--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ulu Hakan ve Necip Fazıl

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Ve bir gece... Onun için daima sırlarla dolu Mayıs ayında bir gece, (25 Mayıs 1983) yatağında doğrulup, elâ gözlerini pencereden dışarıya, derin karanlığa dikti.

Ne gördü ki; pembeden daha kırmızı dudakları hafifçe kıpırdadı: “Demek böyle ölünürmüş”!.. Mehmet Kısakürek.

¥

Allah rahmet eylesin, Üstad Necip Fazıl’ın Rahmet-i Rahman’a kavuşmasının üzerinden 33 yıl geçti. Müslüman her yüreğe ektiği fikirler aralıksız meyvesini vermektedir.

Kitapları ve konferanslarıyla, yakın tarihi lime lime ederek, yerli ve milli düşüncenin bayraktarlığını sahiplenecek herkese bir emanet olarak bırakan üstadın, bugünlerde okunması gereken eserlerinden birisi de “Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han’ı” anlattığı kitabıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye üzerine içten ve dıştan ittifaklarla kurulan bütün oyunları anlamak için mutlaka bu eserin okunması gerekir.

¥

İçte ve dışta Türkiye düşmanlarının ortak hedefi, Üstad Necip Fazıl’ın ifadesiyle;

“Tanzimat’tan beri gelen sahte inkılapların çürüttüğü ruh kökümüzü kurtarma, kâinat çapında hesaba vurma, Türk’ün ruh ve madde dünyasını, Batının da hayran olacağı ve içinde her derde deva bulacağı bir ideolocya planında kurma hedefi gerçekleştirilmelidir.

Abdülhamid Han’ı sokan akreplere, kelebek diyecek kadar alçaklaşanlara da şöyle hitap etmektedir:

“Durun, Abdülhamid tarihin en büyük kurbanıdır ve üzerinde sahte ilim imal edilmiştir” dedikten sonra sözlerini şöyle sürdürür:

“Bu eser, ilk defa “Ulu Hakan İkinci Abdülhamid Han’ın”, bütün okur-yazarlara; yeni doğmuş çocuk beynini salatasına doğratıp dileyecek derecede korkunç bir zalim tanıtıldığı ve bu tanıtmaya müteârife gözüyle bakıldığı bir hengâmede meydan yerine dikildi ve satır satır şu manayı tüttürdü.

“36 Türk hükümdarı arasında belki en büyüğü ve tarihi hakkı muazzam bir zat mevzuunda Yahudi, dönme, mason, kozmopolit ve emperyalizma ajanlarıyle el ele, İttihat ve Terakki eşkıyasının imal ettiği ve Cumhuriyet rejimi boyunca devamına şahit olduğumuz yalancı tarihe paydos”!..

“Maddi ve manevi Batı sömürgeciliğinin ajanları, Yahudilik, dönmelik, masonluk, kozmopolitlik, züppelik, lövantenlik ve bunların hürriyet, müsavat, adalet kancalarıyla harekette ‘uykuda gezer’leri sahte inkılapçılar, Abdülhamid’i düşürdükten sonra hakkında yalan ilim yoğurdular ve açık denizde kaptana yanlış harita verircesine, insanoğlunun en kutlu haysiyet ve güveni olan ilim ve hakikat namusunu kirlettiler.

¥

Üstad kutlu davasına kavuştuktan sonra her nefesini bu uğurda harcamıştır. Yine II. Abdülhamid Han kitabıyla ilgili şu sözleri kaydetmektedir:

“Marifet, büyük kısmı kursaklardan doğma uydurmalarla Abdülhamid’i konuşturmakta değil, onun hakkında konuşabilmekte ve bir sentez örebilmektedir.

Bu davayı uydurma (sansasyon) mevzuu haline getirenlere karşılığımız da, kendilerini, her şeyi sahte bir dünyanın kalpazanları olarak tespit etmekten ibarettir”.

Ruhu için El-Fatiha.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle