Şehristan 2
Dünkü yazımızda Pursaklar Belediyesinin şehir kitapları üzerine yaptığı bir projeden söz edecektim ama olmadı, bugüne taştı.
Önce kısaca Pursaklar’ın geçmişine uğrayalım. Pursaklar, köyden şehre geçen nadir yerleşim yerlerinden birisidir.
Pursaklar, Ankara’nın önce Çubuk sonra Altındağ ilçesine bağlı şirin bir köydü. 1970’li yıllarını iyi hatırlarım.
Bağları, bahçeleri, en çok iki katlı evleri, hayvancılık ve sebzecilikle beraber tarımın yapıldığı verimli arazilere sahipti.
Pursaklar, Çubuk ve Kalecik köylülerinin, yazın Ankara’da kavun karpuz ve saman satmak üzere traktörleriyle şehre girmek için gece bekledikleri istasyondu.
Şehre gündüz traktörlerin girmesi yasaktı. Dolayısıyla karpuzunu, kavununu, samanını yükleyen köylülerimiz, sabaha karşı Pursaklar’a gelir, köyün içine girer ve sabah saat 06 civarında trafik polislerinin nöbet değişimi sırasında şehre dalarlardı.
Bir kısmı; Solfasol, Siteler, Gülveren, Mamak tarafına gider, bir kısmı; Hasköy, Aydınlıkevler, Etlik, Keçiören taraflarına geçerdi.
Tabii şimdiki Pursaklar, Ankara’ya oldum olası yabancı kalan ve halen bir yabancı gibi duran Çankaya’dan daha modern ve insanca yaşanılan bir şehirdir.
¥
Tanımıyorum ve hiç görüşmedim ama Pursaklar’a bakınca başarılı olduğu anlaşılan bir belediye başkanı var. Selçuk Çetin.
Anlaşılan iyi de bir ekibi bulunuyor. Başkan Yardımcısı Osman Kayaer’in verdiği bilgiye göre; şehircilik çalışmalarına bilimsel olarak katkı sağlamak amacıyla, şehri konu edinmiş eserler yayınlamaya karar vermişler.
Güzel bir haber. Çünkü hâlâ İstanbul’u ve Anadolu’yu yabancı seyyahlardan okuyoruz. “Beş Şehir’i” geçen yerli ve milli bir eserimiz yok.
Maalesef yazanların da yine önemli bir kısmı gezip görmek ve bizzat müşahedelerde bulunmak yerine yabancı seyyahlardan çalıp yazıyorlar.
Umarım belediye yetkilileri; görmeden, gezmeden, konuşmadan, araştırmadan yazılmayan şehir kitaplarına yer verip de şehircilik tarihimize yazık etmezler.
Bu lafı hemen niye araya sıkıştırdım söyleyeyim.
Piyasada öyle çok hırsızlık kitaplar var ki, tek kelime dahi ilave etmeden bir kapak içine yüzlerce sayfa konularak basılmış “kâğıt kutuları” bulunmakta.
¥
Yine sınırı zorluyorum galiba. En iyisi Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk Çetin’in sözlerine yer vereyim. Şehir kitapları ile ilgili şöyle diyor:
“Pursaklar Belediyesi olarak 2004 yılından bu yana şehrin ve şehirciliğin nazariyesi ile yakından ilgileniyoruz.
Başından itibaren şehrin ve şehirciliğin öneminin farkında olduk. Türkiye’de şehrin ve şehirciliğin hak ettiği alakayı görmeyişi bizi mahzun ediyordu.
Şehir araştırmaları kütüphanesini açtığımızda gelecekte şehirlerimizle ilgili yayıncılık yapacağımızı da duyurmuştuk.
Belediye meclisimiz, 2017 yılında yayınevi kurulması hakkındaki kararı ile şehre dair bilgi ihtiyacını bir nebze olsun gidermek maksadıyla kitap yayıncılığı yapılmasına imkân tanınmıştır”.
¥
Evet, şehirleri taşlarla değil kitaplarla süslemeli. Darısı diğer Ak Partili belediyelere!







