Vefa insanları Recep Tayyip Erdoğan ve Asaf Ataseven
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bir vefa insanıdır.
“Vefalı insanlara ancak vefa sahibi kimseler sahip çıkar” ilkesi gereği, Cumhurbaşkanımız Erdoğan yine vefasını göstermiştir.
8 Eylül 2008 günü rahmeti rahmana kavuşan Prof. Dr. Asaf Ataseven’in ismi, hafta sonu hizmete giren Marmara Üniversitesi Hastanesine verildi.
Açılışını Cumhurbaşkanımız, Sağlık Bakanımız, Asaf hocanın kıymetli hanımı Dr. Gülsen Ataseven ve damadı Ülker Grubu Başkanı Murat Ülker birlikte yaptılar.
Bu öyle bir vefa borcu ödemesi ki, ancak kalbi ile dili arasında ahlaklı köprü kurabilenler anlar.
•
Asaf Ataseven hocayı ve değerli zevcesi ablamız Dr. Gülsen Ataseven’i yakından tanıdım, sevdim, bildim ve sohbetlerimizi yazdım.
Asaf Ataseven hocayla tıp dâhil her hususta konuşabilirdiniz. Yerli ve milli bir doktor, yerli ve milli bir münevver, mütefekkir, yerli ve milli bir vakıf insan arandığında onun ismi listenin başına yazılırdı.
Kendisini Devlet-i Aliye’nin ve bugünün bir emanetçisi olarak görür, iş ve özel hayatının bütününde emanet kavramını harfiyen uygulardı.
Asaf hocanın tıp tahsili ve son nefesini verdiği anına kadar; “vatanımıza-bayrağımıza-milletimize ve dinimize” olan kayıtsız şartsız bağlılığı yüzünden çekmediği çile kalmamıştır.
Özellikle 28 Şubat döneminde çilesi öyle çekilmez hale gelmişti ki, devrin vesayetçi askerlerinden, hukukçularından tutun da cüzdanlarını ve imtiyazlarını put edinen medyadaki gazeteci-yazar-patron müsveddelerinden ve siyasilerinden çekmediği kalmamıştı.
•
Neydi Asaf hocaya karşı böylesine kindar duruşları:
Birkaçını söyleyelim: Öncelikle imanı bütün bir insan oluşuydu. Hanımı Dr. Gülsen Ataseven’in de aynı şekilde hareket etmesiydi.
Bu cehalet yüklü kadavralara göre, “tıp okumuş insanlar nasıl olur da Müslümanlığı önceleyebilirdi”?
Kendilerinin bu hale nasıl geldiklerini sorgulamak yerine, Müslüman bir ülkede Müslüman doktorları sorguluyor ve cezalandırmak istiyorlardı.
Hele Gülsen ablanın yaşadıkları, Asaf hocanın yaşadıklarından daha berbattı ama şimdilik onun sırası değil. Belki Gülsen abla hatıralarını yazıyor yahut yazdırıyordur.
Asaf hocanın en büyük suçu şuydu. Aksaray semtindeki Vakıf Gureba Hastanesini, vakıf senedine göre yeniden kurmak ve çalıştırmaktı.
Yahu hangi dilden, dinden, ırktan olursa olsun, insanlığa hizmet etmek için bir hastanenin yeniden ayağa kaldırılmasına çalışan birine nasıl düşman olunabilir?
II. Mahmud’un hanımının kurduğu bu hastanenin o dönemki vakıf şartnamesini, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden buldurup bu şartnameye riayet ederek hastaneyi halkın hizmetine sunmak istiyordu. Hamdolsun tüm engellere rağmen gerçekleştirdi.
•
Ezcümle:
Tekrar soralım. Böyle bir hizmete normal bir insan karşı çıkar mı? Hocanın bu eşkıyalıkları kabullenemediğini ve ağladığını bilirim.
Rabbim Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve emeği geçenlerden razı olsun. Vefa hayânın bir şubesidir.







