--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Vatan odur ki toprağı işlene

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Toplum olarak bizim inanç örgümüzün içerisinde yer alan önemli dayanak noktalarından birisi de toprağın bir “nimet” olarak bilinmesi ve inanılmasıdır.

“Nimetin” muhafazası ve devamı için ise gerekli olan öncelikli şart, nimete “emanet” gözüyle bakılmasıdır.

Bizde “emanet” anlayışı, “namusla” bir tutulur. Emaneti sahiplenmek, namusu sahiplenmektir. 

Bu sebeple vatanımızı oluşturan bütün unsurların her birisi, ayrı ayrı nasıl nimet ise bu unsurların başında gelen toprağımız da elbet en büyük nimet ve en büyük emanettir.

 “Vatan odur ki, toprağı işlene” denilir. Toprağı işlemek, sevmek ve sahiplenmek, emanet bilincimizin vicdanımıza yüklediği önemli bir ödevdir.

Hafta sonu, Anadolu’muzun verimli topraklarından önemli bir kısmını teşkil eden Trakya bölgemizdeydim.

Büyük şehirlerdeki hayatın, insanın bütün uzuvlarına hücum ettirdiği; “göz kirliliği, söz kirliliği ve zihin kirliliğinden” biraz arınmak ve dağın, taşın, toprağın sükûnetini yaşamak üzere Kırklareli, Pınarhisar, Vize ve Lüleburgaz dolaylarındaydım.

Toprak da insan gibi bir canlıdır. Bakıldıkça, sahip çıkıldıkça, bol bol ürün verir, küsmez, darılmaz, eskimez, yorulmaz, yeter ki, sahiplenildiğini bilsin” denilir.  

Anadolu’muzun her köşesinde olduğu gibi Trakya bölgemiz de tarihi boyunca savaşlardan ve göçlerden nasibini almıştır.

Balkan Savaşları sırasında göç eden milyonlarca insanımız, bu topraklarda rahat nefes almış, geniş coğrafyamızdan, küçülen coğrafyamıza avdet etmişlerdir.

Trakya’mız; “acının sevince”, “gözyaşının gülümsemeye” “çaresizliğin çareye” dönüştüğü önemli tarihi istasyonlarımızdan birisidir.

İşte bu duraklardan ilki, Lüleburgaz’dır. Lüleburgaz topraklarını işleyen en büyük tarım işletmelerinden birisi ise TİGEM’dir.

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü olarak bilinen TİGEM,  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın kuruluşudur.

Lüleburgaz’daki işletmenin adı ise “Türkgeldi” tesisleri olarak bilinmektedir. “Türkgeldi” ismi de Balkan Savaşlarında gelen göçler sebebiyle konulmuştur.

Tüm yurt çapındaki çeşitli işletmeleriyle, tarım ve hayvancılıkta çiftçimizin önemli bir ihtiyacını gideren Türgeldi tesisleri, 18 bin dönüm bir araziye sahiptir.

TİGEM’leri tanımadan önce, “Devlet çiftçilik mi yapar, hayvancılık mı yapar” sorularına sesimi çıkarmasam da “yapmaz, yapmamalı” diyenlerin yanında yer alırdım.

Geçen yıl TİGEM’in Bursa “Karacabey”, bu yıl da Lüleburgaz “Türkgeldi” tesislerini tanıyınca, ısrarla; “devlet çiftçilik de yapmalı, hayvancılık da yapmalı”, diye anlatmak ve yazmak istiyorum.

Biz toprakçı bir milletiz, tarihimiz ve medeniyetimiz toprağa bağlı değerlerle örülmüştür, toprağa bağlı yaşamaktan başka çıkar yolumuz yoktur.

Şehirlerde betonlar arasına sıkışmış, ayakları toprağa basmayan, elleri toprağa değmeyen; sebzelerin, meyvelerin sadece adını bilen, her istediklerini marketlerde bulabilen, sonra da kalkıp, medyanın çeşitli araçlarında, “memleket uzmanı” kesilenlere göre devlet ve millet adına ahkâm kesmenin ne kadar ucuz ve kolay olduğunu gördüm vesselam.

Türkgeldi TİGEM yarına.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle