Türkiye’nin İstiklali İslam Dünyasının İstiklalidir
Türkiye’nin istikrar ve istiklali, bütün bir İslam dünyasının istikrar ve istiklali olabileceği gibi İslam düşmanı olmayan ülkelerin de yararınadır.
Türkiye yaklaşık iki yüzyıldır Batılılaştırılmaya çalışılan bir devlet.
İki asırdır; ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel olarak İslam âleminden koparılma ve birbirine düşman edilme kumpasının içerisinde yaşamaktadır.
Ey aklı erenler ve vicdanıyla, aklıyla, merhametiyle, muhabbetiyle; memleketimize dair sevdası olanlar şu soruları birbirimize sormalıyız.
¥
“Allah aşkına Müslüman bir toplumun; Hıristiyanlık, Katolik, Protestanlık gibi veya başka batıl inançlar çerçevesinde, batılılaşması ve bu inançlara uyum sağlayarak yaşaması mümkün müdür”?
“Neden Müslüman toplumlar, kendilerini Batılılara mecbur hissetmektedirler?”
¥
ABD ve Avrupa, yüz yıllardır Afrika, Uzak Asya ve Ortadoğu’daki Müslüman ülkelerin tüm zenginliklerini vahşice sömürmektedirler.
Toprakların alt ve üstlerini kevgire döndürdüler, kendileri zengin oldular, kemirdikleri memleketleri terör ve açlığın, yoksulluğun kuyusuna attılar ve hâlâ da oralarda yaşamaları için her türden vahşetlerini sergilemekteler.
Sömürülen ülkelerin halkları; vurdumduymaz, umursamaz, nemelazımcı değiller aslında. Olup biten her şeyin farkındalar.
Lakin tespihin imamesi koptuğu için darmadağınık bir şekilde, Haçlı zihniyetinin iğrenç oyunları arasında bocalayıp durmaktalar.
¥
Bugün en küçük ve en fakir Müslüman toplumdan, en zengin ve en kalabalık Müslüman toplumlarda araştırma yapılsa, kesinlikle görülecektir ki, özellikle halk bazında her fert, dua ve heyecanla Türkiye’nin istiklali ve istikrarını istemektedir.
İslam âleminin yegâne temsilcisi ve başı olabilecek tek Müslüman ülke Türkiye’dir.
İçimizdeki retçilerle; Haçlı Avrupa’sı, Amerika’sı bu gerçeği çok çok iyi bilmekte ve bu yüzden bütün Haçlılar ittifak halindedir.
Müslüman bir toplumun, kendi değerlerini tamamen unutarak veya yok sayarak batılılaşmaya yönelmesi fıtraten mümkün değildir. Bu gerçeği idrak etmek çok mu zordur?
Bugün bir ve beraber olamayışımızın asıl sebebi, bu hakikati idrak edememek değil midir? Milli kültürümüzü Batı’ya ve Batılılaşma uğruna harcadığımızdan değil midir?
¥
Yer kürede bulunan İslam ülkeleri içerisinde hem Batılılara hem de içimizdeki taşeronlarına karşı son iki yüzyıldır tam bağımsızlık mücadelesi vermekteyiz.
Milletimizin kurduğu devletimizi, milletimize vermek istemeyen iç ve dış mihrakların nasıl mücadele ettiklerini hepimiz görmekteyiz.
Hamdolsun ki, köklü bir inancımız, tarihimiz ve geçmişiz var. “Geçmişini unutanların geleceğini başkaları yazar” der aklı erenler.
Biz ki, “ataerkil” bir toplumuz. Aile bizde devlet mesabesindedir. Aile zarar görürse, devlet de zarar görür. Aileyi sahiplenmek, devleti sahiplenmektir.
Nasip olursa Pazar günü ailemiz, istiklalimiz ve devletimiz için son viraja gireceğiz ve Yeni Türkiye’ye yelken açacağız.
Milli irademiz ve istikbalimiz ve dahi dünyadaki mazlumlar adına geleceğimize sahip çıkacağız inşallah.







