--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sultanahmet’in Sessiz Sığınağı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Sultanahmet Meydanı’ndan Yenikapı tarafına veya Topkapı Sarayı önünden Sarayburnu’na doğru inen cadde ve sokakların baş ve içlerinde, küçük mescit ve camiler vardır.

Bu cami ve mescitler, Suriçi’nin ve Yeditepe’nin tapularıdır. İşte bu tapuların önemli şahitlerinden birisi de merhum Enver Baytan hocamızdır.

Enver Baytan hocamız, Sultanahmet ve civarının sessiz sığınağı idi.

Kendisini tanıyanlar zaten hürmette kusur etmedikleri gibi hiç tanımayanlar da hal ve hareketlerine bakarak hürmet ederdi.

Sultanahmet Camii’ne doğru geldiğini görenler, büyük edep insanına yaklaşır, bir iki kelam etmek için aklına gelen soruları sorarak, birlikte yürümekten hoşlanırlardı.

…………….

Hocamızın sevdiği isimlerden birisi de Sultanahmet Camii’nde 33 yıl imamlık yaptıktan sonra emekli olan Emrullah Hatipoğlu hocamızdı.

Enver Baytan hocamız “tam bir İstanbul ve İslam beyefendisiydi”. Duygularını almak için Emrullah hocamızı arayıp konuştuğumuzda bu ifadeye o da katıldı.

Ne incitirdi ne de incinirdi. Elbet incitmediyse de incitildiği olmuştu ama Peygamberi ahlakının gereği sineye çekerdi.

İslam nasıl bir dindir, İslam’ı kimler temsil etmelidir” sorusuna donanımlı şekilde cevap verecek kimselerin başında gelirdi.

Görevliyken ve emekliliğinden sonra yaptığı vaazlarda; “Namaz insanları eşitler” mucibince, toplumun her kesiminden ve her seviyeden insanlar dinlerdi.

İslam’ın korkulan değil, sevilen bir din olduğunu, “şefkat ve merhamet” ölçüleri içerisinde anlatır, anlattıklarını da yaşar ve bu hali sebebiyle hürmet görürdü.

……………..

Ömrünü “yerli ve milli düşünce” ekseninde geçiren, “devlet-millet bütünlüğü” üzerine taviz vermeden çalışan, her fırsatta; “Dışarısı devletimizin ve halkımızın birbirini sevmesini, kaynaşmasını istemez” diyerek uyarılarda bulunurdu.

Aile bütünlüğü ise yine hassas noktalarından birisiydi. Ev sohbetlerine önem verir, evlerde aile içi veya dost-akraba ve komşularla sohbetler yapılmasını isterdi.

Ev sohbetlerinde olsun, kürsülerde olsun, konuşulanların anlaşılabilmesi için kelimelere çok dikkat edilmesini, yerli ve milli olmayan uydurma kelimelerle, kürsülerin ve evlerin işgal edilmemesini tavsiye ederdi.

 “Kendi lisanlarını bilmeyen toplumlar ve özellikle gençler, yabancıların hayranı olurlar” diyerek, gençlerin milli ve dini değerler üzerine eğitim almalarını dile getirirdi.

……………….

Kur’an ve Sünnete tabii olarak hayatını idame ettiren hocamızın, Kur’an ve Sünnet üzerine söylediklerine yer verelim.

“Sünnetin olmadığı yerde Kur’an olmaz. Kur’an-ı Kerim’i de ancak Sünnet anlatır. Malumunuz ayeti ayet tefsir eder. Ayeti hadis tefsir eder. Sünnet yok dediğiniz zaman Kur’an nasıl anlaşılacak?”

………………

Rabbimiz Baytan hocamızın ruhu şeriflerini bizim bilmediğimiz ama umduğumuz en güzel katlarından birisinde mahfuz etmektedir.

Böyle olduğuna sevenleriyle birlikte devletimizin Cumhurbaşkanından bakanlarına kadar, “amentüsü sağlam her Müslüman” şahitlik etmiş ve bu şahitliklerle beka âlemine uğurlanmıştır.

Ruhu için el-Fatiha.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle