Tillo-Aydınlar
“Sabrın başlangıcı çok acı, sonu bal gibi tatlıdır”. İsmail Fakirullah Hz.
Pozitif bilimlerin ana kaynağının din bilimi olduğunu bilmeyen, bilmediklerine de düşman olan zihni karanlık “bilim tüccarları”, “Tillo” adını “Aydınlar” olarak değiştirmişlerdi.
Din ilmiyle fen ilminin birbirinden ayrı düşünülmesinin bir akıl tutulması olduğuna inanan aklıselim sahibi insanlar ise millet iradesinin gereğini yerine getirerek, 7 Kasım 2013 tarihinde, 6501 sayılı kanunla, şehre tekrar ilk adı Tillo ismini verdiler. Geçelim.
……………
Tillo’nun tarihi seyri de Siirt’le aynıdır. Ayrıca Tillo bir medreseler şehridir. Diğer özelliği de kendi adına para basılmasıdır.
Bundan 253 sene önce, din ve pozitif bilimler âlimi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.leri, hocası İsmail Fakirullah Hz.lerine olan hürmetinin nişanesi olarak, bugün adına “ışık hadisesi” denilen buluşu gerçekleştirir.
İbrahim Hakkı Hz.leri, İsmail Fakirullah Hz.lerinin 1734 yılında ahirete irtihali üzerine, türbesinin yanına bir kule ile türbeye 3 km uzaktaki “seyir tepesine” taş duvar yapar.
Her yıl gece ile gündüzün eşit olduğu (ekinoks) 21 Mart-23 Eylül günlerinde doğan güneşin ilk ışıkları, duvarın ortasında bulunan pencereden süzülerek, kuledeki aynaya yansıdıktan sonra ışığın kırılması yöntemiyle pencereden türbeye ve oradan da İsmail Fakirullah Hz.lerinin başucunu aydınlatır.
•
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra darbeciler güya restorasyon yaptırırlar ve pencerenin yerini değiştirerek ışık hadisesini sonlandırırlar.
Ne zamana kadar? 2011 yılına kadar.
Dönemin Başbakanı R. Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla yeniden ışığa kavuşulması istenir ve yerli mühendislerimiz tarafından ışık hadisesi hizmete girer.
Bu yıl da tan yerinin ilk ışıltılarıyla, Tillo meydanı binlerce insanla dolmuştu.
Biz de Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, eski milletvekillerinden Mahmut Dede, eski bakanlardan İdris Güllüce, iş adamları Sait Kılıç, Adnan Gürbaş, Ahmet İyioldu ve diğer dostlarla, bilimle dinin birbirinden ayrılmaz olduğuna şahitlik ettik.
•
Tillo nüfus bakımından oldukça küçük bir şehir fakat dini ve tarihi eserler bakımından çok zengindir.
Böylesine güzel zenginlik içerisinde, gönül ve dil sultanlarını anlatmak için gönüllü bir dile sahip olmak gerekir.
Bu zenginliğin mümessillerinden birisi de İsmail Fakirullah Hz.lerinin torunlarından rehberimiz Feyzullah Toprak’tı.
“Rabbim bizleri iyilerden ve iyiliklerden ayırmasın” diyerek, sözü İsmail Fakirullah Hz.lerinin, İbrahim Hakkı Hz.lerine hitabıyla bitirelim:
•
-“Molla İbrahim! Allahü Teâlâ’ya bütün arzularını sana kolayca vermesi için yalvardım ve dua ettim. Allahü Teâlâ bütün maksatlarına kavuşmanı nasip eylesin.
Allah bir kulunun marifet sahibi olmasını isterse, kendi nurunu o kulunun kalbine koyar ve kul, o nur ile Rabbini tanır.
Marifet, iki dünya saadetidir. Muhabbet ise göz bebeğidir. Muhabbet, marifetin meyvesidir. Marifet ise ezeli hidayettir”.







