--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sivas’a Yolunuz Düşerse -1-

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

Sivas’a yolunuz düşer ve şehrin tarihi havzasını gezmek isterseniz, zaman tünelinden geçerek “Bin Yıl Öncesine” ışınlanabilirsiniz.

Sivas, bu toprakların bekasının tapusu olarak görülmesi ve idrak edilmesi gereken bir Selçuklu şehridir. İnsan ve medeniyet kavramının neşvünema bulduğu bir şehirdir.

Peki, “Tarihi mirasa ne kadar sahip çıkılıyor” derseniz, işte orada hayli dert yanmak mümkün ama geçelim.

Mesela Sivas’ın çok önemli Selçuklu eserlerinden birisi, Şifaiye Medresesi’dir. Diğer adıyla İzzettin I. Keykavus Darüşşifasıdır.

Adı üstünde şifahane/hastane olmakla birlikte esas işlevlerinden birisi de tıp tahsilinin yapıldığı donanımlı bir mekân olarak Anadolu’daki en büyük şifahane olmasıdır.

1217/18 yıllarında I. İzzeddin Keykavus tarafından yaptırılan şifahane, muhteşem bir taç kapısı, dört eyvanlı, revaklı avlusu ve derslikleriyle donanımlı bir eğitim ve hastane vazifesi görmüştür. Ayrıca I. İzzetten Keykavus’un türbesi de buradadır.

Keşke Darüşşifa Cumhuriyet Üniversitesine devredilse de Edirne’deki II. Beyazıt Darüşşifası gibi aslına döndürülebilse.

Çünkü orasını Trakya Üniversitesi ihya etti ve hizmete sundu.

Yine Sivas’ın önemli yapılarından birisi de Buruciye Medresesi/üniversitesidir.

1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan medrese, Hamedan (İran) yakınlarındaki Burucerdî’den gelme Muzaffer Burucerdî tarafından fizik, kimya, astronomi okulu olarak inşa edilmiştir.

Anadolu’daki en büyük Selçuklu medreselerinden birisidir. Burada da yine bir türbe vardır. İçerideki kabrin Muzaffer Burucerdi mi yoksa III. Gıyaseddin’e mi ait olduğu tarihi araştırarak netleştirmeli. Çünkü net bilgi yok.

Burası da madem yapılış gayesiyle üniversitedir, neden Cumhuriyet Üniversitesine devredilmesin?

Üniversite Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız ve ekibi, medreseyi/üniversiteyi aslına döndürerek tarihi ihya ettikleri gibi amacına uygun hale getirebilirler. Geçelim.

Semavi Eyice Burûciye Medresesi için şunları söyler:

“Sivas’taki Burûciye Medresesi, Anadolu’da Selçuklu döneminde yapılan benzeri yapıların arasında taş süslemesindeki ölçülülük ve mimarisindeki açıklık bakımından en başta gelmektedir.

Bu eseri meydana getiren ustanın hassas bir estetik anlayışına sahip olduğu fark edilmektedir. Çizgilerdeki ahenk ve simetrinin hiçbir unsuru feda etmeksizin uygulanışı, mimarın üstün kabiliyetinin delilleridir.

Burûciye Medresesi Anadolu’nun başta gelen mimari eserlerindendir. Bir yabancı uzmanın da işaret ettiği gibi iktidardaki kişiler dışında bir insanın böyle bir eser yaptırtması, Sivas’ın Selçuklular döneminde eriştiği medenî seviyenin işaretidir.

Sivas’ın Selçuklu tapularından birisi de Gök Medresedir. “Sâhibiye Medresesi” diye de bilinen yapı fîrûze renkli çinilerinden dolayı Gök Medrese adıyla tanınmaktadır.

III. Gıyaseddin Keyhusrev devrinde vezir Fahreddin Ali b. Hüseyin Sâhib Ata tarafından 1271 yılında yaptırılmıştır. Bugünkü hali ise maalesef…

Ezcümle:

Hani ak saçlılar; “Söylemeye gücüm var dilim yetmiyor, dilim var gücüm yetmiyor” derler ya öyle işte! 

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erkmen

10 Kasım 2022 10:21

Ölümünün 84. yılında Ulu Önder Atatürk’ü özlemle anıyoruz

eyüp yılmaz

11 Kasım 2022 10:35

O GELEMEZ.. AMA ÇOK ÇOK ÖZLEDİSEN KESTİRMEDEN YANINA GİDEBİLİRSİN..BU BİR TAVSİYE DEĞİLDİR..ATMA KENDİNİ BİR YERLERDEN AŞAĞI.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle