--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tekeden süt çıkarmak

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Tekeden süt çıkarmak” ifadesini, geçenlerde TBMM Başkanı İsmail Kahraman ağabey, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı anlatırken hatırlattı.

Merhum Erbakan hocamız, Rize’nin bir ilçesinde halka hitap ederken, dinleyenlerdeki samimiyeti görünce; “Siz isterseniz tekeden bile süt çıkarırsınız” demiş.

İsmail ağabey de Türkiye’nin ve milletin sesi olan siyasi çizginin mücadelesini anlatırken, hakikaten tekeden süt çıkarıldığını ve son dönemde bu yükü en çok omuzlayan ve taşıyanın da R. Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanımızın Ak Parti’ye üyeliğini televizyondan izledik. Sözlerinde, askerden evine dönen Mehmetçiğin vakur ve onurlu hali vardı.

Ak Parti kurmayları tam kadro salondaydı. Ak Parti adına fitne fesat çıkaran münafıklar başta olmak üzere, tüm zındıka komiteleri sanırım cevaplarını almışlardır.

Gerçi ahlaksızlık sınırını aşmış, dolayısıyla edep ve hayâ duygusunu sele salmış, fiziksel olarak insan, duygusal olarak bitkiselliğe bürünmüş kimselerin bünyeleri, doğru düşünmeyi zaten kabul etmez.

Yine onlar yapacaklarından geri kalmaz, söyleyeceklerinden vazgeçmez, mayalarının gereği, ruhlarının kirliliklerini dilleriyle açık edeceklerdir. Geçelim.

¥

Siyasi tarihimizde, milletimizle böylesine bütünleşen ve bu kadar uzun ömürlü olan bir hareket yoktur.

Hareket liderle yürür. Lider, hayat boyu edindiği tecrübelerini millete aktarır, paylaşır ve uygulamaya koyarsa liderdir.

Çünkü liderin tecrübeleri, sadece kendisinin değil, milletin olmuştur ve nesilden nesle aktarılması gereken bir mirastır.

Erdoğan siyasi tarihimizin gidişatını değiştirmiştir. Namuslu tarihçiler, Ak Parti iktidarlarına kadar devleti yönetenlerin, milletin bir parçası olduklarını unuttuklarını yazar.

Ak Parti hükümetleri ve Erdoğan’la birlikte bu anlayış yıkılmış, devleti idare edenler, milletin bir parçası olduklarını asla unutmamış ve tüm çalışmalarını bu minval üzere sürdürmüşlerdir.

CHP ve onların uşağı diğer gruplar gibi Türkiye düşmanlarının kapılarında aman dilenmek yerine, milletimizle birlikte olmuşlardır.

¥

Yaklaşık bir asırdır devlet ile millet arasındaki güven bunalımı, ciddi bir problem olarak tüm siyasi tarihimizi kaplamaktaydı.

Halkımızın iradesi, vesayet odaklarının kontrolü altındaki siyasi liderlerin ipotekleri altındaydı ve yönetenler ile yönetilenler arasındaki gizli el, sürekli yönetime müdahildi.

Ak Parti iktidarlarına kadar milletin meselesi, halka sorulmadan, devletle millet arasında gümrükçülük yapanlar tarafından planlandı.

R. Tayyip Erdoğan ile birlikte bu anlayış da tarihe karıştı. Millet iradesine sahip çıktı. Hem 15 Temmuz’da hem de 16 Nisan’da yeniden milli uyanışın mührü tarihe kazındı.

Dün Ak Parti’ye yeniden üye olan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönüllere sınır çizmenin, duvarlar örmenin mümkün olmadığını ısrarla belirtti.

Partisinin esas sahibinin millet olduğunu, bugüne kadar ve bundan sonra da milletle birlikte yürüyeceklerine dair verdikleri mesajlar çok netti.

Evet, yeni bir döneme daha giriyoruz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle