Tarihten Günümüze Fütüvvet ve Ahilik
Bu hafta tanıtacağımız kitap Kayıhan Yayınları’ndan çıkmış. Ebubekir Aytekin’in yazdığı, “Tarihten Günümüze Fütüvvet ve Ahilik” ismini taşıyor.
Fütüvvet ve Ahilik kavramları birbirinden ayrı gibi dursa da öz itibariyle bir ve aynı gayeler üzerine teşkilatlanmışlardır.
Abbasiler döneminde serpilen ve büyüyen Fütüvvet teşkilatı, bizim coğrafyamızda Ahilik olarak isim almış ve günün şartlarına göre aynı prensipler çerçevesinde gelişip büyüyerek, Selçuklu ve Osmanlı devletiyle birlikte toplumun sigortası olmuştur.
Ahilik teşkilatı; “huzur, güven, istikrar, adalet” isteyen fertlerin ve toplumların ana sigortası durumundadır.
Selçuklulardan Osmanlı Devletine geçişte ve Osmanlı’nın bu kadar uzun hüküm sürmesine sebep, Ahilik teşkilatının faaliyette olmasındandır.
Ne var ki bu teşkilat, 20. yüzyıl başında Loncalara dönüştürülmesiyle yavaş yavaş işlerliğini ve önemini kaybetmiş, ticari hayat başta olmak üzere toplumun; sosyal, siyasal ve kültürel değerlerinde tahribata sebep olmuştur.
•
- “Peki, millet-devlet bütünlüğünün sigortası olan Ahilik teşkilatı tekrar işler hale gelemez mi, getirilemez mi”?
Sorunun cevabı uzun ve zor olmakla birlikte insanoğlunun cehdinden ne kurtulmuş ki, Ahilik kurtulsun. Zaten Ahilik bir azim-gayret kuruluşudur.
Ahiliğin başlıca istediği; “Emri İlahinin gereği kardeş olmaktır”. Kardeş olmaya azmettikten sonra çözülmeyen tek bir problem kalmayacaktır.
Hiçbirimiz seslendirmesek de günümüzdeki en büyük problemlerimizden birisi, karşılıklı menfaatlerimiz haricinde birbirimize karşı fedakârlık gösteremememizdir. Oysa Ahilik; Allah rızasının ve mükâfatının Allah’tan beklendiği bir sistemin bekçisidir.
•
Evet, Ahilik bu yönüyle bir sivil toplum kuruluşudur ve devletin yanında yer alarak, toplumun selametine, devletin gücüne güç katmıştır.
Kitapta da söz edildiği gibi Ahilik medeniyeti, ortaöğretimden başlayarak üniversitelerin fakültelerinde ders olarak okutulabilir ve yeniden deruhte edilmesi için sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılabilir.
Örneğin Ahiliğin ders olarak okutulmasına ilk defa Adıyaman Üniversitesi’nde başlanmış ve güzel neticeler alınmıştır.
Esasında millet ve devlet olarak Ahilik sistemine çok yakın ve yatkınız. Bu hasletimiz yerli yerince kullanılacak olursa, aşamayacağımız hiçbir problemimiz kalmayacaktır.
On ikinci yüzyıldan itibaren varlığını sürdüren ve yirminci yüzyılın başlarına kadar devam eden Ahilik teşkilatı, günümüzün “Ticaret ve Sanayi Odaları”, Esnaf Sanatkârlar Odası”, Esnaf Kefalet Kooperatifleri” ile bütün meslek kuruluşları tarafından hayata geçirilebilir.
•
Ahilik teşkilatının önemli yasalarından birisi; “Üretici-tüketici menfaatlerini göz önünde bulundurmak, alırken satıcıyı, satarken alıcıyı düşünerek adil davranmaktır”.
Bu durumda kimler Ahilik teşkilatına giremez? Bir kaçını sayarak sözü sonlandıralım.
“Küfürbazlar, zina edenler, katiller, hırsızlar, vurguncular, tellallar, yalancılar, ikiyüzlüler, söz verip de tutmayanlar, başkalarına tuzak kuranlar, sattığı malda hile yapanlar, kul hakkı yiyenler”.
Geniş bilgi için Kayıhan Yayınları:
0212 - 513 51 90







