yaparak, evlatlarının isteklerine uyarlar.

Oysa her iki taraf da bal gibi bilmektedir ki, bu tür “birlikteliklerin” büyük ekseriyeti, aileler tarafından tasvip edilmemektedir.

Gençlerin yarınlarını ve ailelerini hiç hesaba katmadan, akıl ve kalplerini dışlayıp, nefsi arzularına uyarak, öyle yanlış ilikleri düğmelerler ki, ömürleri boyunca hem kendileri hem aileleri, bu yanlış iliklenen düğmelerin faturasını öderler.

Maalesef böyle ilişkilere “evlilik” değil, “birlikte yaşamak” denilmektedir. Yani “Peteksiz arının bal yapacağına” inanılmış olunur.

Bayramda bu tür laflar edilmez biliyorum ama bayram ziyaretlerinde söz dönüp dolaşıp, bir şekilde yanlış iliklenen düğme mağdurlarına gelir.

“Düşmez kalkmaz bir Allah’tır” der aksakallarımız. Yanlış ilikleme yapanların ruh hallerini bilmekte fayda vardır.

Yanlış ilikte ısrar edenlerin ortak yanları şudur:

Ruhi ve ahlaki çöküş içerisinde yaşarlar. Her şeyden şikâyet ederler. Taklit, özenme, benzeşme ve bilmediği her şeyi reddetme gibi rahatsızlığa müpteladırlar.

Böylelerini güler yüz, hoşgörü ve sabırla karşılarsak, bayrama zarar vermemiş oluruz. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle