--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tanzimat kalıntısı siyaset

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
5

 

Türkiye’de siyaset, Tanzimat kalıntısı politikacılarla, bu güruhların beslediği, yönettiği yazar-çizer-konuşturan-konuşan, sanat adı altında parsasını toplayanların yüzünden balçıktan çıkamıyor.

Tanzimat’tan beri son yirmi yılda eli-ayağı düzgün, ilk defa geniş kapsamlı millet-devlet kucaklaşmasının neticelerini almaya başladığımız halde, anlaşılması cidden güç olan Tanzimat kalıntısı Batı kumandalı bir muhalefet var.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın son kabine toplantısını izledikten ve ardından siyasette ve medyada söylenenlere bakınca, Tanzimat kalıntısı oldukları görülüyor.

Tanzimat’a dair tarihçilerin-siyasetçilerin-yazarların-düşünürlerin-araştırmacıların memleketimize ve milletimize bakışları çerçevesinde olumlu-olumsuz görüşleri vardır.

Şimdi onlardan birinin sözlerine yer vermek istiyorum.

Rahmetli Tarık Buğra, Anadolu irfanına sahip bir münevverimizdir ve son nefesine kadar da yazdıklarıyla, konuştuklarıyla bu özelliğini korumuştur.

Tanzimat’la ilgili kendisine sorulan bir soruya şöyle cevap vermiştir. Bu cevabın içerisinde nasıl bir zihniyetin Tanzimat kalıntısı olduğu açıktır.

“Her şeyden önce Tanzimat, Osmanlı’yı parçalamaya ve çökertmeye yönelmiş güçlerin baskısıyla yapılmıştır. Bu da, uzlaştırılması zor, hatta imkânsız bir çelişkiydi.

Tanzimat’ın götürdükleri arasında benim için en önemlisi, aydınların bir kesimini kendi değerlerinden ve kişiliklerinden koparması, kör bir Avrupa hayranlığı meydana getirmesi, bu hayranlığın da şekilde ve taklitte mıhlanıp kalması olmuştur.

Bu kolaycılık, daha sonraları bu kesimi kendi Devlet’i ve toplumu ile savaş haline kadar sürükleyecektir. O kadar ki, bir Tevfik Fikret çıkacak ve kendi Devlet Başkanına bomba atan Ermeni teröriste suikastını övücü kaside yazacaktır.

Sosyal ve kültürel açıdan ise Tanzimat aydını, yalnız politik yapı ve politika bakımından değil; edebiyatta, sanatta, düşüncede, kültürde de kendi toplumundan, kendi değerlerinden kopuyor, hatta yalnız kopmakla da kalmıyor, bunu kurtuluşun tek çaresi sayıyor ve saydırmaya çalışıyordu.

Tanzimat aydınları yabancı olmadığımız daha sonraki dönemlerde de sürekli olarak gördüğümüz bir kavga ortamı içerisinde yaşadı ve yaşamakta”.

Tarık Buğra’nın yıllar önce tespit ettiği bu gerçekler, günümüzde de halen görülmektedir. Demek ki, Batı cephesinde değişen bir şey yok.

Gerçi “Batıl” yenilenmeyi bilmez, bilse değişir. Oysa insan her gün yenilenmektedir. Batıl çıkmazında yenilenme yoktur. İnatla direnmek ve orada pineklemek vardır.

Rahmetli Buğranın düşüncelerine devam edelim:

“Tanzimat’ın ilanında başta Mustafa Reşit Paşa olmak üzere bir kısım yönetici aydınların kurtuluş anlayışlarının yanında, dış güçlerin Osmanlı’yı hatta düpedüz Türk’ü çökertmek için savaştan ayrı, taktikleri de rol oynamıştır.

Buna kesinlikle inanmak zorundayız; zira 1839’dan sonraki yıllarda görülen yabancı baskılar, faaliyetleri, özellikle de Tanzimat’ın yetiştirdiği yazar-çizerlere yaptıkları maddi desteklemeler bunu açıkça ispatlamaktadır”.

Ezcümle:

İçte ve dışta, ülkemiz üzerine oynanan oyunları önleyecek, etkisiz hale getirecek güce kavuşmadan; siyasette, medyada, ekonomide Tanzimat kalıntılarının tezgâhları sürecektir.

 

Yorumlar

(5)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hacı Talat

15 Aralık 2022 19:54

Sana ne desem bilmiyorum.  

SAVUNDULAR

15 Aralık 2022 12:26

ONUN İÇİN Mİ DİYALETİK TEORİSİNİ GELİŞMİŞTİR SAVUNMUŞ DEĞİŞMİYEN TEK ŞEYİN DEĞİŞİM OLDUĞU SAVUNDULAR YILLARCA

BARİ

15 Aralık 2022 12:19

DEVLET BAŞKANI DEDİĞİNİN KATİL CANİ DEDBOTUN OLDUĞUNUDA YAZSAYDIN BARİ

ADİL

15 Aralık 2022 11:22

HOCA İÇİİZDE ÇOK FAZLA O SUİKASTÇI ERMENİDEN DAHA FAZLA KAFİR RUHLU YERLİ GAVURLAR VAR

GÖREMEMİŞSİN

15 Aralık 2022 12:31

adi SAPIK HAFIZ TECAVUZCULARI HALA GÖREMİŞ GÖREMEMİŞSİN KAFİR GAVURLARDAN KÖR

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle