TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş
TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’u anlatabilmek için mevzuya meşhur bir deyimle başlayalım.
Numan Bey’i “Bir tanıyanlar, bir de tanımayanlar pişmandır”. Bu beyanın ardından soru gelecektir. “Neden hem tanıyanlar hem tanımayanlar pişmandır”?
Dilimiz döndüğünce söyleyelim. Numan Bey her şeyden önce bu ülkenin en zor zamanlarında hayatını insan yetiştirmeye adamış, mükemmel bir insan olan merhum Dr. Niyazi Kurtulmuş’un oğlu olması hasebiyle babasının pek çok karakterini almış bir insandır.
Bu özelliğini öğrenenler, onun yanında ve yöresinde kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalırlar. Bu sebeple edep yoksulu kimseler “nereden tanıdık” diye pişman olabilirler.
Tanımayanlara gelince; Numan Bey’in; “Eşrefi mahlûkat” tarifine tam uyan bir örnek olma hasletini kavrayamamış kimseler, tanıyamadıklarından pişman olabilirler.
Numan Bey ve ailesi, bu topraklara dair aidiyet ve mensubiyet bakımından özenilecek ve örnek alınacak bir ailedir.
Devletimize ve milletimize, “aile bütünlüğü” içerisinde bakan bir zihniyete sahiptirler. Vefa ve vicdan sahibidirler, amentüleri sağlam ve samimidir.
Bu dönem için TBMM’de ruhu temiz, karakteri yerli ve milli olan herkesin kabul edeceği bir başkan ve ağabeydir.
İradelerini kiraya vermemiş veya başkalarına yönettirmeyen vekiller, Numan Bey’i tanıdıkça, ne kadar ön yargı ve peşin hükümle hareket ettiklerini göreceklerdir.
•
Numan Bey, babası merhum Dr. Niyazi Kurtulmuş’un yedi özelliğini miras olarak taşıması hasebiyle örnek bir insan olarak tarihe not düşmektedir.
Babasından kalan mirasa sahip çıkan özelliklerini kısaca sıralayalım:
Tevazu sahibidir: Yakından tanıyanlar bu yönünü takdirle karşılarlar. Başkan seçilince yaptığı konuşmada “fanilik” vurgusu, bu özelliğinin gereği idi! Mübalağa nedir bilmez.
Edeplidir: Umarız ki, bu yönü TBMM’deki edep yoksulları tarafından çok kaşınmaz ve şirazeyi kaçırmazlar. Edepli birine edepsizlik gerçekten en ağır cezadır.
Yardımseverdir: Başkalarına yardımda kendisini öncelemez. Önce başkalarının ihtiyacının giderilmesine çalışır.
Başbakan yardımcısı olduğu yıllardan birinde kurban bayramında namaz için Lapseki Suluca köyü camisinin önünde sebebi belli olmayan bir kavga çıkmak üzereydi, “Numan Bey geliyor” denilince ortalık sütliman oluvermişti. İnsan dediğin böyle saygı duyurmalı.
Samimidir: Bu özelliğini babasını anlattığı şu örnekten aktaralım:
“Biz sürekli başkalarının çocuklarını İmam Hatip Liselerine gitmelerini teşvik ediyoruz ama ‘biz neden İmam Hatip bitirmedik diyerek’ 51 yaşında bir tıp doktoru olarak İHL diploması almış bir insandır.
Bu onun samimiyetinin en açık örneklerinden biridir. Ayrıca biz herkesin çocuğunu İHL’lere davet ediyoruz, kendi çocuğumuzu da buraya göndermeliyiz diye evin tek erkek çocuğu olan beni de İmam Hatip Lisesine göndermiştir”.
•
Ezcümle:
Muhalefetin insanlığa yakışmayacak şekilde çirkinleştiği zor bir dönemde, Numan Bey’e sabırla birlikte hayırlı hizmetler dileyelim.







