Türkiye dünyanın kilit devletidir
Türkiye, cihan devleti Osmanlı’nın mirasçısı olarak hâlâ dünyanın kilit devleti konumundadır.
Dünyayı avuçlarının içindeki stres topu gibi gören ve streslerini hangi ülkede atmak istiyorlarsa, terör başta olmak üzere o devletlere her türlü musibeti akıtan “beşli eşkıyanın” korkulu rüyası Türkiye’dir.
Hatırlanacağı gibi Osmanlı Devleti’nin bittiğini ilan eden Haçlılar, “Hasta adam artık ölmelidir” diye son darbeyi vuracakları sırada, II. Abdülhamid Han yeniden Devlet-i Aliyye’yi ayağa kaldırmış ve büyük yıkımı önlemişti.
Bu hal dünyayı şaşkına çevirmişti. Nasıl olurdu, yüz yıllık çökertme planı tıkır tıkır işliyordu ve artık 500 yıllık Osmanlı medeniyetinin tarihe gömülmesi gerekirdi.
Her türlü plan akamete uğramıştı. Tabii pes etmediler, etmeleri de beklenmiyordu. İçeriden düşman olmadan hiçbir kilit açılamazdı.
¥
Devletin içinden hain lazımdı. İttihat ve Terakkiciler, İngiliz sermayesi ve şemsiyesi altında, “Turancılık” maskesiyle beslendikleri topraklara ve halka ihanette sınır tanımadılar.
Ulu Hakan’ın devleti “durdurulduğu yerden” harekete geçirmek için yaptığı bütün icraatlar hercümerç edildi ve halen şaşkınlığı süren bir şekilde “Hal” edildi.
Tahttan indirilmesinin hemen akabinde, Osmanlı Devleti dokuz ayrı cephede savaşa sokulmuş ve İngilizler isteklerine kavuşmuştu.
Dünyanın kilidi Osmanlı, büyük hasar görmüştü, milyonlarca metrekare toprakla şehirler kaybedilmiş, milyonlarca insan şehit olmuştu.
Haçlılara göre artık bu topraklar üzerinde kuru bir dikeni dahi sağa sola savuracak rüzgârın eseceğine ihtimal verilmiyordu.
Yine İngiliz ve diğer vampir ortaklarına göre avuç içi kadar coğrafyada istedikleri gibi at koşturacak ve kendi harmanları gibi kullanacakları bir kara parçası kalmıştı.
¥
Hakikaten de öyle oldu. Birinci TBMM ve kısmen İkinci TBMM’yi kuran milli ruha sahip irade, 10 yıl içerisinde saf dışı edilerek, ülke İttihat ve Terakkicilerin yegâne temsilcisi olan CHP zihniyetine teslim edilmişti.
14 Mayıs 1950 yılına kadar halk en az dokuz cephede savaşmış kadar maddi-manevi büyük kayıplar yaşamış, Afrika’nın dahi görmediği bir kıtlık ve zulüm dönemi geçirmişti.
Söz uzayacak ama ondan sonra her on yılda yapılan darbe ve benzeri ihanetlerin ardı arkası kesilmedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sıklıkla dile getirdiği ve “Dünya beşten büyüktür” dediği “eşkıyalar”, yerli ve yabancı terör taşeronlarıyla bugün aralıksız kilidi kırmaya çalışmaktadır.
İşte son yaşadığımız ve şimdiye kadar da bir benzerini görmediğimiz 15 Temmuz darbe kalkışması, beşli çete ve yandaşlarının ciddi beklentilerle destekledikleri bir hareketti.
Allah’ın saniye saniye büyük yardımıyla; milletimiz devletine, devletimiz milletine sahip çıkarak, dünyanın kilidi olan ülkemizin istiklalini bir daha korudu.
Halen silahla beceremedikleri savaşlarını, ekonomik olarak sürdürme gayretindeler. Hamdolsun artık düşman saflarında tanınmadık kimse kalmadı.
Kilidimiz sağlamdır.







