Temellerin Duruşması
Bu haftaki kitabımız, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları arasından çıkan merhum Ahmet Kabaklı hocaya ait.
Ömrünün bereketli senelerini, tarihimizin ve kültürümüzün en güzide sahaları olan “ilim, irfan, edep, insan ve hayatına” sunan Ahmet Kabaklı hocanın, “Temellerin Duruşması” adlı iki ciltlik eseri, geçmişi anlamak ve geleceği bu anlam içerisinde koordine etmek için önemli bir yol haritasıdır.
“Temellerin Duruşması” sanki bugünleri daha iyi anlamak için yıllar önce yazılmış ve bugün piyasaya çıkmış gibidir.
“Temellerin Duruşması”, Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere Yeni Türkiye ve Yeni Anayasa’ya omuz veren her yaştan her kesimden insanımızın kutlu mücadelesinin ne kadar haklı olduğunu göstermektedir.
Eserden bazı ifadelere geçmeden önce, 8 Şubat 2001 günü rahmetli olan Kabaklı hocanın ruhuna birer Fatiha göndererek, kitap hakkındaki sözlerine yer verelim.
……………..
“Büyük emeklerle, ancak üç yılda çıkardığımız bu kitap, yakın tarihimizi yanlış aksettiren bazı kaba yalanları gidermek, doğruları araştırmak fikrini milletimize arz etmek maksadıyla yazıldı.
Nitekim ‘Temellerin Duruşması’, bulabildiğimiz belgeler, okuyabildiğimiz kitaplar ışığında, yakın tarihimize tutmaya çalıştığımız bir ışıktır.
Bu yolda yazılması beklenecek doğrucu ve objektif kitapların ilkidir.
Her türlü taassuba ve gerçek korkusuna karşı, Allah ve millet huzurunda söylemeyi vicdan borcu bildiğimiz gerçeklerdir.
Son iki yüz yılın ‘yakın’ tarihi genellikle yanlış okutulmaktadır. Oysa tarihimizi yanlış okutmaya, hiçbir zaruret ve hiçbir mazeret yoktur. Olsa olsa, doğrunun ışıkları, belki bazı gözleri kamaştıracak ve belki bazı çıkar tezgâhlarının işlemesini önleyecektir”.
•
Eğer rahmetli aramızda olsaydı, eminim bu eserini daha da zenginleştirerek, Yeni Türkiye’nin sahipliğini eline alacak olan milletimize kim bilir neler söyler neler yazardı.
Şimdi kitabın satırları arasında yer alan ve bugünün “Millet-Devlet bütünleşmesinin” mimarlarıyla, “Millet-Devlet ayrışmasını” körükleyerek; iş ve dış ihanet şebekeleriyle iş birliği yapıp, ülkemizi teröre, kargaşaya, kaosa sürüklemek isteyen zihniyetlere bakalım.
•
“Osmanlı’nın ve Cumhuriyet’in kuruluşları sırasında baş düşmanları aynı Yunan-Bizans soyu, aynı Haçlılar taassubu ve saldırganlığıdır.
1300 yıllarında da 1920’lerde de Hıristiyan-Emperyalist âlemi, güç birliği ederek, Türklük-Müslümanlık adını dünyadan kaldırmaya çalışmışlardır.
.... Üstelik Batıcılığı da balodan, çıplaklıktan, rezil hayattan, içkiden, kumardan, golf sahasından, diskotekten, puro içmekten ibaret zanneden bir zihniyet…
Elbette israfa, lükse, vatandaşı soymaya, kendi nefsini ve hasis çıkarlarını gözetmeye kapılar açmış olur”.
•
Evet, kitapta yer alan gerçekler ışığında “Yeni Türkiye’nin” bütün bir dünyaya duyurmak istediği ülküsü şudur:
“Yekpare tarih, yekpare medeniyet, yekpare devlet ve yekpare millet olarak, milli birlik ruhumuzu zindeleştirmekten asla vazgeçmeyiz”.
Eser hakkında, Türk Edebiyatı Vakfı; 0212- 526 16 15- 527 50 32







