Tarihten Tefekküre Ötüken Yayınları
Şükürler olsun Pazartesi günleri artık kitap tanıtımlarına başlayabildik.
Bu haftaki eserlerimiz uzun vakittir masamda bekleyen Ötüken Neşriyat’a ait.
İlk eser, “Tarihten Tefekküre” ismini taşıyor. Kitabı hazırlayan Prof. Dr. Altan Çetin.
Eserin kapağında üç önemli mütefekkirimizin ismi var. Nurettin Topçu, Erol Güngör ve Nevzat Köseoğlu.
Tarihi akademik yönüyle inceleyenlerin yanında bir de mefkûreci münevverlerimizin, umumi tefekkür çerçeveleri içinde bir de tarihi mevzu edişleri vardır.
Bunlar, değişik yönleriyle millet hayatını ele aldıkları çalışmalarını tefekkür iklimiyle sarmalayarak, tarihi başlıca istinat ve temellendirme kaynaklarından birisi haline getirirler.
Her üçü de ülke sevdasıyla merhum olmuş Nurettin Topçu, Erol Güngör ve Nevzat Köseoğlu, modern zamanlardaki Türk düşünce hayatının temel rükünlerinden sayılırlar.
Onlar muhtelif konulardaki çalışmaları ile millet hayatının aydınlanmasında büyük hak sahibidirler. Umarız ki, hakları bilinir.
Üçünün de ortak özelliği filozof meşrep olmaları, taklidi aşarak tahkik düzeyinde kendi orijinal fikir üretim yapmış olmalarıdır.
•
Ötüken’den çıkan ikinci eser, yakın tarihimizin “şahit ve şehitlerinden” eski Gümrük Bakanı rahmetli Gün Sazak’ın hayatı ve hatıratı.
Ülkemizin son yarım asrı aşan siyasi ve ekonomi tarihini bizzat şahidinden öğrenmek isteyen herkesin bilgilenebileceği bir eser.
Himmet Kayhan’ın kaleme aldığı Gün Sazak’ın hayat hikâyesinin temeli şu ifadelerle başlıyor.
“Gün Sazak, 26 Mart 1950 tarihinde; on sekizinci doğum günü olduğunu günlüğüne kaydederken şöyle yazmış: ‘İnşaallah, aileme ve vatanıma hayırlı bir evlat olarak yaşarım”.
Yaş onsekiz, çiçeği burnunda bir genç. Bu yaştakilerin heva ve heveslerinin rüzgâr ekip fırtına biçtiği bir dönemde, böyle bir temennide acaba kaç gencimiz bulunabilir?
Gün Sazak’ın duası kabul olur, ömrü boyunca ailesine ve ülkesine saf bir vatansever olarak hizmetten geri durmaz.
Türkiye’nin buhranlı yıllarında siyasete girerek hizmet eder. İnandığı değerler uğrunda tereddütsüz ve endişesiz yürür.
İş ve siyasi hayatında dikkatleri çeken kişiliğiyle, bakanlık yaptığı sırada gösterdiği duruş ve icraatlarıyla, Türkiye’deki karanlık ortamı sürdürmek isteyen anarşi odaklarına ışık deliği göstermemesiyle bilinir, tanınır ve takdir edilir.
Devlete ve millete hizmetinin bedelini ise “şehit” olarak öder. Allah rahmet eylesin.
•
Bu haftaki üçüncü eser ise “Zihin Sancıları” ismiyle Erol Kılınç’a ait. Kılınç, kitabına şu ifadelerle başlamış.
“İsteriz ki, milletimizin bütün fertleri, millet olarak mevcudiyetimizin dünü, bugünü ve geleceği hakkında zihin yormaktan hiç geri durmasın.
Kimliğimizi oluşturan mazimiz ile istikbale dair hayallerimiz, hayatımıza anlam kazandıran bir istikametle, yürüyüş rotamızı çizsin, tempomuzu belirlesin”.
“Zihin tembelliği ile asla büyük hedeflere ulaşılmaz” diyerek sözü noktalamış.
•
Eserler hakkında Ötüken Neşriyat:
0212-251 03 50







