--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Söz ormandan açılmışken

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

“Ağaç kesenle yol kesen arasında fark yoktur, ikisi de eşkıyadır” derler. Orman yakanlar için de; “ormanı yakan evini de yakar” derler.

Orman köylüleri tarafından meselenin vahameti böyle anlatılır. “Söz ormandan açılmışken” başlığını koyarken şunları söyleyecektim.

Temmuz ve ağustos ayı içerisinde o kadar çok seyahat notları birikti ki, “Ha bugün ha yarın yazarım, hele ülkedeki gündem biraz hafiflesin sonra yazarım” gibi bahanelerle bir türlü sıra gelmedi.

Türkiye olarak gündem bombardımanı altında yaşıyoruz.

Devlet-millet düşmanlığında hız kesmeyen iç ve dış terör şebekeleriyle, bu şebekelerin siyasi ve ekonomik destekçilerinin suni ve asparagas şeytanlıkları yüzünden, nerede ve nasıl yaşadığımızı unutur hale geldik.

¥

Oysa Cenab-ı Hakk tarafından Cennetin bir kopyasının topraklarımıza ikram edildiği çok güzel bir coğrafyada yaşıyoruz. Dört bir yanımız Cennet’ten timsallerle dolu.

Dağlarımız, bayırlarımız, ovalarımız, derelerimiz, ırmaklarımız, nehirlerimiz, bağlarımız, bahçelerimiz, denizlerimiz, ormanlarımız ve dahi bozkırlarımızın her metrekaresi, bulundukları yerlerde insanımızın emrine amade bir şekilde binbir nimet sunmakta.

İçinde zerre kadar vatan sevgisi ve aidiyet duygusu taşıyan ve taşıdığının idrakinde olan hiçbir insan evladı, bu toprakların tek bir taşına dahi “lüzumsuz diye” rastgele tekme sallayamaz ve sallamamalı.

Velhasıl her karış toprağımız; varlığımız ve birliğimizin teminatı olan tarihimiz ve dini milli değerlerimiz yanında, altı da üstü de mükemmel ve muhteşem zenginliklerle dolu.

Hele insanımıza gelince. Yine yerkürenin hiçbir memleketinde, bizdeki “kardeş bilinciyle yoğurulmuş insani zenginlik” başka bir ülkede yoktur.

¥

Tabii başta televizyon haberleri ve diğer programlar olmak üzere, medyanın her türlüsü, sürekli kötü insanları gösterdikleri ve onların kötülüklerini anlattıkları için memleketin tümünün böyle olduğu sanılmakta.

Hâlbuki Cennet gibi bir coğrafyaya sahibiz. Böylesine Cennet bir yurda düşman olan ve reddedenler, memleketi Cehennem’e çevirmek istemektedirler.

Bir kısım medyacılar, mayalarının gereği midir nedir, devamlı “Cehennemcileri” gündeme taşıyarak, devletin ve milletin yarınlarını sisli tutma gayretindeler.

¥

Laf uzadı bir türlü esasa gelemedim. Gündemin hafiflemesini beklersek sanırım epeyce bir zaman geçecek.

Ramazan bayramı sonrasıydı, Ankara’dan İstanbul’a dönerken güzergâh değişikliği yapıp, Beypazarı üzerinden Bolu’nun Kıbrıscık ilçesinden geçip İstanbul’a dönmüştüm.

Kıbrıscık ilçesi, ününü duyduğum ama kendisini göremediğim Aladağlarda bulunmakta. Efsaneye göre Köroğlu’nun cirit attığı dağlar.

Meğer ne muhteşem dağlarımız, ormanlarımız ve yaylalarımız varmış. Ve tabii daha çok da menfaatsiz ve beklentisiz ne yüce gönüllü insanlarımız varmış.

Ne yazık ki, duyarlı medya dediğimiz kesim de insanımızdaki memleket aşk ve şevkini güçlendirmek için yayın yapamıyor.

Ülkemize ve insanımıza dair güzelliklerin kaybolup gitmesine rıza göstermemek lazım. Kalleş medyanın manipülasyonlarına gelmemeliyiz.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle