--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yabancı Yardım Kuruluşları Hemen Kovulmalı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Urfa’da sıkça dile getirilen konuların birisi de Gaziantep başta olmak üzere Güney ve Güneydoğu’daki il ve ilçelerde konuşlanan yabancı yardım kuruluşlarının “yardım değil ihanette” bulundukları hususuydu.

“Avrupalı yardım derneklerinin göstermelik yardımları dışında esas ajanlık yaptıklarını ve yerli halk ile mültecileri eğittiklerini bilmeyen yok” deniliyordu.

Bol paralı bu kuruluş temsilcilerinin beş yıldızlı otellerde konaklayıp, lüks araçlarla ve çok amaçlı özel sekreterlerle her türden ihanet faaliyeti yürüttükleri aşikârmış.

Elbet bunları devletimizin istihbarat birimleri de biliyordur ve çeşitli önlemler alıyordur ama “sokakta bu kadar açık ve net konuşuluyorsa, neden daha hızlı önlem alınmıyor” diye ülkesine ve milletine karşı duyarlı insanlarımız sorguluyor.

Önceki gün Cumhurbaşkanımız da konuşmasında yabancı ajanlara dikkat çekmişti. Sadece yardım kuruluşu adı altında faaliyet yapmıyorlar ki, siyasi ve ekonomik sahalarda da iş başındalar.

Bu durum karşısında şu soru soruluyor:

- “Eski Türkiye değiliz artık. Bu hainler topluluğunun ajan olduklarını bildiğimiz halde neden ellerini kollarını sallaya sallaya, memleketimizde cirit atmaktalar?”

¥

Mesela yardım kuruluşlarından birisinin raporundan söz edildi. Dalga geçer gibi dokuz tane çocuk bezi dağıttıklarını raporlarına yazmışlar.

İlgili yabancı yardım kuruluşları yahut bizim ilgili devlet birimlerimiz bu teşkilatların şimdiye kadar ne tür yardımlar yaptıklarını kamuoyu ile paylaşsalar keşke.

İlgili ajan kuruluşların asıl icraatlarının, mültecilerle yerli halktan kendilerince uygun buldukları kişileri, Haç ve Hilal merkezli ciddi bir eğitime tabi tutmalarıymış.

Bir diğer eylemleri de mülteciler arasında araştırma yaparak; doktor, hukukçu, mühendis ve benzeri meslek erbaplarını testten geçirip, kendi ülkelerine transfer etmeleriymiş.

Mesela Urfa’da Suriyeli bir beyin cerrahını bizim yardım kuruluşlarından birisi eve yerleştirmiş ama çalıştıracak hastane bulamamışlar, “Çalıştırma yetkimiz yok” demişler.

Haliyle ilgili ihanet teşkilatları devreye girerek kendi ülkelerine göndermişler.

AB’nin düşmeyen maskesi kalmadı. Vatandaş bu misyoner kuruluşların finansörlerinin de kim olduklarını biliyor ve büyük sermaye sahibi Yahudilerle Mason teşkilatlarının olduğunu söylüyor.

¥

Namuslu ve vicdanlı her insanımızın bildiği gibi Avrupa’nın Haçlı zihniyeti hortladı. İkiyüz yıldır besledikleri kin ve nefretlerini kudurgan bir şekilde kusmaya başladılar.

Yerli ve yabancı Türkiye düşmanlarıyla işbirliği halindeler. Bilumum terör örgütlerini sahiplenmekte ve açık açık da bu hallerini izhar etmekteler.

Bu kadar net tavırlardan sonra hala AB’den farklı niyet beklemek safdillik olmaz mı? Seksen yıldır içeriden ve dışarıdan soyularak yaşamadık mı zaten.

Bugüne kadar hangi afette AB’den bir yardım gördük. Şimdiye kadar hangi yaramıza merhem oldular. Kaşıkla verip kepçeyle almadılar mı?

Biz birbirimizin karnını doyururuz, yabancı kuruluşların insanlığı onların olsun. Hepsi birden defolup gitsinler. 

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle