Şiir Şehir Bursa’da Şiir Şöleni
Şairler, içinde yaşadıkların toplumun düşünce örgülerinin önünü açarak yol veren “ez ve öz cümle kurucu ustalarıdır”.
Öyle ustalardır ki, saatlerce konuşan bir hatibin söylediklerini, iki mısra ile anlatırlar. Sayfalar dolusu kitaplarda yer alan fikirleri birkaç dörtlükle özetleyiverirler.
Siyasetten sanata, ekonomiden sosyal hayatın bütününe, şairin ve şiirin girmediği alan yoktur. Çünkü şiir, insanın bir parçasıdır. Hayatın kendisi zaten şiir değil midir?
Diğer dünya milletlerine göre bizim şiir anlayışımız çok farklıdır. Batıya benzemeyiz. -yalnız burada bir ayrıntıya yer vermeliyim-. Bizde şiir ve şair denilince akla; “milletimizi kucaklayan, sarıp sarmalayan şiir ve şair” gelmelidir.
Batı’ya ve Batıla hayranlık besleyip, halkımızın dini-milli değerlerini dışlayıp, milletinden ve topraklarından zihin göçü yaşamış olanlar gelmemelidir. Geçelim.
•
Önceki hafta sonu Bursa’da Türk dünyasını kapsayan şiir şölenindeydik. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen “2002 Yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti” etkinlikleri kapsamında icra edilen şölen, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından organize edilmişti.
TİKA’nın destekleriyle Tayyare Kültür Merkezinde Türk dünyasından şairler buluştu, şiirler okundu, milli birliğin sağlandığı duygu rüzgârları esti.
TYB tarafından iki yılda bir düzenlenen “Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şöleni”, 1992 yılında ilk defa Bursa’da başlamıştı, 30.yılı da Bursa’da, finali ise Konya’da yapıldı.
•
Türkçe’nin Uluslararası Şiir Şöleni Daimi Heyet Başkanı D. Mehmet Doğan, şair ve şiirin, kültürel sınırları, siyasi sınırların çok ötesine taşıdığını ifade ederek, şölene dair şunları söyledi:
“30 yıl önce ‘Allah adını zikredelim evvela’ diyerek başlamıştık, ilk cümlemiz bu olmuştu. Türkçenin uluslararası şiir şöleni bir hayal idi, 1990’lı yıllarda dünya bir değişim dönemine girmişti.
Dünyada siyasi sınırlar çizilmekteydi. Bize de gerçek anlamda çok dar gelen bir siyasi bir sınır çizilmişti, ama kültürel sınırları çizmek kimsenin haddine değildi. Elbette kültürel sınırlarımız siyasi sınırlarımızın çok ötesindeydi.
Bu düşünce ile Türk lehçeleri şivelerinin şairlerini bir araya toplamak, onları tanımak, tanıştırmak ve Türkçenin en güçlü edebiyat alanı olan şiiri ve şairlerini öne çıkarmak maksadıyla Türkçenin Uluslararası Şiir Şölenini yapmaya karar verdik.
Bunun hazırlıklarının çok uzun sürdüğünü ve aynı zamanda kabul ettirilmesinin de epeyce zaman aldığını söyleyebiliriz ama buna rağmen 1992 yılında Elhamdülillah, Türkçenin Uluslararası Şiir Şölenini Bursa’da başlattık.
Neden Bursa’da başlattık? Çünkü Bursa kurucu bir şehirdir, Osmanlı Devletinin asıl kuruluşu Bursa’dadır.
Bursa ile Osman Gazi’nin türbesinin bulunduğu kurucu liderin şehrinde başlatmayı doğru bulduk.
Daha sonra Kadim medeniyet şehrimiz Selçuklunun başkenti Konya’da devam ettik. Bundan sonraki hedefimiz de inşaallah Özbekistan olacaktır”.







