--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ülker Fırtınası Seçimi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
12

 

“Ülker Fırtınası”, Safiye Erol’un Kubbealtı Neşriyattan çıkan romanının adıdır. Konusu 1930’larda İstanbul’da geçer.

O yıllarda sadece CHP ve yandaş çocuklarının sahip olduğu Avrupa’da tahsil görmeye giden Nuran karakterinin, müzik eğitimi için Türkiye’ye döndüğünde “Udi Sermet” ile olan fırtınalı münasebetini anlatır.

Tabi sadece iki kişinin darmadağın olmuş hayatlarını değil, Türkiye’nin o yıllarda Batılılaşma uğruna neler kaybettiğini dile getirir.

Esasında 30’lu yılları değil bugünü de anlatmaktadır. Bu arada fırtına hakkında da kısa bir bilgi aktaralım.

Ülker Fırtınası, Mayıs ayı sonlarına doğru bir veya iki gün eser, toprak ile toprak üstündeki bitkiler-ağaçlar-bağlar-bahçeler-ormanlar gibi her ne varsa birbiriyle harmanlar ve toprağı, tababeti yeniler.

31 Mart Seçimi tam bir Ülker Fırtınasıydı. Herkes şaşırdı. CHP oy kaybetmesine rağmen, terör örgütleri ve sağdan sola destek çıkan yandaş partililerin desteğiyle, imkânsız yerlerde bile belediye kazandı.

Fırtınada sağ tam bir savrulma yaşadı. Sol tüm şer cephesinin desteğiyle bir ve beraber olurken, sağ cenah, başlarına taç giydirilecek, yakalarına kırmızı kurdele takılacak kadar garip bir şekilde savruldu.

İşin garibi, savrulmaya sebep olup, kendilerine gelmesi beklenenlerin de hâlâ koltuklarında rahat rahat oturup, hiçbir şey olmamış gibi hareket etmeleri, sanki savrulmayı bilerek ve isteyerek yaptırdılar gibi.

Elini vicdanına götürebilen bir kimse, Cumhurbaşkanımız R. Tayyip Erdoğan’a karşı bir mahcupluk hisseder! Sonuçların müsebbipleri olarak kendilerini sigaya çeker.

Etrafımız ateş çemberi. Bu çember eğer içeri sıçramıyor; güvenliğimiz, istikrarımız yerinde ise bunu Erdoğan’ın devlet tecrübesine borçluyuz.

Cumhurbaşkanımızın sırtında yük taşınır gibi değil. Bu yükü daha da ağırlaştıranlar, artık kendilerine çeki düzen vermeli değiller mi? Hiç kimse başarısızlığı üstlenmiyor. Hayret!

Bu seçim çok net olarak dini-milli değer yargılarımız konusunda nasıl salındığımızın bir ikazıydı. Gerçekten hala anlaşılmaması çok şaşırtıcı! Pes! 

Biz, biz olmaktan vazgeçersek, Ülker Fırtınası bir iki gün değil, yıllarca eser. Zaten dini-milli değer yargılarında gençlikte ciddi bir kırılma yaşıyoruz, onlar hepten vazgeçer.

Hatta bu vazgeçme, muhafazakâr ailelerde azımsanmayacak kadar vahimdir. Tayyip Erdoğan bu vahimlik için kefeni çantasında yaşamıyor.

Milletimiz bizi “savrulalım” diye değil, “kucaklaşalım” diye iktidar yaptı. Kırılma-parçalanma-bölünme olup, bizi biz yapan değerleri hercümerç edelim diye iktidar olunmadı.

Bu hakikati her Ak Partili vekilin yahut yöneticilerinin, çevresinin anlamasını beklemiyoruz.

Topluma kerç edercesine (zıddına yaparak) sosyal medya hesaplarından hâlâ yediklerini-içtiklerini paylaşanların anlamasını hiç ama hiç beklemiyoruz.

Ezcümle:

Kendimize gelemeyecek kadar başka bir dünya ile meşgulüz.

Devletimiz-milletimiz-vatanımız-hayatlarımız-dinimiz, Haçlı Batıya selam çakan siyasi teşkilatlara kurban edilecek kadar ucuz değildir.

Rabbim, Reis’e sabır-azim-gayret ve güç versin ve bunların üstesinden gelsin. 

 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hasan

19 Nisan 2024 00:25

Aşkın gözü kördür misali sevgilinin kusurları görülmüyor misal son yirmi yılda uyuşturucu cinsel taciz cinayet dahil tüm suçlar rekor kırmış bütün suç oranları kat kat artmış.bizim sokakları tvleri interneti gören biri bizi müslüman bir ülke sayar mı? Misal son yirmi yılda maneviyattan neden nasıl ne kadar uzaklaşıldı. kedi  ölüyor kıyamet kopuyor çocuk öldürüyor ses yok toplumun ne kadarı helal para kazanıyor.dinmi paramı diye soru sorsak kaç kişi din cevabı verir siz ve medyamız bile menfaat için tüm bu olanlara ses çıkar adınız.ve son soru neden böyle olduk son yirmi yıldır bizi kim yönetiyor ......

Basın yayın

17 Nisan 2024 18:42

Sureti haktan görünüp doğruya doğru yanlışa yanlış diyemeyen, seçmenini aptal yerine koyan gazetelerin hiç suçu yok?

Sarı

17 Nisan 2024 16:17

Hocalar bize "AK parti de laik parti laik uygulamaların dibine vurdu,çevirmediği kaz yakmadık dib bırakmadı"dediğimizde "Ehven-i şerreyn"kaidesini hatırlatıp "Ak partiye oy vermek gerektiğini" söylediler..Yani AK Partiyi de şer cephesi içinde değerlendirdiler ama şerri diğerine göre daha hafif dediler..

berk

17 Nisan 2024 13:06

maç kaybedilmiş ama teknik direktörün hiç kusuru yok. yedek futbolcudan masöre herkes suçlu, teknik direktör kusursuz. Takım galip geldiğinde teknik direktör hemen başarıyı sahiplenir. ilginç değil mi

ADNAN

17 Nisan 2024 10:55

Sol cular hiç firesiz tıpış tıpış gidip oy verdi, partisine sahip çıktı. ama gelgelelim Sağ cı kesim, birlik olamadı bukadar şer güçlere karşı. para ve menfaati uğruna, ya gidip chp den aday oldu, yada onlara oy verdi. milliyetçi geçinenler Bile, Solcuların kuklası, deynekcisi oldu.

Adnan bey.

17 Nisan 2024 16:03

Sancaktepe de olanları siz de duydunuz.Belediye başkanı Akp'liydi ve şimdi Chp'li.Akp'li seçilsey di daha iyi mi olacak dı.Bu hanımı ve ondan önce ki Başkanı kim aday yaptı veya ona kim kefil oldu?? 

Sahte mum

17 Nisan 2024 19:13

Sancaktepe'de ekonun senaristinin yazdığı senaryoyu duyduk ama film çekilemedi çünkü öyle bir prodüksiyon yokmuş senarist yalancı çıktı... Nevşin Mengü'ye sorabilirsiniz...

ŞEREFLİ TS

17 Nisan 2024 09:31

Doğalgaz petrol bor altın nezaman çıkaracaz lozan bitti aha bizda bittuk

ALPEREN

17 Nisan 2024 08:39

Amin amin

Yıldız teskilati

17 Nisan 2024 06:43

Derin Siyonizm seçimleri kazandırdı sermaye TÜSİAD medya gibi politikacilar kökleri dışarda olan zararlı yapilar lions rotary kulüpleri mason locaları acilen İçişleri bakanlığı tarafından kapatilmali gizli dünya devleti BM NATO IMf dünya Bankası UNESCO İsrail'e çalışmaktadır

Okur

17 Nisan 2024 03:42

Reisin hiç suçu kabahati yok mu. Kur korumalı mevduat için 818 milyar zarar ne sebeple oldu. 

Şükür fırtınası

17 Nisan 2024 11:09

Ve bu para kimin cebinden çıktı ? Vatandaşın. Hesabında dolar olan bir kısım zümrenin cebi alenen yine vatandaştan alınan vergi gelirleri ile subvanse edildi Ama kimse gık demedi. Sorgulama zıfır-biat ve tapınma 1500.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle