--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yalan Dünyanın Yalancılarıyız

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Dün ebedi sanılarak yapılan bir yapıyı gezdim de...

Yalan dünyanın yalancılarıyız. Hepimiz bu dünyanın yalan olduğunu söylemez miyiz?

Peki, o zaman bu hırs niye? Bu öfke niye? Bu geçimsizlik niye?

Aileden başlayarak, akrabalarla, komşularla tanıdık tanımadık insanlarla bu kadar gürültü patırtı niye? Ahiret gerçeğini öteleyerek, dünyaya amansızca abanmamız niye?

Elbet soruların çok cevabı vardır. Yine herkes kendi dağarcığındaki, heybesindeki bilgi birikiminden harman yaparak cevap verebilir.

Hepimizin cevabı kendi ekseninde doğrudur ve mutlak (!) haklıdır. Yanlış veya yalan dememiz, tartışmaya sebep olabilir. Geçelim.

¥

Dünyalıklarımızı kaybetmekten korktuğumuz kadar ahiretimizi kaybetmekten korkuyor muyuz?

“Ne olur kimse korkuyoruz” demesin. Diyenler olursa, lütfen kendilerini vicdan terazilerinde bir tartsınlar.

Adil olmadığımız, hak etmediğimiz, bile bile yanlış yaptığımız, nefsimizi aşamadığımız dünyalık işlerimizi, dinimize uydurmaktan yorgun ve bitap düşmekteyiz.

Sanki dinimizi yaşamak için değil de işlediğimiz gizli yahut açık hataların üzerini örten libas haline getirdik.

Yanlış anlaşılmasın yukarıdaki ifadelerimin asla belli bir hedefi yoktur.

Ne şucuları ne bucuları ne de “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” tarzı bir ima ile zinhar kimseleri kastediyor filan değilim.

Öncelikli adres benim kendi nefsim. Üzerine alınacaklar var ve “Haklısın aynı yalancı duruma biz de düşüyoruz” diyenler olursa ne ala. Geçelim.

¥

Bir de ölümün hakikatine inanmakta güçlük çekiyoruz.

Bir yakınımız öldüğünde, dünyanın boş ve yalancı olduğuna öyle inanıyoruz ki, yalnız nasıl oluyorsa bu “yalancılık ve boşluk”, miras meselesine gelince dünya birden ebedileşiveriyor.

Ebedileştirmek istediğimiz ama aldığımız ve verdiğimiz nefesimizi dahi kontrol edemediğimiz dünya yolculuğumuza, şu sözlerle devam edelim.

¥

“Cihanın büyükleri hep öldü. Hepsi de ölüme baş eğdi. Binlerce nimet ve makamdan, götüre götüre en son bir kefen götürdüler”.

“Felek seni yukarılara çıkardı diye övünme! Aynı felek, ne uluları da yerle bir etti. Bu cihan bir yalandır, ona bağlanan da yalancı”.

“Nifak diyarından iman diyarına mesafe bir nefesten ibarettir. Şüphe âleminden Yakîn âlemine olan mesafe de gene bir nefesten ibarettir. Şimdi yaşamakta olduğun dakikayı fırsat bil; çünkü hayatımız da bir nefesten ibarettir”.

“Ehliyetli kimselere canım feda olsun! Böyle bir kimsenin ayağına başımı koysam caizdir. Gerçekten cehennem nedir, bilmek ister misin? Dünyada cehennem, ehliyetsiz kimselerle konuşmak, onlara inanmak ve onlarla birlikte olmaktır”.

“Mümin ülfet sahibidir. Ülfet etmeyen (kaynaşmayan) ve ülfet edilemeyen (kendisiyle kaynaşılamayan) kişi de hayır yoktur”.

¥

Evet, iyi ki faniyiz. Ya ebedi olsaydık. Efendim bu mesele bir muhakeme denizidir. Eğer yüzme biliyorsak girelim, yoksa yüzme öğrenelim. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle