--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
2

Bir Selçuklu nakışında seni bulmak ne güzel

Ne güzel seni duymak bir ney sesinde.
Şemsî Sivasî’nin mübarek türbesinde
Kandil kandil yanan şehir.

Yukarıdaki dörtlük Yavuz Bülent Bakiler’in, “Sivas Hasreti” şiirinden.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin, Şemsî Sivasî anısına düzenlediği “Şehir ve Kimlik” sempozyumu için kampüsün girişinde başlayan Selçuklu mimarisiyle karşılaştığımızda, Yavuz ağabeyin bu dörtlüğü düştü aklımıza.

Üniversiteler bir ülkenin eğitim ve kültür aynasıdır. Geçmişe sitem ederek söze başlamak hoş değil ama bir gerçeği derç etmeliyim.

Malum üniversitelerimiz 10-15 yıl öncesine kadar eğitim-öğretim-araştırma-geliştirme yuvalarından ziyade, milletimizin değer yargılarına yabancı duran siyasetin ve ideolojilerin üretim merkezleri gibiydi.

Son yirmi yıldır devlet idaresinde sabırla, gayretle, iyi niyetle, devletimiz ve milletimizin bekası için çalışan mevcut kadrolar, işte böyle üniversitelerden imalat hatası olarak mezun olmuş kimselerdir.

Bir de tabi bu kadrolara önce dâhil olmuş ama esas gayeleri “bekadan” öte “ikbal” olduğu için bir süre sonra trenden inmişler ve başka yerlerde ikbal arayışına girmişlerdir.

Neyse geçelim. İnsan dertli olunca bazen az söyleyeyim derken böyle uzatıyor. Allah’a şükür ki, irfan ehli bir millete sahibiz de herkesin gramını, kilosunu ölçüyor.

Ne demiştik. Üniversiteler bir ülkenin eğitim-kültür aynasıdır. Bu ayna Anadolu’da daha çok net görülmektedir.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Rektör Prof. Dr. Alim Yıldız yönetiminde, tarihinde olmadığı kadar büyümüş, gelişmiş ve adeta Sivas içinde Sivas olmuş.

Bir şehirde ne varsa üniversitenin içerisinde istisnasız eksiği yok, fazlası var. Ülkemize ve milletimize hizmet etmek isteyen bir kimsenin, öncelikle devletine ve insanına sahiplenme duygusunun, aidiyet bilincinin insani ve imani değerlerle çelik gibi güçlü olması gerekir. Ancak bu iradeye sahip yöneticiler başarılı olabilirler.

Yönetim kadrosu, üniversiteyi eğitim-öğretim-araştırma-geliştirme-uygulama-icraat ve idari anlamda, başarılı şekilde öğrencilerin hizmetine amade eylemişler.

Yeri gelmişken üniversitenin tarihi hakkında da kısa bilgi verelim.

Sivas, yüzölçümü bakımından ikinci büyük vilayetimizdir. 11000 dönüm arazi üzerinde kurulan Üniversitenin faaliyet yılı 1974 ve ilk fakültesi Tıp Fakültesi.

Bugün ise18 fakülte, 4 enstitü, 1 devlet konservatuarı, 4 yüksekokul, 14 meslek yüksekokulu ile 1966 akademik personel, 48.413 öğrencinin yanı sıra 82 ülkeden 4000 civarında öğrenciye hizmet vermekte.

Ezcümle:

Üniversite kampüsünün içerisinde ikinci bir Sivas şehrini görebilirsiniz. Sivas’ın tarihi ve kültürel değerleri, üniversitenin içerisinde “minisivas” olarak düzenlenmiş. 

Prof. Dr. Rektör Alim Yıldız ile yardımcısı Prof. Dr. Hakan Yekbaş ve Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Ahmet Yüksel’in koordinasyonunda gerçekleşen sempozyuma, 25 üniversiteden 48 akademisyen katılmıştı.

Rektörümüz Alim Yıldız nezdinde Şemsî Sîvasî anısına düzenlenen yerli-milli bir sempozyuma emek verenlerin yüreklerine sağlık.

 

Yorumlar

(2)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okır

9 Kasım 2022 00:06

Üniversitelerin bazısı artık paralı oldı zenginner okuyor fakir yine okuyamıyor malesef

Bilemediğin sularda yüzme Hüseyin bey!

9 Kasım 2022 00:03

Yazınızda övdüğünüz rektörün ilk icraatı, belkide hayatında hiç binmediği, bir dönem önce alınmış passat makam aracını kenara itip, personelin BES promosyon parasıyla Audi A6 araç çekmesi altına. Daha neler var da buraya sığmaz, bunların müslüma uymayan tavırlarından..

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle