--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Uzun Beyaz Bulutlar Ülkesi Yeni Zelanda

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Yeni Zelanda, “Uzun Beyaz Bulutlar Ülkesi” olarak anılıyor.

Hakikaten Başkent Wellington’ın üzerinden gece ve gündüz, “uzun ve beyaz bulutlar” hiç eksik olmuyor.

Burası için; “şairleri, hikâyecileri, romancıları bol ülke” derler, sanırım salına salına ülkenin üzerinde gezinen ama hiç gitmeyen uzun ve beyaz bulutlar etkili olsa gerek.

Birkaç defa dile getirdim. Eğer Çanakkale Savaşı olmasaydı, belki de varlıklarından uzun süre haberdar olmayacağımız bu ülke ile Türkiye’nin dostluğu savaşla başlamış.

Tabi dostlukları pekiştiren esas unsur iki ülkenin dış temsilcileridir. Bizim Yeni Zelanda’daki elçimiz, bugüne kadar sadece uzaktan gördüğüm büyükelçilerden çok farklıydı.

Büyükelçimiz Damla Yeşim Say hanımefendi, Monşer görünümlü, burnundan kıl aldırmayan, elçilik kapısına gelen vatandaşlarımızı, güvenlik kulübesinden öte geçirmeyen elçi ve konsoloslara hiç benzemiyordu.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile ne kadar yakından ilgilendiyse, heyetteki herkese karşı ataerkil bir ailenin en büyüğü gibi samimiyetini esirgemedi.

Mesela Singapur Büyükelçiliği konutundaki “yemeğe kravatlı gelinmeli” krizine benzer bir kriz yaşamadık.

Oysa Yeni Zelanda Büyükelçimiz Damla Yeşim Say; “Burası bütün bir Türkiye’nin evidir” diye konutunda verdiği “hoş geldiniz” davetinde, kendi elleriyle heyete ikramlarda bulundu. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “yerli ve milli” imajına uyan bir büyükelçiydi.

CHP’nin istibdatçı büyükelçi tiplerinden kurtulup, böyle millet-devlet misyonunu üstlenmiş, kendi yurttaşlarına tepeden değil, yüz yüze, göz göze bakabilen konsolos ve elçilere ihtiyacımız var.

Aslında Singapur ve Endonezya’da zülf-ü yâre dokunacak bir takım meseleler oldu ama TBMM başkanımıza hürmetimizin gereği sükût etmek düşer.

Yeni Zelanda hakkında kısa bilgilerle sözü noktalayalım.

Yeni Zelanda’nın yerlileri Maorilere göre ataları bu topraklara balinanın sırtında gelmişler. Bu sebeple Maoriler yakalarına balina dişi takıyorlar.

Resmi bilgilere göre ise Yeni Zelanda’nın yerlisi Maoriler, 1200 yıl kadar önce Doğu Polinezya’dan gelmişler.

İngiltere Yeni Zelanda’yı 1839’da ilhak etmiş, bu tarihten sonra ülkeye Avrupalı yerleşimcilerin göçü hızlanmış.

Birleşik Krallık ile Maoriler arasında 6 Şubat 1840 tarihinde imzalanan “Waitangi Antlaşması” ile Yeni Zelanda resmen Britanya kolonisi olmuş, Maoriler Britanya İmparatorluğu tebaası olmayı kabul etmişler.

Çanakkale Kara Savaşları Yeni Zelanda’nın ulus olma süreci bakımından oldukça büyük önem taşımaktaymış.

Gelibolu yarımadasını “kutsal bir mekân” olarak kabul ediyor olmaları nedeniyle her yıl ülkemize ortalama 20 bin Yeni Zelandalı turist gelmekteymiş.

Ticari hacmimiz; 2014 yılında 71,85 milyon dolar ihracat, 72,53 milyon doları ithalat olmak üzere toplam 144,38 milyon dolar olarak gerçekleşmiş.

2015 yılında ise 90,10 milyon doları ihracat, 62,70 milyon doları ithalat olmak üzere toplam 152,8 milyon dolar olmuş.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle